Kelimeler arşivi içinde; başında "hafif" olan, toplam 25 adet kelime bulunmaktadır. hafif ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu hafif ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hafif olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HAFİFLETEBİLMEK, HAFİFLEYEBİLMEK
HAFİFMEŞREPLİK, HAFİFLEŞTİRMEK, HAFİFLETEBİLME, HAFİFLEYEBİLME
HAFİFLEŞTİRME
HAFİFMEŞREP, HAFİFSENMEK, HAFİFLEŞMEK, HAFİFLETMEK
HAFİFLETME, HAFİFSENME, HAFİFSEMEK, HAFİFLEYİŞ, HAFİFLEŞME, HAFİFLEMEK, HAFİFSEYİŞ
HAFİFLEME, HAFİFSEME, HAFİFİREK
HAFİFTEN, HAFİFLİK
HAFİFÇE
HAFİF
HAFİF
Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Gücü az olan, belli belirsiz. Güç ya da yorucu olmayan, kolay. Etkisi az olan, sert karşıtı. Önemli olmayan. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Kalınlığı veya yoğunluğu az olan.
HAFİFSENME
Hafifsenmek işi.
HAFİFLETME
Hafifletmek işi, tahfif.
HAFİFLEYEBİLME
Hafifleyebilmek işi.
HAFİFLEYEBİLMEK
Hafifleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
HAFİFLETEBİLME
Hafifletebilmek işi.
HAFİFMEŞREPLİK
Hafifmeşrep olma durumu.
HAFİFLEŞTİRME
Hafifleştirmek işi.
HAFİFMEŞREP
Davranışları, içinde bulunduğu toplumun ahlak anlayışına uymayan (kadın), hafif yollu.
HAFİFSENMEK
Hafifsemek işi yapılmak.
HAFİFLETEBİLMEK
Hafifletme imkânı veya olasılığı bulunmak.
HAFİFLETMEK
Hafiflemesine yol açmak, hafifleştirmek, tahfif etmek.
HAFİFLEŞMEK
Hafiflemek. Ağırbaşlılığını yitirmek.
HAFİFLEYİŞ
Hafifleme işi.
HAFİFLEŞTİRMEK
Hafiflemesine yol açmak.
HAFİFSEMEK
Bir kimseyi veya bir şeyi önemsememek, yeğnisemek, istihfaf etmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde HAFİF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AVUNDURMAK
Oyalanmasını sağlamak. Acısını hafifletmek, acısını unutturmak, teselli etmek.
CİLA
Bir şeyi parlatmak için kullanılan kimyasal bileşik. Sert içkiden sonra içilen hafif içki. Parlaklık. Bir şeydeki aldatıcı, göz boyayıcı durum. Gereksiz süs, gösteriş.
BAZUKA
Öz itmeli mermi atan, genellikle zırhlı araçlara karşı yakın savaş sırasında kullanılan hafif silah, roketatar.
BOZYÜRÜK
Üstü hafif benekli, başı küçük, kuyruğu kalın ve kısa, zehirsiz ve zararsız bir yılan (Eryx).
AZALTMAK
Az denecek bir miktara indirmek. Eskisinden az bir duruma getirmek. Etkisini yitirmesine sebep olmak, hafifletmek.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
AKSAK
Aksayan, hafifçe topallayan. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen. Türk müziğinde kıvrak bir usul. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.
BARAKA
Tahta, çinko vb. hafif şeylerden yapılmış, temelsiz, eğreti yapı.
AKÇAAĞAÇ
Akçaağaçgillerden, süs ağacı olarak da dikilen, tahtası hafif ve sağlam bir ağaç, isfendan (Acer).
ALÜMİNYUM
Atom numarası 13, atom ağırlığı 26,98 olan, 660 °C'de eriyen, gümüş parlaklığında, beyaz, hafif bir element (simgesi Al). Bu elementten yapılmış.
BALON
Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.
BRIÇKA
Üstü kapalı, kışın kızak olarak kullanılan tek atlı, yaylı hafif araba.
AKSAMAK
Hafifçe topallamak. Bir iş gereği gibi yürümemek, geri kalmak.
BALE
Belli hafif figürlere, adım atışlara, çoğunlukla sahne düzenine ve müziğe dayalı gösteri türü.
AĞLANTI
Hafif hafif ağlama.
AVUNTU
İnsanı avutan şey, oyalanacak şey, avunç, avunma. Acı bir olayı unutturmaya çalışma, acısını hafifletme, avunma, avunç. Teselli.
ALPAKA
Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos). Bu yünden dokunan kumaş. Alman gümüşü. Bu hayvanın yumuşak, hafif, dayanıklı ve parlak olan yünü.
AŞAĞISAMAK
Bir kimseyi veya bir şeyi aşağılık ve değersiz göstermek, hafife almak, hafifsemek, tezyif etmek.
BAROSKOP
Havanın içinde bulunduğu cisimlerin ağırlığı üzerine yaptığı hafifletici etkiyi gösteren ve havası boşaltılabilen bir fanus içinde terazisi bulunan fizik cihazı.
AZALMAK
Az denecek bir miktara inmek. Etkisini yitirmek, hafiflemek. Eskisinden az bir duruma gelmek.