Kelimeler arşivi içinde; başında "hafifçe" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. hafifçe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu hafifçe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hafifçe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HAFİFÇE
HAFİFÇE
Hafif olarak, hafif bir biçimde, belli belirsiz.
Bu bölümde tanımı içerisinde HAFİFÇE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HOPLATMAK
Hoplamasını sağlamak. Çocuğu koltuklarından tutup hafifçe havaya fırlatarak eğlendirmek.
ÇİSKİN
Çiseleyen yağmur. Çiseleyen yağmurdan hafifçe ıslanmış.
ÇIRPINMAK
Acı ile debelenmek. Ses çıkararak hafifçe dalgalanmak. Kaslar birdenbire kendiliğinden ve düzensiz bir biçimde kımıldamak, ihtilaç etmek. Çok istenilen bir şeyi gerçekleştirebilmek için aşırı derecede çaba harcamak. Ne yapacağını şaşırmış bir durumda üzülmek ve telaşlanmak.
DARBECİK
Hafifçe vuruş.
FİSKELEMEK
Fiske vurmak. Hafifçe sitem etmek.
GÜLÜMSEMEK
Güler gibi olmak, hafifçe gülmek.
AKSAMAK
Hafifçe topallamak. Bir iş gereği gibi yürümemek, geri kalmak.
DOKUNMAK
Nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak, değmek, el sürmek, temas etmek. Almak, kullanmak, el sürmek. Karıştırmak. Onur, anlayış vb. ile uyuşmaz bir durum ortaya çıkmak. İnsanın içine işlemek, duygulandırmak, etkilemek, koymak, batmak. Hafifçe değmek. Sağlığını bozmak. Dokuma işi yapılmak. Tedirgin etmek, sataşmak. İlişkin, ilgili olmak, değinmek.
DÜRTMEK
Ucu sivri bir şeyle veya elle hafifçe itmek. Değmek, dokunmak. İstenilen şeyi yaptırmak için birine kışkırtıcı söz söylemek, tahrik etmek. Uyarmak, ikaz etmek.
DOLAŞMAK
Gezmek, gezinmek. Saç, iplik vb. şeyler birbirine karışarak güç çözülür duruma gelmek. Dönüp başka bir yönden gelmek. Akmak. Nefes, el bir şey üzerinde hafifçe hareket etmek. Denetlemek amacıyla bir yeri gezmek. Doğru gitmeyip yolu uzatmak. Belirmek. Bir yeri belli bir amaçla gezmek. Çok kimse tarafından söylenmek. Gezinmek.
HACAMATLAMAK
Hafifçe yaralamak.
AKSAK
Aksayan, hafifçe topallayan. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen. Türk müziğinde kıvrak bir usul. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.
GÜLÜMSER
Hafifçe gülümseyen, sevimli.
HACAMAT
Vücudun herhangi bir yerini hafifçe çizip üzerine boynuz, bardak veya şişe oturtarak kan alma. Hafif yaralama.
HAFİFTEN
Hafifçe, belli belirsiz, yavaş yavaş.
İLİŞMEK
Bir şeye hafifçe dokunmak, takılmak. Değinmek, sözünü etmek. Şaka etmek. Elini sürmek, dokunmak. Bir şeyin kenarına kısa bir süre için oturmak. Karışmak, rahat vermemek, müdahale etmek.
ÇELME
Çelmek işi. Arkadan hafifçe bağlanan başörtüsü. Birini yere düşürmek için ayağının önüne ayak uzatma.
EŞELEMEK
Toprak, kül gibi toz durumunda bulunan şeyleri hafifçe kazıp karıştırmak. Dağıtıp karıştırmak. Bir işin, sorunun aslını anlamaya çalışmak, kurcalamak.
İLİŞTİRİLMEK
İliştirme işi yapılmak, eğreti takılmak, hafifçe tutturulmak.
İFİLDEMEK
Hafifçe titremek. Ürpermek.