Sonu GÖMÜ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "gömü" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu gömü ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında gömü olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde gömü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

YILANGÖMÜ

8 harfli kelimeler

ESKİGÖMÜ, SIRAGÖMÜ

7 harfli kelimeler

DÖŞGÖMÜ, KUŞGÖMÜ, YERGÖMÜ

4 harfli kelimeler

GÖMÜ

Bazı kelimelerin anlamları

GÖMÜ

Toprak altına gömülerek saklanmış para veya değerli şeyler, define.

YERGÖMÜ

Ankara kenti, Yenice bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

YILANGÖMÜ

Karaman şehri, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

DÖŞGÖMÜ

Hayvanın ön iki bacağı ile göbek arasındaki etten yapılmış olan pastırma.

SIRAGÖMÜ

Kastamonu şehrinde, Araç ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

ESKİGÖMÜ

Afyon şehri, Bayat ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

KUŞGÖMÜ

Pastırmanın fileto bölümü.

  -   -   -  

Anlamında GÖMÜ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GÖMÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BARBEKÜ

Izgara et pişirmekte kullanılan, genellikle balkonlarda duvar içerisine gömülmüş ocak. Açık alanda mangal kullanılarak et ve deniz ürünlerini pişirme.

DEFİNE

Toprak altına gömülerek saklanmış para veya değerli şeyler, gömü.

GÖMME

Gömmek işi. Mayalı, mayasız, yağlı ya da yağsız olarak yapılmış olan bir tür kül pidesi. Güzün veya kışın ekilen ekin. Defnetme, tedfin. Üzerinde bulunduğu yüzeyin içine gömülmüş olan.

GÖMÜLÜŞ

Gömülme işi.

DEFNOLUNMAK

Ölü gömülmek, toprağa verilmek.

GÖMÜLME

Gömülmek işi.

MEZAR

Ölünün gömülü olduğu yer, kabir, sin, makber, gömüt.

MANTAR

Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel canlıların genel adı (Fungi). Esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tapası, cankurtaran simidi, cankurtaran yeleği, ayakkabı tabanı ve daha birçok şeyin yapımında kullanılan, su geçirmeyen, meşe ağacı tabakası. Balık ağlarını su yüzünde tutmaya veya olta sarmaya yarayan mantar parçası. Uydurma söz, yalan. Mantar hastalığı. Mantar hastalığına neden olan mikroskobik canlı. Hayvanların burun ucu. Kaldırıma araçların park edilmesini engellemek amacıyla zemine gömülmüş mantar biçiminde beton yükselti. Bu tabakadan yapılmış olan şişe tapası. Çocukların özel tabanca ile patlattıkları barutlu madde.

GÖMÜLÜ

Gömülmüş olan, toprak altında saklanmış olan, metfun. Batmış, kaybolmuş.

HAZİNE

Altın, gümüş, mücevher vb. değerli eşya yığını, büyük servet. Kaynak. Gömülü ya da saklıyken bulunan değerli şeylerin bütünü. Değerli şeylerin saklandığı yer. Devlet malının veya parasının saklandığı yer. Devlet malı veya parası. Değerli bir şeyin çok bulunduğu yer. Büyük bağlılık duyulan, değer verilen şey veya kimse. Devletin altın, döviz, bono ve nakit işlemlerini maliye ile birlikte düzenleme görevini üstlenen makam.

DEFİNECİ

Gömü bulmak umuduyla kazı yapan veya yaptıran kimse.

MEKNUZ

Gömülü, saklı.

GÖMÜK

Gömülmüş olan, gömülü.

KEFEN

Ölünün gömülmeden önce sarıldığı beyaz bez, kefen bezi, yakasız gömlek, yakasız mintan.

BATIRMAK

Bir şeyin sıvı veya yumuşak bir maddenin içine gömülmesine yol açmak, batmasını sağlamak. Kirletmek. Yitirmek. Mahvetmek. Bir kimseyi çekiştirip iyice kötülemek. Bir işte kazanç sağlayamaz duruma gelmek.

HÖYÜK

Tarih boyunca türlü nedenlerle yıkılan yerleşme bölgelerinde, yıkıntıların üst üste birikmesiyle oluşan ve çoğu kez içinde yapı kalıntılarının gömülü bulunduğu yayvan tepe. Toprak yığını, küçük tepe.

METFUN

Gömülmüş olan, gömülü.

BATMAK

Bir sıvının üstündeyken içine gömülmek. Yıkılmak, egemenliği sona ermek. Saplanmak. Çökmek. Yok olmak. Dünya'nın dönüşü dolayısıyla Güneş, Ay ve yıldız ufkun altına inmek. Tedirgin etmemesi gereken şeyler tedirgin etmek. Hoşa gitmeyen bir duruma uğramak. Kirlenmek. İflas etmek. Daha kötü bir duruma uğramak. Dokunmak, incitmek.

CENAZE

Kefenlenip tabuta konmuş, gömülmeye hazırlanmış insan ölüsü. Cenaze töreni. Ölü, ölmüş kimse.

MEŞHET

Şehit düşülen yer. Şehidin gömüldüğü yer.