Kelimeler arşivi içinde; başında "gönüllü" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. gönüllü ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu gönüllü ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gönüllü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GÖNÜLLÜLÜK
GÖNÜLLÜCE
GÖNÜLLÜK
GÖNÜLLÜ
GÖNÜLLÜ
Bir işi yapmayı hiçbir yükümlülüğü yokken isteyerek üstlenen. Seven kimse ya da sevgili. Çok istekli.
GÖNÜLLÜLÜK
Gönüllü olma durumu.
GÖNÜLLÜCE
Biraz gönüllü. (gönüllü'ce) Biraz gönüllü olarak.
GÖNÜLLÜK
Düğün arasında iki tarafın birbirine gönderdiği giyim armağanı.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÖNÜLLÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CİVANMERT
Mert yaradılışlı, yüce gönüllü, yiğit.
FAHRİ
Onursal. Gönüllü, karşılıksız.
DERVİŞ
Bir tarikata girmiş, onun kurallarına ve törelerine bağlı kimse, alperen. Alçak gönüllü ve her şeyi hoş gören kimse. Kırlangıç balığının küçüğü. Yoksulluğu, çilekeşliği benimsemiş kimse.
SERGERDELİK
Elebaşılık. Gönüllü asker olma durumu.
KULÜBE
Kerpiç, saman veya ağaçtan yapılmış küçük, basit, ilkel ev. Hayvanlar için yapılmış barınak. Bir yeri beklemekle görevli kimsenin içinde bulunduğu küçük barınak. Alçak gönüllülük göstermek amacıyla "ev" anlamında kullanılan bir söz.
İDDİASIZ
Bir iddiası olmayan. Alçak gönüllü, mütevazı.
HASBİLİK
Gönüllü ve karşılıksız iş yapma, gönüllülük.
MAHVİYET
Alçak gönüllülük.
FAKİRHANE
Düşkünler yurdu. Alçak gönüllülük göstermek için kendi evinden bahsederken kullanılan bir söz.
FAKİR
Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı. Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san. Olması gerekenden az. Zavallı, kimsesiz. Hindistan'da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş.
KALENDER
Gösterişsiz, sade yaşamaktan yana olan, alçak gönüllü kimse, ehlidil, rint. Özensiz, kılıksız bir biçimde. Özensiz giyinmiş, kılıksız kimse. Yalnız birisi hareketli üst üste konulmuş belirli sayıda silindirden meydana gelen ve düzgün yüzeyli kâğıt üretmek için kullanılan bir makine.
LÜTFETMEK
Vermek, ihsan etmek, bağışlamak. Söylemek, bildirmek. İzin vermek, müsaade etmek. Yüksek veya saygın bir kimse alçak gönüllülük göstermek.
HUŞU
Alçak gönüllülük. Tanrı'ya boyun eğme, gönlü korku ve saygı ile dolu olma.
HASBİ
Gönüllü ve karşılıksız yapılan. Sebepsiz yere.
BENDEZADE
Alçak gönüllülük göstererek "benim çocuğum" anlamında kullanılan bir söz.
ESTAĞFURULLAH
İncelik ve alçak gönüllülük göstermek üzere teşekkür edilen veya övülen bir kimsenin söylediği bir söz.
REKREASYON
İnsanların boş zamanlarında, eğlence ve spor amacı ile gönüllü olarak katıldıkları etkinlikler. Bir bölgeyi insanların eğlenme, dinlenme amacıyla kullanabilecekleri bir duruma getirme.
GETTO
Avrupa ülkelerinde Yahudilerin gönüllü olarak veya zorlanarak yerleştirildikleri ve her türlü gereksinimini başka yere gitmeden karşılayabildikleri mahalle, Yahudi mahallesi. Bir yerleşim bölgesinin, aynı şehirden gelen insanların yerleştiği bölümü.
SERGERDE
Kötü, olumsuz işlerde elebaşı. Gönüllü askerlerin başı.
ERDEM
Ahlakın övdüğü iyi olma, alçak gönüllülük, yiğitlik, doğruluk vb. niteliklerin genel adı, fazilet. İnsanın ruhsal olgunluğu.