Kelimeler arşivi içinde; başında "görenek" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. görenek ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu görenek ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde görenek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GÖRENEKSİZLİK
GÖRENEKÇİLİK
GÖRENEKSEL, GÖRENEKSİZ
GÖRENEKÇİ, GÖRENEKLİ
GÖRENEK
GÖRENEK
Bir şeyi eskiden beri görüldüğü gibi yapma alışkanlığı, âdet.
GÖRENEKSEL
Görenekle ilgili.
GÖRENEKÇİLİK
Görenekçi olma durumu.
GÖRENEKSİZLİK
Göreneksiz olma durumu.
GÖRENEKÇİ
Göreneklere bağlı kimse.
GÖRENEKSİZ
Göreneği olmayan. Görgüsüz. Gelenek göreneğe uymayan.
GÖRENEKLİ
Göreneklerine bağlı, göreneği olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÖRENEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TRİBÜ
Aynı dili konuşan, aynı kurumlara, geleneklere, göreneklere sahip, ortak bir yerleşme alanı olan ve ortak bir kökten gelen birkaç jens'in özerk bir toprak üzerinde oluşturdukları budunsal birlik.
DOĞULULUK
Doğulu olma durumu, Şarklılık. Doğu ahlak, görenek ve geleneklerine bağlı olma durumu.
ALATURKA
Eski Türk gelenek, görenek, töre ve hayatına uygun, Doğuluca, alafranga karşıtı. Düzensiz, yöntemsiz. Alaturka saat. Bu töre ve hayatı benimsemiş (kimse).
AVSUNNAMAK
Hastaları iyileştirmek için okuyup üflemek, bir takım göreneksel işlemler yapmak.
KURTARIMCILIK
Dil, gelenek, görenek ve çeşitli kültür değerleri bakımından bir birlik gösterdiği hâlde ana yurt dışında kalmış halkın yaşadığı toprakları ana yurt sınırları içine almak düşüncesi, irredantizm.
ELDURAN
Dağlarda yetişen ve çayı pişirilen bir çeşit ot. Bayramlarda kabir taşlarına bağlanması görenek olan bir çiçek.
ROMAN
İnsanın veya çevrenin karakterlerini, göreneklerini inceleyen, serüvenlerini anlatan, duygu ve tutkularını çözümleyen, kurmaca veya gerçek olaylara dayanan uzun edebî tür. Çingene. Bu türde yazılmış eser.
AVSUNLAMAK
Avuç dolusu almak. Hasta bir kimseyi ya da hayvanı din yoluyla, okuyarak iyileştirmek. Aldatmak, kandırmak, oyalamak, gafil avlamak. Fındık kabuklarını kabartmak, sıkışık durumdan kurtarmak. Hastaları iyileştirmek için okuyup üflemek, bir takım göreneksel işlemler yapmak. Zehirli hayvan sokmalarına karşı okuyup üfleyerek bağışıklık kazandırmak, şerbetlemek. Hastalık bulaştırmak. Kaba biçimde vurarak okşamak.
ADAT
Adet. Gelenek, görenek, bk. adet, edet. Faiz hesaplamalarında kullanılan ve faize esas olan anapara miktarı ile gün sayısının çarpılıp yüze bölünmesi sonucu bulunan tutar.
İRFAZA
Töre, görenek.
MİLLET
Çoğunlukla aynı topraklar üzerinde yaşayan, aralarında dil, tarih, duygu, ülkü, gelenek ve görenek birliği olan insan topluluğu, ulus. Benzer özellikleri olan topluluk. Bir yerde bulunan kimselerin bütünü, herkes.
TÖRE
Bir toplulukta benimsenmiş, yerleşmiş davranış ve yaşama biçimlerinin, kuralların, görenek ve geleneklerin, ortaklaşa alışkanlıkların, tutulan yolların bütünü, âdet. Bir toplumdaki ahlaki davranış biçimleri, adap.
TÜRENE
Görenek, gelenek. Davranışları hoş karşılanmayan, beğenilmeyen kişi.
BEHİR
Nizam, âdet, görenek.
ÜRÜSÜM
Töre, gelenek: Buranın ürüsümü böyle. Gelenek, görenek, töre. Âdet, gelenek.
KURTARIMCI
Dil, gelenek, görenek ve çeşitli kültür değerleri bakımından bir birlik gösterdiği hâlde ana yurt dışında kalmış halkın yaşadığı toprakları ana yurt sınırları içine almak isteyen, irredantist.
KALIT
Miras. Görenekler yoluyla yerleşmiş olan tutum veya davranış biçimi. Kalıtım yoluyla geçmiş olan şey.
HALKBİLİM
Belli bir ülkede yaşayan halkın kültür ürünlerini; geleneklerini, törelerini, inanışlarını, müziğini, oyunlarını, masallarını, efsanelerini, türkülerini, geleneksel tiyatrosunu, halk hekimliğini, konut yapımını, araç-gereçlerini ve benzerleri inceleyen bilim. a. bk. bölgesel budunbilim. Toplumların, halk katmanlarının tinsel ve özdeksel kültürlerini; tarihsel, toplumsal ve coğrafyasal boyutlarıyla bu boyutların birbirleriyle ilişkilerini saptayarak kaynak, evrim, yayılım, değişim, etkileşim gibi daha birçok sorunlarını kendine özgü yöntemler yardımıyla çözmeye, bu arada, bu oluşumlarla ilgili sonuç, kural, kuram ve yasaları bulmaya çalışan bilim dalı. bk. halk yaşambilimi, halk kültürbilimi, halkçizim. Halk bilgisini inceleyen bilim dalı. Bir toplulukta yaşayan kişileri, onların gelenek ve göreneklerini masal, atasözü, türkü ve benzerleri yazın ürünlerini araştırıp o toplumun yaşayış ve duygularını inceleyen bilim. (Daha kısa bir söyleyişle, bir toplumun tinsel uygarlığını ve zenginliğini inceleyen bilim dalı.).
GORENEK
Görenek.
AVSUNNAMAH
Hastaları iyileştirmek için okuyup üflemek, bir takım göreneksel işlemler yapmak. Zehirli hayvan sokmalarına karşı okuyup üfleyerek bağışıklık kazandırmak, şerbetlemek.