Kelimeler arşivi içinde; sonunda "hariç" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu hariç ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında hariç olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde hariç olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
HARİÇ
Dış, dışarı. Dışta kalmak üzere, dışında sayılmak üzere, müstesna. Yabancı ülke, dışarı.
MAHARİÇ
Muştuluk parası, armağan.
SOHARİÇ
İnce doğranmış soğanı yağda kavurarak yapılan yemek.
SAHARİÇ
Yağ tavası. İnce doğranmış soğanı yağda kavurarak yapılan yemek.
Bu bölümde tanımı içerisinde HARİÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İZOGENİK
Cinsiyet hariç genetik olarak birbirinin aynısı veya çok benzeri olan.
DİGİTOKSİN
Etki süresi uzun, ağızdan verildiğinde (geviş getirenler hariç) sindirim kanalından tamamına yakın oranda emilebilen, yağda çok iyi ancak suda az çözünen bir kalp glikozidi.
DIŞ
Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı. Görülen, içte bulunmayan yüzey. Bazı top oyunlarında karşı takım oyuncularının vuruşuyla topun kalenin bulunduğu taraftan dışarı çıkması, aut. Yabancı ülkelerle ilgili. Bireyin ötesinde bir varlığı olan. Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim. Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan. Bir konunun kapsamına girmeyen şey.
DIŞARI
Dış çevre, dış yer, hariç, içeri karşıtı. Dışa, dış çevreye. Kişinin konutundan ayrı olan yer. Yurt dışı.
VİVİPAR
Tek delikliler hariç bütün memeliler ve bazı omurgasız hayvanlar gibi canlı doğuranlar. Ana bitkiye bağlı olduğu hâlde açılan tohumlar veren bazı bitkiler. Yumurtaların anne karnında döllendiği, embriyonun plasenta bağlantısının olduğu ve gerçek doğumun görüldüğü üreme biçimi. Anne vücudu içerisinde yumurtalar yerine yaşayan gençlerin üretilmesi. Trichinella spiralis gibi kimi nematodların dişileri ve Sarcophaga spp. gibi kimi dişi sineklerin larva doğurması. Larva doğurma.
DİŞ
Çene kemiklerinin üstüne dizili, ısırıp koparmaya ve çiğnemeye yarayan sert, beyaz organlardan her biri. Çark, testere, tarak ve benzerleri çentikli şeylerdeki çıkıntıların her biri. Sarımsak dilimi, karanfil vb.nde dişe benzetilen tane. Bazı dantel ve işlemelerin kenarlarındaki yuvarlak sivri bölüm. Omurgalı hayvanların çenelerinde veya ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağızlarında bulunan kemiksi sert parçalar. Rüya, düş. Tahıl yıkanırken su üstünde kalan içi boş taneler. Dantel, yün işi örmeye yarayan şiş. Dağlardaki girintili çıkıntılı, sivri yerler. Kaya, kayalık. Duvardaki sivri ve çıkıntılı yer. Kağnının okuna takılan ve mazının dönmesini sağlayan kazıklardan herbiri. Eski türkçe taş: dış. Dış, hariç. Testerelerde kesmeyi sağlayan çıkıntı. Dişli birleştirmelerin temel elemanı. Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ya da ağız duvarında taşıdıkları sert yapılar. Kar aşındırması altındaki genç dağlarda, yandan bakıldığında testere dişi gibi görünen tepe uçlarından her biri. Dişli makaralardaki çıkıntılardan her biri. Çene kemiklerinde yerleşmiş, alınan gıdaların parçalanmasını ve öğütülmesini sağlayan sert yapılar, dens. Düven'in altındaki taş çıkıntılar. (Yurtbeyi Çankaya Ankara). Kağnılarda, mazının yastıktan çıkmamasını sağlayan ağaç parçası. (Amasya; İspir Erzurum.). Tırmıkta kuru otları toplayan bölüm. (Dardere, Kandilli Bozüyük Bilecik). Vida ve somunların üzerindeki set. (Senirkent Isparta). Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağız duvarlarında taşıdıkları kemiksi sert parçalar.
AZİTROMİSİN
Bir antibiyotik. Eritromisinin lakton halkasına azot sokularak türetilen yarı sentetik bir eritromisin türevi olan, streptokoklar hariç diğer Gram pozitif bakteriler, mikoplazmalar, toksoplazma, H. influenza, Leishmania ve Llegionella'lara karşı etkili bir antibiyotik.
MÜSTESNA
Bir bütünün veya kuralın dışında olan. Benzerlerinden üstün olan, benzerleri az bulunan. Kural dışı. Dışında, ayrı, hariç tutularak.
CLADOCERA
Crustacea sınıfının Brachiopoda alt sınıfından boyları 3 mm olabilen, vücutları baş hariç karapaks ile örtülü olan, bazı türleri balık yetiştiriciliğinde canlı yem olarak kullanılan bir takım.
TAŞKARI
Dışarı, hariç : Sözden taşkarı.
ENDOSPERM
Tohumun embriyo hariç içini dolduran nişastalı esas kısmı.
AMMONOTELİK
Suda yaşıyan canlılarda, memeliler hariç, fazla amonyağın azot metabolizması son ürünü olarak amonyak biçiminde atılımı.
ZAİM
Osmanlı İmparatorluğu'nda zeamet adı verilen toprakları tasarruf etme hakkına sahip olan kişiler. Zaim topraktan elde ettiği gelirin ilk beş bin akçesi hariç sonraki her beş bin akçe için bir cebelu beslemek zorundadır. Kefil.