Kelimeler arşivi içinde; sonunda "halsiz" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu halsiz ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında halsiz olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde halsiz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
HALSİZ
HALSİZ
Bitkin, dermansız, takatsiz. Bitkin, dermansız, takatsiz bir biçimde.
Bu bölümde tanımı içerisinde HALSİZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CELİMSİZ
Zayıf, cılız. Halsiz.
ÇÖNGELLEMEK
Takatsizleşmek, beli bükülmek, halsizleşmek.
ANDILMAK
Abanmak, yaslanmak, bir şeyin üzerine yüklenmek, eğilmek. Bir kimseye asılmak. Boş vakit geçirmek, hiç bir iş yapmamak. Üstüne varmak. Kuvveti kesilmek, halsiz düşmek.
ALTALAMAK
Hastalık tekrarlamak, fazlalaşmak, halsiz bırakmak: Hasanın hastalığı altaladı. Yenmek, sindirmek: Sen onu altalıyamazsın. Hastalık artmak ve yineleyerek hastayı güçsüz bırakmak. Sindirmek, yenmek.
ALUTALAMAK
Zayıf, halsiz kalmak, kuvvetten düşmek.
İRAP
"Hiçbir değeri ve önemi yok" anlamındaki irapta mahalli yok ve iraptan mahalsiz deyimlerinde geçen bir söz.
DÜŞNÜK
Halsiz, zayıf. Düşünce: Sen ne düşnüksüz adamsın. Fakir.
ALIH
Eğer, semer, palan, hayvanın beline konulan eski çul. Yırtık, çok eski, partal (giyim eşyası, yatak yorgan). Zayıf, halsiz, renksiz, soluk.
TIRIT
Güçsüz, halsiz kişi.
HENKEL
Fazla yorgunluktan duyulan halsizlik, eziklik.
İNANSİYON
Açlık nedeniyle zayıflama. Güçten kuvvetten düşme. Halsizlik, bedensel kuvvetini yitirme.
HAZIN
İnsan ve hayvanların kışlık yiyeceği. Toprağın hafif ıslaklığı: Bu yıl hazın yok, kurak şimdiden kendisini gösteriyor. Yakacak odun. At, manda ve benzerleri hayvanların halsizliği, hasta olması hali: Bu at hazın olmuş. Kışlık yiyecek ve gereçler.
EVTÜKLEMEK
İnsan, üzerine çöken bir sıkıntı, halsizlik ve bunalım etkisiyle hiç bir iş yapmadan oturmak, zamanı boşuna geçirmek: Dün içime bir acı düştü, hiç bir iş yapamadım, akşama kadar evtükledim.
GİZBENT
Kuvvetsiz, halsiz.
İNDAL
Hayal, hayal gibi, belli belirsiz görülen. Hastalıktan yeni kalkmış, halsiz kişi.
EMEYSİZ
Halsiz, güçsüz, dermansız, eli bir işe yakışmayan.
İNEZE
Hastalıktan yeni kurtulmuş, tam iyileşememiş kişi. Sıska, cılız, bakımsız, hastalıklı kişi. Çok ağlayan, hasta çocuk. Lafı uzatarak anlatan kişi. Ara bozucu. Anlayışsız, ağır hareketli kişi. Cansız yanan ateş. Zaif, halsiz, hasta.
ALTAZITMAK
Hastalık tekrarlamak, fazlalaşmak, halsiz bırakmak. Yenmek, sindirmek.