Kelimeler arşivi içinde; sonunda "haksız" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu haksız ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında haksız olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde haksız olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
HAKSIZ
HAKSIZ
Hak ve adalete uygun olmayan. Davası, iddiası, davranışı, düşüncesi doğru ve yerinde olmayan (kimse).
Bu bölümde tanımı içerisinde HAKSIZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MAZLUMLUK
Haksızlığa ve zulme uğramış olma durumu, ezilmişlik. Sessizlik, uysallık.
İLTİMAS
Haksız yere, yasa ve kurallara uymaksızın kayırma, arka çıkma. Birine herhangi bir konuda öncelik ve ayrıcalık tanıma.
MAĞDUR
Haksızlığa uğramış (kimse), kıygın.
KIYGI
Haksızlık, gadir. Zulüm.
LOKMA
Ağza bir defada alınıp götürülen yiyecek parçası, sokum. Yemek. Türlü kalınlıktaki cıvataları, boşluğuna geçirip sökmeye veya sıkıştırmaya yarayan metalden alet. Lokma tatlısı. Genellikle haksız olarak ele geçirilen mal veya para.
BUTLAN
Batıl olma durumu. Geçersizlik, hükümsüzlük. Yanlışlık, haksızlık.
KONDURMAK
Konma işini yaptırmak. Birden yapıvermek ya da söyleyivermek. Gelişigüzel takmak, iliştirmek. Yakıştırmak, haksız yere birtakım eksiklikler isnat etmek, üzerine yormak.
GADİR
Haksızlık etme, zarar verme. Acımasızlık, merhametsizlik, kıygı.
MAZLUM
Zulüm görmüş, kendisine zulmedilmiş. Sessiz ve uysal, boynu bükük. Haksızlığa uğramış.
GÖTÜRMEK
Taşımak, ulaştırmak ya da koymak. Öldürmek. Herhangi bir yiyeceği tek başına ve hızlı bir biçimde yemek. Dayanmak, katlanmak, tahammül etmek. Kaybolmasına, yok olmasına yol açmak. Tümüyle sahip olmak. Yerinden ayırıp uzağa atmak veya yok etmek. Haksız kazanç sağlamak, mal veya para sahibi olmak. Bir sonuca vardırmak. Birinin yanında yürüyüp ona bir yere kadar arkadaşlık etmek. Bir kimseyi bir yere kadar yanında yürütmek.
KIYIM
Kıyma işi. Görev yönünden kötü bir duruma sokma, haksızlığa uğratma. Kıyılma biçimi.
GADRETMEK
Haksızlık etmek.
GADROLMAK
Haksızlığa uğramak.
KAYIRMAK
Koruyarak başarısını sağlamak, elinden tutmak, himmet etmek. Birini, başkalarının veya işin zararı pahasına tutmak. Birine haksız yere kolaylıklar sağlamak, iltimas etmek.
İDDİACI
Dediğinde, iddiasında haksız da olsa direnen, inatçı (kimse). Kendinde olmayan bir yeteneği, bir durumu varmış gibi gösteren.
HAKSIZCA
Hakka, adalete uymayan. (haksı'zca) Hakka, adalete uymayan biçimde, haksızcasına.
HASIRALTI
"Bir işi isteyerek, bilerek ve haksız olarak yürütmemek, örtbas etmek" anlamındaki hasıraltı etmek deyiminde geçen bir söz.
HAYIF
Haksızlık, insafsızlık. Acınma, üzülme. "Vah, heyhat, yazık" anlamlarında kullanılan bir söz.
GADROLUNMAK
Haksızlığa uğratılmak.
GADDAR
Acıması olmayan, başkalarına haksızlık eden, merhametsiz, katı yürekli, insafsız davranan, kıyıcı (I).