GÖRENEK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "görenek" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. görenek ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu görenek ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde görenek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

GÖRENEKSİZLİK

12 harfli kelimeler

GÖRENEKÇİLİK

10 harfli kelimeler

GÖRENEKSEL, GÖRENEKSİZ

9 harfli kelimeler

GÖRENEKÇİ, GÖRENEKLİ

7 harfli kelimeler

GÖRENEK

Bazı kelimelerin anlamları

GÖRENEK

Bir şeyi eskiden beri görüldüğü gibi yapma alışkanlığı, âdet.

GÖRENEKSEL

Görenekle ilgili.

GÖRENEKÇİLİK

Görenekçi olma durumu.

GÖRENEKSİZLİK

Göreneksiz olma durumu.

GÖRENEKÇİ

Göreneklere bağlı kimse.

GÖRENEKSİZ

Göreneği olmayan. Görgüsüz. Gelenek göreneğe uymayan.

GÖRENEKLİ

Göreneklerine bağlı, göreneği olan.

  -   -   -  

Anlamında GÖRENEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GÖRENEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TRİBÜ

Aynı dili konuşan, aynı kurumlara, geleneklere, göreneklere sahip, ortak bir yerleşme alanı olan ve ortak bir kökten gelen birkaç jens'in özerk bir toprak üzerinde oluşturdukları budunsal birlik.

DOĞULULUK

Doğulu olma durumu, Şarklılık. Doğu ahlak, görenek ve geleneklerine bağlı olma durumu.

ALATURKA

Eski Türk gelenek, görenek, töre ve hayatına uygun, Doğuluca, alafranga karşıtı. Düzensiz, yöntemsiz. Alaturka saat. Bu töre ve hayatı benimsemiş (kimse).

AVSUNNAMAK

Hastaları iyileştirmek için okuyup üflemek, bir takım göreneksel işlemler yapmak.

KURTARIMCILIK

Dil, gelenek, görenek ve çeşitli kültür değerleri bakımından bir birlik gösterdiği hâlde ana yurt dışında kalmış halkın yaşadığı toprakları ana yurt sınırları içine almak düşüncesi, irredantizm.

ELDURAN

Dağlarda yetişen ve çayı pişirilen bir çeşit ot. Bayramlarda kabir taşlarına bağlanması görenek olan bir çiçek.

ROMAN

İnsanın veya çevrenin karakterlerini, göreneklerini inceleyen, serüvenlerini anlatan, duygu ve tutkularını çözümleyen, kurmaca veya gerçek olaylara dayanan uzun edebî tür. Çingene. Bu türde yazılmış eser.

AVSUNLAMAK

Avuç dolusu almak. Hasta bir kimseyi ya da hayvanı din yoluyla, okuyarak iyileştirmek. Aldatmak, kandırmak, oyalamak, gafil avlamak. Fındık kabuklarını kabartmak, sıkışık durumdan kurtarmak. Hastaları iyileştirmek için okuyup üflemek, bir takım göreneksel işlemler yapmak. Zehirli hayvan sokmalarına karşı okuyup üfleyerek bağışıklık kazandırmak, şerbetlemek. Hastalık bulaştırmak. Kaba biçimde vurarak okşamak.

ADAT

Adet. Gelenek, görenek, bk. adet, edet. Faiz hesaplamalarında kullanılan ve faize esas olan anapara miktarı ile gün sayısının çarpılıp yüze bölünmesi sonucu bulunan tutar.

İRFAZA

Töre, görenek.

MİLLET

Çoğunlukla aynı topraklar üzerinde yaşayan, aralarında dil, tarih, duygu, ülkü, gelenek ve görenek birliği olan insan topluluğu, ulus. Benzer özellikleri olan topluluk. Bir yerde bulunan kimselerin bütünü, herkes.

TÖRE

Bir toplulukta benimsenmiş, yerleşmiş davranış ve yaşama biçimlerinin, kuralların, görenek ve geleneklerin, ortaklaşa alışkanlıkların, tutulan yolların bütünü, âdet. Bir toplumdaki ahlaki davranış biçimleri, adap.

TÜRENE

Görenek, gelenek. Davranışları hoş karşılanmayan, beğenilmeyen kişi.

BEHİR

Nizam, âdet, görenek.

ÜRÜSÜM

Töre, gelenek: Buranın ürüsümü böyle. Gelenek, görenek, töre. Âdet, gelenek.

KURTARIMCI

Dil, gelenek, görenek ve çeşitli kültür değerleri bakımından bir birlik gösterdiği hâlde ana yurt dışında kalmış halkın yaşadığı toprakları ana yurt sınırları içine almak isteyen, irredantist.

KALIT

Miras. Görenekler yoluyla yerleşmiş olan tutum veya davranış biçimi. Kalıtım yoluyla geçmiş olan şey.

HALKBİLİM

Belli bir ülkede yaşayan halkın kültür ürünlerini; geleneklerini, törelerini, inanışlarını, müziğini, oyunlarını, masallarını, efsanelerini, türkülerini, geleneksel tiyatrosunu, halk hekimliğini, konut yapımını, araç-gereçlerini ve benzerleri inceleyen bilim. a. bk. bölgesel budunbilim. Toplumların, halk katmanlarının tinsel ve özdeksel kültürlerini; tarihsel, toplumsal ve coğrafyasal boyutlarıyla bu boyutların birbirleriyle ilişkilerini saptayarak kaynak, evrim, yayılım, değişim, etkileşim gibi daha birçok sorunlarını kendine özgü yöntemler yardımıyla çözmeye, bu arada, bu oluşumlarla ilgili sonuç, kural, kuram ve yasaları bulmaya çalışan bilim dalı. bk. halk yaşambilimi, halk kültürbilimi, halkçizim. Halk bilgisini inceleyen bilim dalı. Bir toplulukta yaşayan kişileri, onların gelenek ve göreneklerini masal, atasözü, türkü ve benzerleri yazın ürünlerini araştırıp o toplumun yaşayış ve duygularını inceleyen bilim. (Daha kısa bir söyleyişle, bir toplumun tinsel uygarlığını ve zenginliğini inceleyen bilim dalı.).

GORENEK

Görenek.

AVSUNNAMAH

Hastaları iyileştirmek için okuyup üflemek, bir takım göreneksel işlemler yapmak. Zehirli hayvan sokmalarına karşı okuyup üfleyerek bağışıklık kazandırmak, şerbetlemek.