GÖZENEK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "gözenek" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. gözenek ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu gözenek ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gözenek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

GÖZENEKSİZLİK

12 harfli kelimeler

GÖZENEKLİLİK, GÖZENEKÖLÇER

10 harfli kelimeler

GÖZENEKSİZ

9 harfli kelimeler

GÖZENEKLİ

7 harfli kelimeler

GÖZENEK

Bazı kelimelerin anlamları

GÖZENEK

Delikli bir nesnenin deliklerinden her biri. Bir malzemenin içinde irili ufaklı boşlukların bulunması durumu, süngerimsi görünüş. Canlı dokularda dış deri üzerindeki küçük, basit açıklık, mesame. Bitkilerde solunum ve fotosentez için gerekli oksijen ve karbondioksit alışverişine, suyun buhar olarak dışarı atılmasına yarayan, yaprakların alt yüzeyinde çok sayıda bulunan, hücreler arasındaki küçük deliklerden her biri, mesame. Pencere. Bir işlemede, örgüde, ipliklerin kesilmesi, ayrı tutulması yoluyla oluşturulan boşluk, ajur.

GÖZENEKLİ

Gözeneği olan.

GÖZENEKSİZ

Gözeneği olmayan.

GÖZENEKÖLÇER

Katı özdeklerin gözenekliliğini, başka bir deyimle akışkanlarla ilgili geçirgenliğini ölçen aygıt.

GÖZENEKSİZLİK

Gözeneksiz olma durumu.

GÖZENEKLİLİK

Gözenekli olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında GÖZENEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GÖZENEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ASFALTİT

Petrolün ayrışması ile oluşan ve çoklukta tortul kayaçların gözeneklerinde bulunan doğal bitüm.

AJURLU

Her yanı ajur biçiminde işlenmiş bulunan, gözenekli.

KARNİYÖL

Dokusu düzensiz, gözenekli ya da boşluklu dolomit.

AJUR

Delikli örgü, gözenek.

ELEK

Taneli veya un gibi toz durumunda olan şeyleri yabancı maddelerden ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak için kullanılan, tahta bir kasnak ve tek tarafa gerilmiş, gözenekli tel, kıl, bez vb.nden oluşan araç.

GÜMEÇ

Bal peteğini oluşturan altı köşeli gözeneklerden her biri.

ELEKTRODİYALİZ

Birtakım koloitlerin ortamdaki öteki parçacıklara oranla gözenekli zarlardan daha kolay geçmesi özelliğine dayanan kimyasal arıtma yönteminin elektrik enerjisiyle hızlandırılmış türü.

TÜF

Yanardağların püskürttüğü kül, kum ve lav parçacıklarından oluşan, çoğunlukla açık renkli, hafif gözenekli bir tür çökelti taşı.

TERLEME

Terlemek işi. Yaprakların gözeneklerinden buhar biçiminde su kaybetmeleri.

MESAME

Gözenek.

MESAMAT

Gözenekler.

DEPOLARİZÖR

Elektrik polarizasyonunu önleyen, elektrotları birbirinden ayıran gözenekli diyafram gibi.

KARBOJEL

Kömürden yapılan, 1000 °C'de yeniden etkin olabilen, gözenekli, katı taneli, kurutucu maddenin ticari adı.

KARACEVİZ

Odunu iri gözenekli, belirsiz yılhalkalı, kırmızı kahverengi olan, en çok kaplama üretiminde kullanılan ceviz türü.

SIZMAK

İnce aralıklardan veya gözeneklerden az miktarda ve belli olmadan yavaş yavaş akmak, çıkmak. Gizlice, haber vermeden gitmek, sıvışmak. Herhangi bir topluluğu, bir örgütü yolundan saptırmak için gizlice arasına girmek. Gizli tutulan haber, sır vb. şeyler duyulmak, yayılmak. İçki, yorgunluk vb. sebeplerle kendinden geçerek uyuyakalmak. Düşman mevzileri arasına gizlice girmek ve ilerlemek.

GUGUL

Ot bağlamaya yarayan küçük bağ. Tomurcuk. Ekmek. Dürülmüş yağlı ekmek. Barabot denilen balık ağı torbasının tepesine konan işaret mantarı. Balık ağının en çok balık toplanan sık gözenekli yeri. Yığılmış iş. "Zibilinen gugulunan urğaşacahsan.". Bir cins tuzlu lokum.

PONZA

Bazı yüzeylerin temizlenmesinde, mermerlerin parlatılmasında, ovma işlerinde kullanılan, çok gözenekli, çok hafif kaya, sünger taşı, ponza taşı.

TER

Derinin gözeneklerinden sızan, kendine özgü bir kokusu olan, yapışkan, renksiz, tuzlu sıvı, arak (I).

ÇALHAR

İri gözenekli kalbur. Poyraz yeli.

SÜNGERSİ

Sünger gibi gözenekleri olan, süngere benzeyen, süngerimsi.