GIÇ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "gıç" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. gıç ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu gıç ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gıç olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

GIÇ

Bacak. Ayak. Kuyruk sokumu bölgesi. Sacayağı: Gıcı mangaldan kaldır. Bir ısırmada dişle koparılan parça, lokma. Kıç; ayak; bacak. Kıç.

GIÇLAMAK

Koşmak. Ayakla bir yeri ölçmek.

GIÇINLAMAK

Geri geri çekilmek, duraksamak.

GIÇMUH

Tekme.

GIÇILDI

Gıcırtı, fışıltı.

GIÇKIRMAK

Halay oyununda ayaklan bükerek bir çeşit figür yapmak.

GIÇIR

Smilax liliaceae.

GIÇUK

Topal.

GIÇÇI

Sakat.

GIÇGIRMAK

Ateş kıvılcım çıkarmak. Hiddetle birinin üstüne yürümek.

  -   -   -  

Anlamında GIÇ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GIÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GAİPLİK

Gaip olma durumu. Bir kimsenin ölüm tehlikesi içinde kaybolması veya kendisinden uzun süre haber alınmaması sonucu yargıç kararı ile kişiliğine son verilmesi.

ELMABAŞ

Tepeli dalgıç.

DERVİŞ

Bir tarikata girmiş, onun kurallarına ve törelerine bağlı kimse, alperen. Alçak gönüllü ve her şeyi hoş gören kimse. Kırlangıç balığının küçüğü. Yoksulluğu, çilekeşliği benimsemiş kimse.

GONK

Keçe veya bez kaplı bir tokmakla vurularak uzun süreli ses veren, tepsi biçiminde, madenî bir çalgı. Boksta her raundun başlangıç ve bitimini bildiren ses verici araç. Bazı saatlerde belirli zamanları bildiren zil düzeneği.

ANTRE

Giriş. Başlangıç yemeği.

ABECE

Alfabe. Başlangıç.

AYRILIK

Ayrı olma durumu. Evlilik birliğinin yargıç kararı ile geçici bir süre için kaldırılması. Düşünce, görüş veya duygu arasındaki uymazlık, mübayenet. Birinden uzak düşme, firak, firkat.

CAZ

Başlangıçta Kuzey Amerika zencilerine aitken sonraları bütün dünyada benimsenen bir müzik türü. Bu müziği çalan orkestra.

APSİS

Yönlü bir eksen üzerinde bir noktanın, başlangıç noktasına olan uzaklığının cebirsel değeri. Koordinat.

İPTİDA

Başlangıç. (i'ptida:) Önceleri, en önce, ilk önce. Bir işe başlama.

DURUŞMA

Davacı ile davalının yargıç karşısında hazır bulundukları yargılama evresi, murafaa.

KANAT

Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan organ. Fırıldak biçiminde olan şeylerde kol. Meclis, parti vb. topluluklarda düşünce yönünden özellik gösteren taraflardan her biri. Balıklarda yüzgeç. Angıç. Yan, taraf. Futbol, hentbol vb. takım oyunlarında hücum hattının sağ ve sol bölümü. Bir uçağın havada durmasını sağlayan taşıyıcı aerodinamik güçlerin etkilediği yatay yüzey. Kapı, pencere, dolap gibi dikine açılıp kapanan şeylerin kapağı. Savaş düzenindeki ordunun iki yanından her biri, cenah.

KANAL

Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu. Telefon, telgraf, radyo, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat. Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. İçinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol.

İLKİN

Başta, başlangıçta, önce, iptida.

BAŞNOKTA

Başlangıç noktası.

ÇALKI

Çalgıç. Tırpan.

DİBACE

Başlangıç, giriş, ön söz.

BUDAK

Ağacın dal olacak sürgünü. Dalın gövde içindeki başlangıç yeri olan ve tahtalarda görülen yuvarlak koyuca renkte sert bölüm.

BOYLAM

Yeryüzündeki herhangi bir noktanın meridyen çemberiyle başlangıç olarak alınan Greenwich gözlemevinin meridyen çemberi arasındaki açı değeri, tul, tul derecesi, meridyen.

BİDAYET

Başlama, başlangıç.