Kelimeler arşivi içinde; başında "gösteri" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. gösteri ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu gösteri ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gösteri olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GÖSTERİLEBİLMEK
GÖSTERİŞSİZLİK, GÖSTERİLEBİLME, GÖSTERİMSENMEK
GÖSTERİVERMEK, GÖSTERİŞLİLİK, GÖSTERİŞÇİLİK
GÖSTERİVERME, GÖSTERİCİLİK, GÖSTERİŞLİCE, GÖSTERİŞLEME
GÖSTERİLMEK, GÖSTERİŞSİZ, GÖSTERİMLİK
GÖSTERİLEN, GÖSTERİŞLİ, GÖSTERİLME, GÖSTERİŞÇİ, GÖSTERİLİŞ, GÖSTERİMCİ
GÖSTERİCİ
GÖSTERİŞ, GÖSTERİM
GÖSTERİ
GÖSTERİ
İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.
GÖSTERİVERME
Gösterivermek işi.
GÖSTERİMSENMEK
Temsil yollu göstermek.
GÖSTERİCİLİK
Göstericinin yaptığı iş. Gösterici olma durumu.
GÖSTERİŞLEME
(Söz sanatı terimi) Söylemede sesi yükseltmek, alçaltmak, heceleri uzatmak gibi yollara saparak, yazıda ise türlü söz sanatlarına baş vurarak bir fikir üzerine dikkati çekme, ona fazla bir önem verdirmek isteme. (GÖSTERİŞLİ, TUMTURAKLI, Emphatique; TUMTURAK VURGUSU, Accent emphatique).
GÖSTERİLMEK
Görülmesi sağlanmak.
GÖSTERİMLİK
Örnek, göstermelik: Seni buraya gösterimlik diye mi gönderdiler.
GÖSTERİŞÇİLİK
Gösterişçi olma durumu.
GÖSTERİVERMEK
Ansızın veya çabucak göstermek.
GÖSTERİŞSİZLİK
Gösterişsiz olma durumu, sadelik.
GÖSTERİLEN
Göstergenin kavram yönü, gösterenle birleşerek göstergeyi oluşturan içerik. Bir adın kaplamı olan nesne.
GÖSTERİŞLİLİK
Gösterişli olma durumu. Görkemlilik.
GÖSTERİŞLİCE
Biraz gösterişli, oldukça gösterişli.
GÖSTERİLEBİLME
Gösterilebilmek işi.
GÖSTERİLEBİLMEK
Gösterilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
GÖSTERİŞSİZ
Gösterişi olmayan, mütevazı. Gösteriş yapmayan. Görkemsiz.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÖSTERİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYLA
Hale. Bazı kutsal kişilerin başı etrafında gösterilen ışık çevresi.
ADRES
Bir kimsenin oturduğu yer, bulunak. Hedef gösterilen yer. Bir kimsenin sık olarak gittiği yer. Kurum ya da kuruluşun bulunduğu yer.
ALAYLI
Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.
APORT
Avın veya kendisine gösterilen şeyin üzerine atılıp getirmesi için köpeğe verilen buyruk sözü.
ALAYİŞ
Gösteriş, göz kamaştırma.
ATIFET
İyilik, bağış, kayra, lütuf, ihsan, inayet. Karşılık beklemeden gösterilen sevgi.
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
ALENGİR
Hile, düzen, tuzak. Gösteriş, fiyaka.
ALAYİŞLİ
Gösterişli.
ARENA
Boğa güreşi, yarış, oyun vb. gösteriler yapılmış olan alan. Siyasi çekişmelerin geçtiği yer.
ALERJİ
Birtakım yiyecek, ilaç, toz, koku vb.ne hastalık derecesinde gösterilen aşırı tepki. Bir kimseye veya bir şeye karşı olumsuz yönde duyulan aşırı duyarlılık.
ARTİST
Güzel sanatlardan birini meslek edinen kimse, sanatçı, sanatkâr. Eğlence yerlerinde gösteri yapan kimse. Olduğundan başka türlü görünen, yapmacık ve abartılı davranan kimse.
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
ALAY
Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.
ALAN
Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.
AFİLİ
Gösterişli, çalımlı.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
AĞIRBAŞLI
Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Gösterişli. Değeri çok olan, ağır.
AFİ
Gösteriş, çalım, caka.