Kelimeler arşivi içinde; sonunda "gömü" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu gömü ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında gömü olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde gömü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YILANGÖMÜ
ESKİGÖMÜ, SIRAGÖMÜ
DÖŞGÖMÜ, KUŞGÖMÜ, YERGÖMÜ
GÖMÜ
GÖMÜ
Toprak altına gömülerek saklanmış para veya değerli şeyler, define.
YILANGÖMÜ
Karaman şehri, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
DÖŞGÖMÜ
Hayvanın ön iki bacağı ile göbek arasındaki etten yapılmış olan pastırma.
ESKİGÖMÜ
Afyon şehri, Bayat ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
YERGÖMÜ
Ankara kenti, Yenice bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KUŞGÖMÜ
Pastırmanın fileto bölümü.
SIRAGÖMÜ
Kastamonu şehrinde, Araç ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÖMÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HAZİNE
Altın, gümüş, mücevher vb. değerli eşya yığını, büyük servet. Kaynak. Gömülü ya da saklıyken bulunan değerli şeylerin bütünü. Değerli şeylerin saklandığı yer. Devlet malının veya parasının saklandığı yer. Devlet malı veya parası. Değerli bir şeyin çok bulunduğu yer. Büyük bağlılık duyulan, değer verilen şey veya kimse. Devletin altın, döviz, bono ve nakit işlemlerini maliye ile birlikte düzenleme görevini üstlenen makam.
DEFİNE
Toprak altına gömülerek saklanmış para veya değerli şeyler, gömü.
GÖMME
Gömmek işi. Mayalı, mayasız, yağlı ya da yağsız olarak yapılmış olan bir tür kül pidesi. Güzün veya kışın ekilen ekin. Defnetme, tedfin. Üzerinde bulunduğu yüzeyin içine gömülmüş olan.
DEFNOLUNMAK
Ölü gömülmek, toprağa verilmek.
HÖYÜK
Tarih boyunca türlü nedenlerle yıkılan yerleşme bölgelerinde, yıkıntıların üst üste birikmesiyle oluşan ve çoğu kez içinde yapı kalıntılarının gömülü bulunduğu yayvan tepe. Toprak yığını, küçük tepe.
KEFEN
Ölünün gömülmeden önce sarıldığı beyaz bez, kefen bezi, yakasız gömlek, yakasız mintan.
MEKNUZ
Gömülü, saklı.
GÖMÜLME
Gömülmek işi.
GÖMÜK
Gömülmüş olan, gömülü.
METFUN
Gömülmüş olan, gömülü.
MEZAR
Ölünün gömülü olduğu yer, kabir, sin, makber, gömüt.
CENAZE
Kefenlenip tabuta konmuş, gömülmeye hazırlanmış insan ölüsü. Cenaze töreni. Ölü, ölmüş kimse.
MANTAR
Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel canlıların genel adı (Fungi). Esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tapası, cankurtaran simidi, cankurtaran yeleği, ayakkabı tabanı ve daha birçok şeyin yapımında kullanılan, su geçirmeyen, meşe ağacı tabakası. Balık ağlarını su yüzünde tutmaya veya olta sarmaya yarayan mantar parçası. Uydurma söz, yalan. Mantar hastalığı. Mantar hastalığına neden olan mikroskobik canlı. Hayvanların burun ucu. Kaldırıma araçların park edilmesini engellemek amacıyla zemine gömülmüş mantar biçiminde beton yükselti. Bu tabakadan yapılmış olan şişe tapası. Çocukların özel tabanca ile patlattıkları barutlu madde.
GÖMÜLÜŞ
Gömülme işi.
DEFİNECİ
Gömü bulmak umuduyla kazı yapan veya yaptıran kimse.
BATIRMAK
Bir şeyin sıvı veya yumuşak bir maddenin içine gömülmesine yol açmak, batmasını sağlamak. Kirletmek. Yitirmek. Mahvetmek. Bir kimseyi çekiştirip iyice kötülemek. Bir işte kazanç sağlayamaz duruma gelmek.
GÖMÜLÜ
Gömülmüş olan, toprak altında saklanmış olan, metfun. Batmış, kaybolmuş.
BARBEKÜ
Izgara et pişirmekte kullanılan, genellikle balkonlarda duvar içerisine gömülmüş ocak. Açık alanda mangal kullanılarak et ve deniz ürünlerini pişirme.
MEŞHET
Şehit düşülen yer. Şehidin gömüldüğü yer.
BATMAK
Bir sıvının üstündeyken içine gömülmek. Yıkılmak, egemenliği sona ermek. Saplanmak. Çökmek. Yok olmak. Dünya'nın dönüşü dolayısıyla Güneş, Ay ve yıldız ufkun altına inmek. Tedirgin etmemesi gereken şeyler tedirgin etmek. Hoşa gitmeyen bir duruma uğramak. Kirlenmek. İflas etmek. Daha kötü bir duruma uğramak. Dokunmak, incitmek.