HARÇ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "harç" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. harç ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu harç ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde harç olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

HARÇSIZLIK

9 harfli kelimeler

HARÇLAMAK, HARÇLIKÇI

8 harfli kelimeler

HARÇBORÇ

7 harfli kelimeler

HARÇLIK, HARÇSIZ

6 harfli kelimeler

HARÇLI, HARÇUL

5 harfli kelimeler

HARÇI, HARÇİ

4 harfli kelimeler

HARÇ

Bazı kelimelerin anlamları

HARÇ

Harcanan para, masraf. Yapıda tuğla veya taşların örgüsünü sağlamlaştırmak, duvarları sıvamak için kullanılan, toprak, saman, kum, kireç, çimento vb. şeyleri su ile kararak yapılmış olan karışım. Resmî işlerde devlet veznesine ödenen para. Yükseköğrenim öğrencilerinin ödemek zorunda olduğu katkı payı. Bir yemeğin yapılmasında kullanılan ve tat veren maddelerin bütünü. Bahçıvanlıkta değişik nitelikteki toprak vb. maddelerin karıştırılmasıyla hazırlanmış toprak. Giysiler dikilirken kullanılan tamamlayıcı veya süsleyici şeyler.

HARÇLI

Yapılması için harç ödenen. Süslerle bezenmiş (giysi). Harç ile örülmüş.

HARÇİ

Fasulye sırığı. Uzun çubuk, sırık, fasulye sırığı.

HARÇLIKÇI

Savaşta bulunan timarlı sipahilerin, dirliklerinden elde edilmiş geliri alıp kendilerine getirmek üzere izinli gönderdikleri kimse.

HARÇSIZ

Harcı olmayan.

HARÇSIZLIK

Harçsız olma durumu.

HARÇI

Fasulye sırığı. İnce, uzun boylu kimse.

HARÇBORÇ

Nisanın beşinde olan fırtına.

HARÇLAMAK

Harcamak.

HARÇUL

Tüyü değişen ya da tüyü dökülen (hayvan).

HARÇLIK

Ufak tefek gereksinimler için harcanacak para.

  -   -   -  

Anlamında HARÇ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HARÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

RESİM

Varlıkların, doğadaki görünüşlerinin kalem, fırça gibi araçlarla kâğıt, bez vb. üzerinde yapılmış olan biçimleri. Bazı eşyadan ve işlerden alınan vergi veya harç. Tören. Fotoğraf. Bunu yapmak için gerekli yöntemleri öğreten sanat. Açık gösterge, kesin sonuç.

BARANA

Fasulye sırığı ve üzüm çubuklarını dayamaya yarayan çatal ağaç, kazık. İnce döşeme. Demir tırmık. Baklava biçimi mayın. Deve hamudunun ön ve arka kısmı (semercilikte). Lop yumurtanın üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan bir yemek. Salata, ot yemeği. Ispanak, semizotu gibi sebzelerin pirinçle pişirilen yemeği. Kuru üzüm, nohut ve boyun eti ile yapılan yemek (kuru üzüm üzerine ayva da konulur). Grup, takım, kafile, kalabalık, göç, küçük kervan, aile fertleri. Toplantı, parti, fırka, dernek. Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper. Topluluk. Büyük demir tırmık.

BARI

Çit. Bari, keşke, hiç olmazsa, öyle ise. Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper. Bağ çubuğu. Yokuş. Pirinç tarlarındaki parsel: Ahmet'in on beş barı pirinçliği var. 6.Köy evlerinde bulunan ocak bacası. Davar sağılan yer, ağıl. Yük. Bahçe ya da avlu duvarı. (Ağıl Eğridir Isparta; Erenköy, İnönü Eskişehir; Yurtbeyi Çankaya, Çağa Güdül Ankara).

KESEDAR

Zengin kimselerin parasını yöneten ve gerekli harcamaları yapan kimse, vekilharç. Esnafın gelirlerini toplayan kimse.

MASRAF

Harcanan para, gider. Bir şeyin yapımında kullanılan gereç, harç.

BARANI

Fasulye sırığı ve üzüm çubuklarını dayamaya yarayan çatal ağaç, kazık. Ispanak, semizotu gibi sebzelerin pirinçle pişirilen yemeği. Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper.

TONOZ

Tuğla ve harçla örülmüş, alttan obruk, yarım silindir biçiminde tavan örtüsü. Bir kemerin aralıksız devam etmesiyle oluşan örtü biçimi.

ÇİMENTO

Killi kalkerleri özel fırınlarda pişirip ezmekle elde edilen, çamuru çarçabuk katılaşıp sertleşen ve yapılarda harç malzemesi olarak kullanılan kül renginde veya beyaz toz.

BAĞLAK

Değirmen çarkını firenleyen ağaç. Av hayvanlarının geçeceği yer, avlanma yeri. Ormanlık ve kayalık yerlerdeki geçit. Çitle çevrilmiş tarla. Ana suya karışan derecikler. Tarlaları korumak için kenarlarına çekilen harçsız duvar, çit. Yemeni, renkli basmadan yapılan baş örtüsü. Türkünün son dörtlüğü. Bir çevrimi uzaktan açıp kapamak için kullanılan akımmıknatıssal aygıt. Oyunun sonucunu bağlayan son söz. Paklama işlemi uygulanacak kangalların, çelik tel ile bağlanarak bir araya getirilmiş birkaçı. Bir edebiyat parçasının içindeki fikirleri bağlıyan sonuç.

DERZ

Duvar taşlarının veya tuğlalarının harçla doldurulup üzerinden mala çekilerek düzeltilen aralığı.

HORASAN

Kiremit ve tuğla tozlarının kireç ve su ile karıştırılmasından elde edilen bir harç türü. Erzurum iline bağlı ilçelerden biri.

BARSAL

Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper.

BAĞSAL

Tarlaları korumak için kenarlarına çekilen harçsız duvar, çit.

VEKİLHARÇLIK

Vekilharç olma durumu. Vekilharç makamı.

SIVA

Herhangi bir yapıdaki yüzeyleri düzgünleştirmek için kullanılan, yarı akışkan, kum, kireç, çimento karışımı veya toprak harç. Bir yapının duvarlarına sürülen ince harç tabakası.

ÇAMUR

Su ile karışıp bulaşır ve içine batılır duruma gelmiş toprak, balçık. Sataşkan, çevresini tedirgin eden, sulu, arsız (kimse). Yapı işlerinde kullanılan çeşitli malzemeden oluşmuş harç.

MALA

Harç alıp sürmeye yarayan, çoğu üçgen biçiminde, yassı, demirden, üstten tahta saplı sıvama aracı.

CEPKEN

Kolları yırtmaçlı ve uzun, harçla işlenmiş bir tür kısa, yakasız üst giysisi.

BASIRIK

Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper. Tahta veya demirden Yapılmış kapı sürgüsü. Damın üzerine kapatmak için kullanılan düzgün ardıç. Gizli, kapalı yer, hücre: Kimbilir hangi basırıkta kaldı. Kuyulara biriktirilmiş kar, kar baskısı. Havasız, basık yer.

HARE

Bazı nesne, canlı, göz vb.nde dalgalanır gibi görünen parlak çizgiler, meneviş, dalgır. Üzerinde dalgalı çizgiler bulunan kumaş. Yeni yapılmış olan duvarların arasına harçla birlikte doldurulan taş parçaları.