Kelimeler arşivi içinde; sonunda "güna" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu güna ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında güna olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde güna olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GÜNA
Yine.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÜNA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CEHENNEM
Dinî inanışlara göre, dünyada günah işleyenlerin öldükten sonra ceza görecekleri yer, tamu. Çok sıkıntılı yer.
MASUME
Suçsuz, günahsız (kadın). Temiz, saf (kadın).
GÜNAHLI
Günah işlemiş olan, günahı olan, günahkar.
KEFARET
Bir günahı Tanrı'ya bağışlatmak umuduyla verilen sadaka veya tutulan oruç. Diyet.
GÜNAHSIZ
Günahı veya suçu olmayan, bigünah. Günahı veya suçu olmadan.
BONJUR
Günaydın, merhaba. Uzun siyah ceketle, çizgili pantolondan oluşan erkek giysisi.
AZAP
Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç. Yeniçeriler zamanında gerektikçe sancaklardaki gençlerden toplanıp ordu ve donanmaya katılan asker. İslam inanışına göre dünyada günah işlemiş olanlara ahirette verilecek ceza. Anadolu'nun birçok bölgesinde çiftlik uşağı.
HATA
Yanlış. Suç, günah, kusur. İstemeyerek ve bilmeyerek yapılmış olan yanlış, kusur, yanılma, yanılgı.
MERHABA
Selam. (me'rhaba:) "Geniş ve mamur yere geldiniz, rahat ediniz, günaydın, hoş geldiniz" anlamlarında bir esenleşme veya selamlaşma sözü.
GÜNAHSIZLIK
Günahsız olma durumu, arılık (I).
ARI
Temiz. Günahsız. Zar kanatlılardan, bal ve bal mumu yapan, iğnesiyle sokan böcek (Apis mellifica). Yabancı şeylerden arınmış, katışıksız, saf, halis.
SÜVEYDA
Kalbin ortasında var olduğuna inanılan siyah benek. Kalpteki gizli günah.
GAFFAR
Kullarının günahlarını affeden, bağışlayan (Tanrı).
BİGÜNAH
Günahsız.
MASUM
Suçsuz, günahsız. Temiz, saf. Küçük çocuk.
MÜBAH
Dinî bakımdan yapılmasında sakınca olmayan, yapılması günah veya sevap olmayan. Yapılmasında sakınca görülmeyen.
FARZ
Müslümanlıkta, özür olmadıkça yapılması zorunlu, yapılmaması günah sayılan ibadet. Yapmak zorunda kalınan şey, boyun borcu.
JÜBİLE
Evliliğin ellinci yılında düzenlenen kutlama şenliği. Tevrat'a göre, Yahudilerde, elli yılda bir Tanrı'ya ve dinlenmeye ayrılan yıl. Katoliklerde, Roma'ya hacca gidenlerin, kilisece günahlarının tam olarak bağışlandığı yıl. Bir sanat veya spor dalında uzun süre çalışanların onuruna düzenlenen kutlama töreni.
FASIK
Allah'ın emirlerini tanımayan, sapkın, günah işleyen. Kötülük eden, fesatçı.
ARILIK
Temizlik, saffet, sililik. Günahsızlık. Kovanların konulduğu yer, kovanlık.