Sonu GÜREŞÇİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "güreşçi" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu güreşçi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında güreşçi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde güreşçi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

GÜREŞÇİ

Güreş yapan, güreşen kimse, pehlivan.

  -   -   -  

Anlamında GÜREŞÇİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GÜREŞÇİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DARTIŞMAK

Güreşe başlarken, güreşçiler birer defa birbirlerini kaldırarak kuvvetlerini tartmak. Çekişmek, mücadele etmek.

KILÇIK

Balıkların eti arasında bulunan diken gibi ince ve küçük kemik. Alttaki güreşçinin, kuyruk sokumunu hızla ve birdenbire havaya kaldırarak sırtına abanmış olan güreşçinin dengesini bozup onu ön veya yan tarafına aşırıp atması. Fasulye, bakla vb. sebzelerin yeşil kabuğunda ve ekin başaklarında bulunan sert ve kıl gibi uzun lif.

DALMA

Dalmak işi. Güreşçinin ayaktayken birden eğilerek rakibinin bacaklarını kapması.

KÜNDE

Güreşçinin, hasmını altına alıp bir elini önden, ötekini arkadan geçirerek ellerini kilitlemesi. Düzen, tuzak, oyun, hile. Suçluların ayağına bağlanan demir halka, köstek.

ÇEKİLME

Çekilmek işi. Yerin yükselmesiyle bu yeri örten deniz sularının gerilemesi, basma karşıtı. Bir boksörün veya güreşçinin herhangi bir sebeple karşılaşmayı bırakması. Savaşta, bir ordunun veya bir birliğin düşmandan ayrılmak için yaptığı davranış, ricat. Bir görevden, bir işten kendi isteği ile ayrılma, istifa.

TOREADOR

Boğa güreşçisi. Arenada boğa güreşine katılan herkes.

TİLKİKUYRUĞU

Hoşkuran. Uzun salkımlı bir çeşit üzüm. Yağlı güreşte oturak kündesine geçen üstteki güreşçiye, alttakinin elini geri uzatarak çenesinden veya gırtlağından çekmesi.

KOLBASTI

Güreşte ayağı kapılan güreşçinin, rakibinin ayağını tutmasıyla ortaya çıkan geçersizlik durumu. Doğu Karadeniz Bölgesi'ne özgü, halka oyunlarından, hareketli, bireysel özellikleri öne çıkaran bir oyun türü.

ALTÇI

Çoğunlukla yerde, karşı güreşçinin altında oyun yapan.

TORERO

Boğa güreşçisi.

MATADOR

Boğa güreşçisi.

CINGA

Güreşçi. Civciv. Kıvılcım.

BAĞDA

Ayağa vurulan, ipten, ağaçtan veya demirden yapılan köstek. Çelme, güreşte bacak atma: Hasan pehlivan yaman bağdacıdır. Engel, güçlük: Oğlanın düğün işi bağda oldu harmanları gecirgettik. Kement, bağ, düğüm. Yürüme çağına gelen çocukların yürüyememe durumu. Buğday. Çelme: Ne bağda atıyon?. Güreşçi çelmesi, sarma.

KAZIK

Toprağa çakılmak için hazırlanmış, ucu sivri demir veya ağaç. İnsanı üzerine oturtarak öldürdükleri, yere dik çakılmış sivri uçlu odun veya şiş. Yapıların temelinde kullanılan, toprağa çakılan veya toprak içine giren tahta, maden veya betonarmeden silindir, prizma vb. biçimindeki uzun parça. Direk, sopa. Kazığa oturtarak uygulanan öldürme cezası. Genellikle yağlı güreşte, güreşçinin, elini hasmının kispeti içine sokarak yaptığı oyun. Çok zor (soru, sınav vb.). Aldatma.

PEHLİVAN

Güreşçi. Boylu boslu ve güçlü kimse.

ÇANGAL

Ayakta güreşirken karşı güreşçinin koltuğu altından bir kolu sokarak bir ayakla o güreşçinin bir bacağına çengel taktıktan sonra onu öne doğru eğip başı üzerinden atma oyunu. Dallı budaklı ağaç. Fasulye sırığı, sırık.

CIVGAR

Güreşçinin rakibini yenmek için yaptığı oyun. Taşlı çelik çomak oyununda kullanılan bir terim.

PEHLİVANLIK

Pehlivan olma durumu. Güreşçilik. Güçlülük.

BOYUNLAMA

Yağlı güreşte ve karakucakta, bir ayağı aktaki güreşçinin önüne atmak yoluyla boyundan geriye doğru çekme.

KÖPRÜ

Herhangi bir engelle ayrılmış iki yakayı birbirine bağlayan veya trafik akımının, başka bir trafik akımını kesmeden üstten geçmesini sağlayan ahşap, kâgir, beton veya demir yapı. İki şey arasında bağ veya ilişkiyi sağlayan şey. Olmayan dişlerin yerini tutmak veya takma dişleri ağızdaki dişlere sağlam tutturmak amacıyla yapılmış olan diş protezi. Güreşte omuzları yere değdirmemek için ayakları ve alnı yere dayayıp beli yukarı kaldırarak alınan durum, güreşçi köprüsü. Vücudun, sırt yere dönük olarak el, baş veya diz yere dayanarak yay biçimi aldığı durumu. Geminin önünü iyice görecek bir yükseklikte, sancaktan iskeleye kadar kurulan kumanda yeri.