Kelimeler arşivi içinde; başında "hame" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. hame ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu hame ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hame olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HAMENCÜK, HAMENÇÜK
HAMECİK, HAMEÇİK, HAMEÇÜK, HAMENCE, HAMERET, HAMEYLİ
HAMELE, HAMELİ, HAMEŞİ
HAMEL, HAMEN
HAME
HAME
Çocuk oyununda eşilen yer, çukur.
HAMEÇİK
Bezden yapılan bebek. (Hamacük ya da Hamecik de denir) İlkel bir kuklaya verilen ad. İlkel bir kukla türü.
HAMENCE
Çobanların kullandığı, deri ya da yünden yapılmış ağzı büzmeli, süslü azık torbası. Deri torba, dağarcık, av çantası.
HAMECİK
Bezden yapılan bebek.
HAMENÇÜK
Bezden yapılan bebek.
HAMEN
Kesilen tomrukların kaydırıldığı zaman açtığı yol, hendek. Kavun, karpuz tohumu ekmek için açılan çukur.
HAMEŞİ
Kaynamış sütün üzerindeki kaymak.
HAMENCÜK
Bezden yapılan bebek.
HAMELE
Egzama skoamozum.
HAMEL
Koç.
HAMEÇÜK
Bezden yapılan bebek.
HAMERET
Çirkin.
HAMEYLİ
Genç erkeklerin boyunlarına taktıkları üçgen biçiminde gümüş kolye. Gümüş kuşak.
HAMELİ
Muska, nazarlık. Hamile, yüklü.
Bu bölümde tanımı içerisinde HAME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACINDIRMAK
Birinin acımasına yol açmak, birini merhamete getirmek.
ACIMASIZ
Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.
KARINCAEZMEZ
Çok merhametli, ince duygulu (kimse), karıncaincitmez. Yavaş hareket eden.
LANETLEMEK
Kargımak, beddua etmek, lanet etmek. Dinden kovmak. Tanrı, merhametinden yoksun bırakmak.
İSTİRHAM
Yalvarma, merhamet dileme.
GAFUR
Çok bağışlayıcı, merhamet eden ve bağışlayan (Tanrı).
KOÇ
Damızlık erkek koyun. Zodyak üzerinde Balık ile Boğa arasında bulunan takımyıldızın adı, Hamel. Çalıştırıcı. Sağlıklı, gürbüz genç erkek. Kişilerin liderlik veya yöneticilik özelliklerini, becerilerini geliştirmeye yönelik, belli bir amacı hedefleyerek daha etkili sonuçlara ulaşmasını sağlamak için çalışan kimse.
MERHAMETLİ
Acıması olan, merhamet eden.
GADİR
Haksızlık etme, zarar verme. Acımasızlık, merhametsizlik, kıygı.
ACIMAK
Tadı acı duruma gelmek, acılaşmak. Başkasının uğradığı veya uğrayacağı kötü bir duruma üzülmek. Merhamet etmek. Acılı, ağrılı olmak.
RAHMET
Birinin suçunu bağışlama, yarlıgama, merhamet etme. Yağmur.
KATI
Sert, yumuşak karşıtı. Taşlık. Sıvıların ve gazların tersine, içinde bulunduğu kabın veya üstünde bulunduğu yerin biçimini almayan, sulp. Hoşgörüsüz, acımasız, merhametsiz, zalim. Düşünce ve davranışlarında belli ilkelere sıkı sıkıya bağlı olan. Çok, aşırı derecede.
ACIMA
Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.
KALPSİZ
Merhametsiz.
RAHMAN
Herkese, her canlıya merhamet eden (Tanrı).
GADDAR
Acıması olmayan, başkalarına haksızlık eden, merhametsiz, katı yürekli, insafsız davranan, kıyıcı (I).
MERHAMETSİZCE
Merhamet etmeksizin, merhametsiz bir biçimde, acımadan, merhametsizcesine, kalpsizce.
RAKİK
İnce, narin. Merhametli, yufka yürekli.
MERHAMETEN
Acıyarak, merhamet ederek.
CEBERUT
Acımasız, merhametsiz, zorba. Tasavvufta Allah'a varmanın üçüncü basamağı. Tanrı'nın her şeyin üstünde olan kudreti.