GÜLLE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "gülle" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. gülle ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu gülle ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gülle olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

GÜLLENMEK

8 harfli kelimeler

GÜLLENME, GÜLLEYÜK

7 harfli kelimeler

GÜLLECİ, GÜLLEME

6 harfli kelimeler

GÜLLEK, GÜLLEP, GÜLLER

5 harfli kelimeler

GÜLLE

Bazı kelimelerin anlamları

GÜLLE

Eskiden som taş veya demirden, yuvarlak bir biçimde yapılırken, günümüzde çelikten silindir biçiminde, bir ucu sivri olarak yapılmış olan top mermisi. Atletizm yarışmalarında atılan, pirinç veya pirinçten daha sert bir maddeden yapılan, erkekler için 7,257, kadınlar için 4 kilogram olan madenî küre.

GÜLLEP

Kapı sürgüsü, menteşe. Sürgünün geçtiği yuva (kapı için). Çeşme kurnası, ağaç kapılara takılan menteşe (Çayağzı).

GÜLLEME

Pirzola.

GÜLLEK

Uçan kuş kümesi: Şimdi bir güllek güvercin geçti.

GÜLLENME

Güllenmek durumu.

GÜLLEYÜK

Çağlayan.

GÜLLER

Bursa şehri, Mustafakemalpaşa ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

GÜLLENMEK

Güllü duruma gelmek.

GÜLLECİ

Top güllesi yapan kimse. Gülle atma sporu yapan kimse.

  -   -   -  

Anlamında GÜLLE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GÜLLE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DEMECE

Atasözü. Her hangi bir durumu anlatmak üzere söylenen ve çoğu geçmiş bir olaya dayanan söz, Ye kürküm ye gibi. Atasözleri gibi söylenen, ama atasözleri gibi kesin bir yargı ve yasa niteliği taşımayan; çok kez, kısacık bir fıkra değerinde olan söz: "Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış." "Yukarı tükürsem bıyığım, aşağı tükürsem sakalım." "Güldükçe güller açılır, ağladıkça inciler saçılır." "Deveye "Boynun neden eğri?" diye sormuşlar. -Nerem doğru ki; demiş." "Aşıç ayur tübüm altun kamıç ayur men kayda men" (Tencere der: "dibim altın". Kepçe der: "Ben nerdeyim.) (DİVANİ) LOGAT-'iT -TÜRK).

BEG

Beş taş oyununda dokunulmaması gereken taş. Gülle oyununda en arkada oturan ve ilk oynayacak olan oyuncu. Arı beyi, ana arı. Bey. Saygı ifade eden bir hitap. Efendi, bey - ağa beg: eşraf takımı.

DAGAK

Bilye. Gülle.

GULLE

Büyük lokma. Gülle. Bir şeyin ağırlığını anlatır. Büyüyememiş kimse, cüce. Salyangoz. Misket, bilye.

GÜLAN

Mayıs ayı. Güller.

TOP

Birçok spor oyununda kullanılan, türlü büyüklükte, genellikle kauçuktan yapılmış yuvarlak nesne. Gülle veya şarapnel atan büyük, ateşli silah. Bazı aletlerde bulunan toparlağımsı parça. Tamamen, bütünüyle. Homoseksüel erkek. Kumaş, kâğıt vb. şeylerin düzenli bir yığın durumuna getirilmiş bağı. Kumaş, kâğıt gibi şeylerin belli miktardaki bağı. Yuvarlak biçimde olan, toparlak.

ALADA

Güllerin en bol açtığı zaman: Bu gün güllerin aladası. Acele, ivedi, çabuk.

GÜLAY

Güllerin açtığı ay.

GÜLDEREN

Gül toplayan, gülleri derleyen. Gül-deren. Hatay kenti, Serinyol nahiyesine bağlı bir bölge. Trabzon ili, Hayrat ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

BEGARDI

Gülle oyununda begden sonra, ikinci olarak oynayan oyuncu.

EMERGENS

Epidermis ya da hipodermisin oluşturduğu, tutunma ya da güllerin dikenleri gibi koruma görevi yapan çok hücreli tüyler.

ATMAK

Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.

GICIMIK

Kısa boylu kimse: Gıcımık boyunla tavana ulaşamazsın. İneklerin yem yemesine engel olan, ağzında meydana gelen koni şeklindeki etler. Çocukça hareketler yaparak konuşan, çocukluğa özenen, kişi. Yaban güllerinin dökülmesinden sonra dallarda kalan yuvarlak ve kırmızı meyvesi. Çok fazla, sık: Harman yerinde gıcımık gibi keklik var. Melez hayvan.

MANCINIK

Top yapımının bilinmediği çağlarda, kale kuşatmalarında, ağır taş gülle fırlatmakta kullanılan basit bir savaş aracı. İpekçi çıkrığı.

ATMALAR

Atletizmin gülle, çekiç, disk, cirit atma dallarına verilen ortak ad.

BOCCE

İri metal güllelerle oynanan kuka.

CERİANTHARİA

Silindir güller.

DEKATLON

Uzun atlama, gülle atma, cirit atma, yüksek atlama, disk atma, sırıkla yüksek atlama, 100, 400 ve 1500 metre koşuları ile 110 metre engelli koşusundan oluşan atletizm yarışması.

ÇEKİÇ

Çivi çakma, madenleri dövme vb. işlerde kullanılan saplı bir el aleti. Yaklaşık 1,20 metre uzunluğundaki madenî tele bağlı ve ağırlığı 7,257 kilogram olan gülle.

HALTER

Birbirine metal sapla bağlanmış iki gülle veya disklerden yapılmış araç. Bu aracı iki elle kaldırmayı amaçlayan spor dalı.