Kelimeler arşivi içinde; başında "gölü" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. gölü ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu gölü ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gölü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GÖLÜNCÜR
GÖLÜCÜK, GÖLÜCÜR, GÖLÜKCÜ, GÖLÜMBE, GÖLÜMEK, GÖLÜMEZ, GÖLÜSTÜ
GÖLÜK
GÖLÜ
GÖLÜ
Peynir ve ayran süzmeye yarayan tekne.
GÖLÜKCÜ
Hayvancılıkla uğraşan. Katırcı.
GÖLÜCÜK
Eşekcik.
GÖLÜCÜR
Gövdesi ve yaprakları yapışkan bir ot.
GÖLÜMBE
Suda kaynatılmış buğday, mısır, fasulye, nohut ve benzerleri tahıllar.
GÖLÜNCÜR
Tahıl içinde bulunan bir çeşit bitki tohumu.
GÖLÜMEZ
Taze süt. Koyun sütünden yapılan bir çeşit yemek.
GÖLÜMEK
Asma dalını kütüğünden koparmadan, köklenmek üzere yere gömmek, daldırmak.
GÖLÜK
Yük taşıyan ve binilen at, eşek, beygir, katır vb. hayvan.
GÖLÜSTÜ
Bitlis kenti, Adilcevaz ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÖLÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ULAÇLI
Katırcı, yük hayvanı kiracısı: Gölüğü güçlü ulaçlıya Bağdat komşu kapısıdır. Malatya ili, Taşdelen bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
SIVAT
Sulak ve otu bol otlak. Çardak. Öküz. Çay, dere kıyılarında hayvanların su içmesine elverişli yer. Mandaların yattığı çamur gölü. Sıfat, kılık. Surat.
BATİLİMNETİK
Bir gölün derin sularına ait olan.
GÖLLÜK
Gölü olan (yer).
TİTİREMEK
Sarmak, kaplamak, örtmek : Gölün üstünü buz titiredi. Eski türkçe titremek: titremek; çok ilgi göstermek. Titremek, üşümek.
EYRES
Genellikle Eğridir gölünde bulunan bir çeşit tatlı su balığı.
LUT
Ürdün ve İsrail arasındaki büyük bir gölün adı. Hz. İbrahim'in yeğeni olan peygamberin adı.
KOY
Denizin, gölün küçük girintiler biçiminde karaya doğru sokulduğu bölümü.
TIRAKA
Kuzu ya da koyun başlıklarına dikilen küçük çıngırak. Buz tutan gölün buzlarını kırmaya yarayan ağaç parçası. 1.Bakırların son perdah verilmiş durumu. 2.Bakırlara son perdahını veren araç. Eski evlerin kapısındaki sürgüler. Çalım, kibir. İriyarı (insan için). Muska biçimindeki kâğıtlara barut konulup törenlerde patlatılan bir çeşit fişek. Oda duvarlarındaki lamba konulan küçük sergen. Bakırcılıkta bakıra son perdah vermeye yarayan araç. Hayvanların boynuna takılan çan. Buz tutan gölde kayığın ilerlemesi için yol açmakta kullanılan ağaç. Lamba, çiçek ve benzerleri konulan küçük raf. Gürültü. Tırkaz, kapı ardına sürülen ağaç.
İLİ
Ilık. Sıcak pekmez. Gelişigüzel dikiş. Buz tutan gölün donmayan yeri: İlide kuşlar varmış. Zayıf. Hayalet, cin, peri.
İNFRALİTORAL
Bir gölün köklü bitkilere sahip olan derin tabakası.
GINDIR
Eğridir gölünde yetişen bir çeşit balık. Boğuk boğuk, burnundan konuşan kişi.
GÖLAYAĞI
Bir gölün artan sularını denize, başka bir göle ya da bir ırmağa taşıyan akarsu.
SÜPHAN
Doğu Anadolu'da Van Gölü'nün kuzey kıyısındaki sönmüş volkanik dağ.
EĞREZ
Eğirdir Gölü'nde yaşayan bir balık.
BÖGET
Önü tutulmuş su. Havuz. Gölün derin yeri. Suyun önüne çekilen set, bent. Su birikintisi.
KABUKLANMA
Kabuklanmak işi. Bir lav akıntısı veya bir lav gölü yüzeyinin katılaşması. Isıtılmış metallerin yüzeylerinde, oksit örtüsü oluşması olayı. Bir lav akıntısı ya da bir lav gölü yüzeyinin katılaşması.
LİMNODROM
Bir göl içerisinde, gölün bir bölgesinden diğerine göç eden.
KEMFERT
Kaliforniya'da Searlen gölü sularındaki potasyum klorüre verilen ad.