Kelimeler arşivi içinde; başında "gıç" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. gıç ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu gıç ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gıç olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GIÇINLAMAK
GIÇGIRMAK, GIÇKIRMAK
GIÇLAMAK
GIÇILDI
GIÇMUH
GIÇÇI, GIÇIR, GIÇUK
GIÇ
GIÇ
Bacak. Ayak. Kuyruk sokumu bölgesi. Sacayağı: Gıcı mangaldan kaldır. Bir ısırmada dişle koparılan parça, lokma. Kıç; ayak; bacak. Kıç.
GIÇILDI
Gıcırtı, fışıltı.
GIÇMUH
Tekme.
GIÇÇI
Sakat.
GIÇLAMAK
Koşmak. Ayakla bir yeri ölçmek.
GIÇINLAMAK
Geri geri çekilmek, duraksamak.
GIÇKIRMAK
Halay oyununda ayaklan bükerek bir çeşit figür yapmak.
GIÇGIRMAK
Ateş kıvılcım çıkarmak. Hiddetle birinin üstüne yürümek.
GIÇUK
Topal.
GIÇIR
Smilax liliaceae.
Bu bölümde tanımı içerisinde GIÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KANAT
Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan organ. Fırıldak biçiminde olan şeylerde kol. Meclis, parti vb. topluluklarda düşünce yönünden özellik gösteren taraflardan her biri. Balıklarda yüzgeç. Angıç. Yan, taraf. Futbol, hentbol vb. takım oyunlarında hücum hattının sağ ve sol bölümü. Bir uçağın havada durmasını sağlayan taşıyıcı aerodinamik güçlerin etkilediği yatay yüzey. Kapı, pencere, dolap gibi dikine açılıp kapanan şeylerin kapağı. Savaş düzenindeki ordunun iki yanından her biri, cenah.
GAİPLİK
Gaip olma durumu. Bir kimsenin ölüm tehlikesi içinde kaybolması veya kendisinden uzun süre haber alınmaması sonucu yargıç kararı ile kişiliğine son verilmesi.
BUDAK
Ağacın dal olacak sürgünü. Dalın gövde içindeki başlangıç yeri olan ve tahtalarda görülen yuvarlak koyuca renkte sert bölüm.
BOYLAM
Yeryüzündeki herhangi bir noktanın meridyen çemberiyle başlangıç olarak alınan Greenwich gözlemevinin meridyen çemberi arasındaki açı değeri, tul, tul derecesi, meridyen.
ANTRE
Giriş. Başlangıç yemeği.
CAZ
Başlangıçta Kuzey Amerika zencilerine aitken sonraları bütün dünyada benimsenen bir müzik türü. Bu müziği çalan orkestra.
DURUŞMA
Davacı ile davalının yargıç karşısında hazır bulundukları yargılama evresi, murafaa.
İPTİDA
Başlangıç. (i'ptida:) Önceleri, en önce, ilk önce. Bir işe başlama.
BAŞNOKTA
Başlangıç noktası.
ELMABAŞ
Tepeli dalgıç.
BİDAYET
Başlama, başlangıç.
AYRILIK
Ayrı olma durumu. Evlilik birliğinin yargıç kararı ile geçici bir süre için kaldırılması. Düşünce, görüş veya duygu arasındaki uymazlık, mübayenet. Birinden uzak düşme, firak, firkat.
DERVİŞ
Bir tarikata girmiş, onun kurallarına ve törelerine bağlı kimse, alperen. Alçak gönüllü ve her şeyi hoş gören kimse. Kırlangıç balığının küçüğü. Yoksulluğu, çilekeşliği benimsemiş kimse.
ABECE
Alfabe. Başlangıç.
APSİS
Yönlü bir eksen üzerinde bir noktanın, başlangıç noktasına olan uzaklığının cebirsel değeri. Koordinat.
İLKİN
Başta, başlangıçta, önce, iptida.
GONK
Keçe veya bez kaplı bir tokmakla vurularak uzun süreli ses veren, tepsi biçiminde, madenî bir çalgı. Boksta her raundun başlangıç ve bitimini bildiren ses verici araç. Bazı saatlerde belirli zamanları bildiren zil düzeneği.
ÇALKI
Çalgıç. Tırpan.
KANAL
Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu. Telefon, telgraf, radyo, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat. Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. İçinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol.
DİBACE
Başlangıç, giriş, ön söz.