Sonu GÜLE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "güle" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu güle ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında güle olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde güle olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

GÜLE

Koyunun yünü kırkılırken ayaklarına bağlanan ip: Güleyi bağladı.

BÜZGÜLE

Kalın kabuklu, uzun taneli, dayanıklı, siyah üzüm.

ÜNGÜLE

O biçimde: O iş üngüle mi olacağdı?.

DERGÜLE

Güveç.

  -   -   -  

Anlamında GÜLE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GÜLE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İSPANYOLET

Pencere kanatlarını kapadıktan sonra sürgülemeye yarayan ve ortasında her iki yana işleyen tutacak yeri bulunan uzun demir sürgü.

MÜTEBESSİM

Gülümseyen, güleç.

KÖKLEMEK

Ağaç veya bitkiyi kökü ile birlikte topraktan çıkarmak, kökertmek. Bağ çubuklarını veya fidanları köklendirip dikmek. Sazı kurmak. Motorlu araçlarda gaz pedalına sonuna kadar basmak. Toprakta kalan bitki köklerini ayıklamak. İnce saç örgülerinden birkaçını yeniden bir arada örmek. Minder, şilte vb.nin iki yüzünü yer yer dikişlerle tutturmak.

EVRİLİR

Konu ile yüklemin birbirinin yerine geçmesiyle doğruluğu bozulmayan (önerme): "Her insan güler" evrilir bir önerme sayılır çünkü "her gülen insandır" yargısı yanlış olmaz. Alıcıda kullanılıp kimyasal işlemden geçtikten sonra doğrudan doğruya pozitife dönebilen (film).

KENEVİR

Kendirgillerden, sapındaki liflerden halat, çuval vb. kaba örgüler yapılan, iki evcikli bir bitki, kendir (Cannabis sativa).

BÜZGÜLEME

Büzgülemek işi.

GÜLEĞEN

Güler yüzlü, çok gülen (kimse).

GÜLÜMSEMEK

Güler gibi olmak, hafifçe gülmek.

GÜLEÇLİK

Güleç olma durumu.

DAYAKLAMAK

Yıkılmaması için bir şeye destek koymak. Kapıyı bir destekle arkasından kapamak, sürgülemek.

ÖRÜCÜ

Örme işi yapan kimse. Duvar yapan veya onaran kimse, yapı ustası. Kumaş ve örgülerdeki yırtıkları, delikleri onaran kimse veya bu işlerin yapıldığı yer.

ÇITÇIT

Üzerinde dikili bulundukları şeyin iki kenarını üst üste getirerek birleştirmeye ve tutturmaya yarayan, iki parçadan yapılmış metal nesne, fermejüp, kopça. Mobilya kapaklarını, kapıları kilitleme ve sürgülemenin dışında kapalı tutmaya yarayan ve az bir kuvvetle açılıp kapanmasını sağlayan iki parçalı metal veya plastik araç. Kadınların saçlarını daha uzun göstermek için taktıkları ek şaç.

İLTİFATLI

Yüze gülen, gönül alan.

ÖZGÜLEME

Özgülemek işi.

GIDIKLAMAK

Vücudun bazı yerlerine dokunarak ürperme veya gülerek kaçınma ile beliren bir sinir tepkisi uyandırmak. Eğlendirici, hoşa giden sözler söylemek.

İLTİFAT

Birine güler yüz gösterme, hatırını sorma, tatlı davranma. Söz söylerken, daha çok etki sağlamak için beklenmedik bir anda sözü, konu ile çok yakından ilgili birine veya bir şeye yöneltme. Yüzünü çevirerek bakma. İlgi gösterme, rağbet etme.

SÜNGÜLEME

Süngülemek işi.

EVRİŞİK

Evirme yoluyla elde edilen (önerme): "Her insan güler" önermesinin evrişiği, "her gülen insandır" biçiminde olur.

KÜFÜRBAZ

Kaba sövgüleri çok kullanan, ağzı bozuk.

GÖRÜNGÜCÜLÜK

Gerçek olanın yalnızca görüngüler olduğunu öne süren görüş, olaycılık, fenomenizm.