Kelimeler arşivi içinde; başında "hamla" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. hamla ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu hamla ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hamla olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HAMLACIBAŞI
HAMLAŞMAK, HAMLATMAK
HAMLAMAH, HAMLAMAK, HAMLAŞMA
HAMLACI, HAMLAMA
HAMLAÇ
HAMLA
HAMLA
Küreklerin bir kez suya daldırılıp çıkarılması. Kıçtan birinci oturak. Sandalın bu biçimde aldığı yol.
HAMLAMAH
Vücudun her yeri ağrıyıp zonklamak.
HAMLAŞMAK
Ham duruma gelmek.
HAMLAMAK
Uzun süre idman yapmama, hareket etmeme yüzünden gücünü veya çevikliğini yitirmek.
HAMLAŞMA
Hamlaşmak durumu.
HAMLACIBAŞI
Saray kayıklarında kürek çeken hamlacıların başı olup hükümdarın bindiği kayığın en önünde kürek çeken, aynı zamanda bostancı ocağının kayıkhane kısmının buyurucusu olan görevli.
HAMLATMAK
Kabarması için, kireç çukurunda bekletilen kireç. (Yalvaç Isparta).
HAMLACI
Büyük sandal ve kayıklarda kıçtan birinci oturakta kürek çeken kimse.
HAMLAÇ
Üfleç.
HAMLAMA
Hamlamak durumu. Bu pişirmenin yapıldığı fırın bölümü. Çini toprağından yapılmış nesnelerin ilk pişirilişi.
Bu bölümde tanımı içerisinde HAMLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÜFLEÇ
Kaynak yapımında, metalleri kesme ve eritme işlemlerinde kullanılan, alev püskürten araç, hamlaç. Laboratuvarlarda yüksek ısı elde edilen araç, hamlaç.
CARTILLAMAK
Yorulmak, güçten düşmek, hamlaşmak. Yorulmak, güçten düşmek.
VEHMETMEK
Yersiz korkuya, kuşkuya düşmek, kuruntuya kapılmak, evhamlanmak.
AHURLAMAK
Herhangi bir hizmet hayvanını kış süresince ahırda beslemek. Hayvan uzun zaman ahırda kalarak hamlaşmak: Hayvana ara sıra bin ki ahırlamasın.
GOLUHMAH
Koşum hayvanları ilkbaharda hamlamak.
SELKİMEK
Hamlaşmak. Devrilip dökülmek. Devrilip düşmek.
YATGIN
Çok durmuş olmaktan sağlamlığını yitirmiş nesne, özellikle kumaş. Çalışmamaktan hamlamış (hayvan). Çok durmuş, alıcı bulamamış mal. 4.Uzun yıllar işlenmemiş, verimsiz toprak. Harmanda, tarladayken ıslanan özsüz buğday. Uygun, yerinde: Bu iş aklıma pek yatgın geliyor. Hızlı yağmurdan yere yatmış ekin. Alışkın, usta, becerikli. Uygun. Becerikli, yetenekli. Alışkın. Tez eskiyen kumaş.
HAMSAMAK
Çevikliğini yitirmek, hamlaşmak.
CIVRAMAK
Çamur olmak. Öküz hamlayarak tüy Dökmek.
PALAK
Temiz, beyaz tenli (kız için). Tombul çocuk. Eski, kullanılmış (eşya için). Ayı yavrusu. Köpek yavrusu. Manda yavrusu. Bir yaşındaki domuz yavrusu. Tavşan yavrusu. Yeni tüylenmiş kuş yavrusu. Güvercin yavrusu. Yaprak. Nemli yerlerde yetişen, ince, yumuşak bir çeşit ot. Biçildikten sonra yeniden biten kısa otlar. Ekin arasında biten yabanıl yulaf. Erken ekilen kısa boylu ve başak tutmayan ekin. Kuru ot. Hayvanların yediği bir çeşit ot. Ekinlerin başak tutma zamanı. Su tası. Kadın donunun paçası. Hamlamış, binilemeyen at.
FİCİRİKLENMEK
Evhamlanmak.
EVHAMLANMA
Evhamlanmak işi.
HAHAMHANE
Hahamların çalıştığı yer.
HAŞAL
Tembel, beceriksiz kişi. Hamlamış at, öküz ve benzerleri hayvanlar. Soluğan at. Ham incirin ağızda meydana getirdiği yara. Tarhanayı ekşitmek için konulan pişmiş buğday kırması. Yün çuval. Olmamış, ham meyve (daha çok kavun, karpuz için). Tembel veya hamlamış binek hayvanı.
AHIRLAMAK
Hayvan ahırda uzun süre kalıp hamlaşmak.
LİRİK
Coşkun, ilhamla dolu. Eski Yunan edebiyatında lir eşliğinde söylenen (şiir). Çok etkili, coşkun, genellikle kişisel duyguları dile getiren edebiyat.