Kelimeler arşivi içinde; başında "guz" olan, toplam 33 adet kelime bulunmaktadır. guz ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu guz ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde guz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GUZULDAMAK, GUZUKULAĞI, GUZUGULAĞI
GUZULGURT
GUZELLOH, GUZENİĞİ, GUZUDİŞİ, GUZLAMAK
GUZGEÇE, GUZULUH, GUZGURT, GUZULUK, GUZLACI, GUZLAÇI
GUZKAÇ, GUZLUK, GUZİNE, GUZYER, GUZGUN, GUZZIK, GUZZİH, GUZZİK
GUZUN, GUZLE, GUZÜN, GUZUK, GUZİK, GUZEY, GUZEL, GUZAY
GUZ
Gölgelik, güneş almayan yer. Sonbahar. Yaz geceleri davarların ayak- larıyle eşeleyip yaptıkları yatılacak yer. Engebeli yer. Ceviz. Kambur. Güz, sonbahar. Kuzeyde kalan. Güneş almayan yer. Güz ayı. Göz.
GUZULDAMAK
Köpek korkudan ya da hastalıktan inlemek.
GUZUKULAĞI
Kayalık ve fundalık yerlerde yetişen, ekşi yaprakları olan bir bitki.
GUZLAÇI
Eski türkçe kuzu+la-çı: Yavrulamak üzere olan büyükbaş hayvan.
GUZULUH
Kuzuların hepsi. Kuzuluk; otlağa giden kuzu sürüsü.
GUZGEÇE
Gölgelik, güneş almayan yer.
GUZUGULAĞI
Kayalık ve fundalık yerlerde yetişen, ekşi yaprakları olan bir bitki.
GUZLAMAK
At, eşek ve benzerleri hayvanlar doğurmak. Eski türkçe kuzu+lamak: Yavrulamak, kuzulamak. Doğurmak (hayvanlar için).
GUZUDİŞİ
Küçük taneli dolu. Yüz yaşını geçen ihtiyarlarda çıkan diş.
GUZLACI
Gebe hayvan. Doğuracak hayvan, gebe.
GUZULGURT
Bir beddua (kızıl kurt).
GUZKAÇ
Üç köşeli kadın başörtüsü.
GUZULUK
Küçük kuzuların kapatıldığı yer.
GUZELLOH
Güzellik.
GUZGURT
Küçük cins palamut: Bu sene guzgurtların pelidi yok. Meşe ağacının ve çalıların kökü.
GUZENİĞİ
Kuzu.
Bu bölümde tanımı içerisinde GUZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GOZEL
Güzel. Buğday, toprak ve benzerleri şeyler elenen iri gözlü büyük kalbur. Güzel, karşılığı gözel, guzel.
GÖZEL
Güzel. Buğday, toprak ve benzerleri şeyler elenen iri gözlü büyük kalbur. Eski türkçe közemek: güzel. Güzel, karşılığı gozel, guzel.
ALTAYİSTİK
Altay grubuna giren Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Japon ve Korelilerin dil, edebiyat, kültür ve tarihleriyle uğraşan bilim dalı.
TUNGUZCA
Tunguz dili. Bu dille yazılmış olan.
UĞUZ
Ahmak, bön, saf. Uyuşuk. Kaba. Başıboş, serseri. Uslu, akıllı, uysal. Anlayışsız, bunak. Eski türkçe oguz: Oğuz; bilgisiz, beceriksiz; cahil, saf. "Eski zaman uğuzları." (Kemah-Kömür). Oğuz, cahil; esgi zaman uğuzlari.
ALTAYCA
Altay Türkçesi. Bu Türkçeyle yazılmış olan. Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Kore ve Japon dillerinin kendisinden türediği varsayılan ana dil.