HAPİSHANE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "hapishane" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. hapishane ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu hapishane ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hapishane olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

HAPİSHANE

Cezaevi.

  -   -   -  

Anlamında HAPİSHANE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HAPİSHANE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MAHPUS

Kapatılmış, hapsedilmiş (kimse). Bir tür tavla oyunu. Hapishane.

KOTES

Hapishane.

İÇERİ

İç yan, iç bölüm, dışarı karşıtı. İç yüzeyde, iç bölümde olan. Hapishane. İç, iç yüzey. Gönül, yürek. İç yana, iç yana doğru.

CEZAEVİ

Hükümlülerin içinde tutuldukları yapı, hapishane, mahpushane, dam, kodes, mahbes.

TEKKE

Tarikattan olanların barındıkları, ibadet ve tören yaptıkları yer, dergâh. Hapishane. Esrar içilen üstü kapalı yer. İşsiz güçsüz kimselerin buluşup sığındıkları yer.

KAFES

Hayvanlar için aralıklı tel, metal veya ağaç çubuklardan yapılmış taşınabilir bölme. Çapraz çubuklarla ve aralıklı olarak yapılmış, pencerelere takılan siper. Şimşirlik. Vahşi hayvanlar için demir çubuklarla yapılmış taşınabilir bölme. Hapishane. Cami, tekke vb. yerlerde kadınlara ayrılan yer. Ahşap yapıların direk ve çatmalardan oluşan kaplama tahtaları dışında kalan iskeleti.

HAPİS

Bir yere kapatıp salıvermeme. Mahpus. Yasalara göre suçu belirlenen bir kimseyi cezaevine koyma cezası. Cezaya çarptırılmış suçluların kapatıldıkları yer, cezaevi, hapishane. Pulları salıvermeme, kapatma esasına dayanan bir tür tavla oyunu.

DOMRUH

Kerestelik kütük, tomruk. Kelepçe. Eski türkçe tomurmak: kelepçe; hapishane.

KUZGUNCUK

Hapishane kapılarındaki demir kafesli pencere.

MAPUS

Mahpus. Mapushane, cezaevi, hapishane.

DİPDAM

Hapishane.

MAPIZ

Hapishane.

HAPİSANE

Hapishane.

MEYDANCI

Avlu, bahçe vb. yerleri süpürüp temizleyen hizmetli. Mevlevi tekkelerinde konukları karşılayan, meydanı açan, Mevlevi raksını düzenleyen tarikat adamı. Hapishane koğuşlarında ayak işlerini gören kimse.

HAPSETMEK

Bir suçluyu hapishaneye koymak. Bir yere kapatıp salıvermemek. Bir kimseyi veya bir şeyi boşu boşuna tutmak, alıkoymak. Engellemek, sınırlamak.

MEHTERHANE

Mehter takımı. Bu takımın görev yaptığı yer. Hapishane.

MAPSANE

Hapishane.

MAPİS

Mahpus. Mahpus, hapishane.

MAPISHANA

Hapishane.

KAPIALTI

Mahkûmların hapishaneye girerken çırılçıplak arandıkları yer.