Kelimeler arşivi içinde; sonunda "gon" olan, toplam 25 adet kelime bulunmaktadır. Sonu gon ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında gon olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde gon olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KIRIŞGON, GLÜKAGON, GLUKAGON
ARKEGON, PROAGON, PERİGON, AVUTGON, POLİGON
SARGON, BERGON, DİRGON, OVOGON, JARGON, PİŞGON, FURGON, DRAGON
ZEGON, VAGON, ZAGON, ARGON, AVGON, AFGON, ZİGON
AGON
GON
GON
Kavun. Gön, tabaklanmış deri. Yaş büyükbaş hayvan derisi, karşılığı gön. Gön. Soba. (Saraycık Bozüyük Bilecik). meydana gelen ve eşeylik gözelerine değişen 4 oğul gözenin herbiri.
FURGON
Yolcu katarlarına eklenen yük vagonu.
BERGON
İki üzüm bağının arasında kalan kısım, üzüm bağının kenarları. Toprak ve taştan yapılmış duvar.
OVOGON
Su yosunu, mantar gibi ilkel bitkilerde dişi cinslik hücresi.
ARKEGON
Eğrelti otlarında, bütün kara yosunlarında, bazı su yosunlarında ve açık tohumlularda görülen dişilik organı.
SARGON
Bir çeşit kılıç balığı.
PİŞGON
Hamur tahtası.
DİRGON
Harmanda sapları yaymaya yarayan demir ya da tahtadan yapılmış ucu çatallı tarım aygıtı.
JARGON
Aynı meslek veya topluluktaki insanların ortak dilden ayrı olarak kullandıkları özel dil veya söz dağarcığı.
GLÜKAGON
Pankreas tarafından üretilerek kana verilen, kandaki şeker miktarının düşmesini engelleyen bir hormon.
KIRIŞGON
Orta yürüyüşlü : Ahmet'in atı kırışgondur.
POLİGON
Atış yeri. Çokgen.
AVUTGON
Aldatıcı, avutucu.
PERİGON
Bir çenekli çiçeklerde, çanak ve taç yaprak farklılaşması olmadığı zaman, çiçek örtü yapraklarının hepsine birden verilen isim.
PROAGON
Antik Yunanistan'da düzenlenen Büyük Diyonizya şenliklerinden iki gün önce düzenlenen törene verilen ad.
GLUKAGON
Pankreasın Langerhans adacığındaki alfa hücrelerinden salgılanan, yağ dokusunda lipit hidrolizi, karaciğer hücrelerinde glikojen parçalanmasını ve glikoz sentezini uyararak kandaki şeker miktarının düşmesini engelleyen 29 amino asitlik bir hormon. Karaciğerde, glikojen yıkımını ve karbonhidrat olmayan maddelerden glikoz oluşumunu uyararak kan şeker düzeyini yükselten, yağ dokuda yağların yıkılması ve anti-insülin etkinliği olan, pankreasın Langerhans adacıklarının alfa hücreleri tarafından salgılanan, hipoglisemi ve büyüme hormonu tarafından salınımı artan ve 29 amino asit içeren bir polipeptit hormon, hiperglisemik hormon.
Bu bölümde tanımı içerisinde GON geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AMİGOLUK
Amigonun yaptığı iş.
KULLANIŞLI
Rahatça kullanılabilen, ergonomik.
ELVERİŞLİ
Uygun, müsait. İşe yarayan, ergonomik.
BEGONYA
Begonyagillerden, dekoratif yaprakları ve renkli çiçekleri olan, pek çok çeşidi bulunan sıcak ülke bitkisi (Begonia).
KOMPARTIMAN
Yolcu trenlerinde vagonların bölmelerle ayrılmış bölümlerinden her biri.
GONDOLCULUK
Gondolcunun yaptığı iş.
ARGONOT
Kafadan bacaklılardan, salyangoz kabuğu biçiminde kabuğu olan ve ahtapota benzeyen bir hayvan (Argonauta argo).
AR
100 m² değerinde yüzey ölçü birimi. Argon elementinin simgesi. Utanma, utanç duyma.
DÜŞMANLIK
Düşmanca duygu veya davranış, yağılık, hasımlık, adavet, muhasamat, husumet, antagonizm.
KONDÜKTÖR
Yolcu trenlerinde biletleri denetleyen ve vagon işlerine bakan görevli.
BARKAROL
Venedik gondolcularının söz ve müziği önceden yazılmadan içlerinden geldiği gibi söyledikleri şarkı. Ritmi üç zamanlı müzik eseri.
BEGONYAGİLLER
İki çeneklilerden, örneği begonya olan bir bitki familyası.
KÖŞEGEN
Bir çokgende ardışık olmayan veya birçok yüzlüde aynı düzlem üzerinde bulunmayan iki köşe arasına çekilen çizgi, kutur, diyagonal.
ÇOKGEN
Açı oluşturacak biçimde üç ve üçten çok kenardan oluşan kapalı şekil, poligon.
DÜŞMAN
Birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kimse, yağı, hasım, antagonist, dost karşıtı. Aralarında birbirleriyle çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlık olan taraflar. Bir şeyi büyük ölçüde kullanıp tüketen kimse. Birbirleriyle savaşan devletler ve bu devletlerin asker, sivil bütün uyrukları. Bazı şeylerden nefret eden, tiksinen kimse. Bir şeyin yaşamasına, barınmasına engel olan (güç, tutum vb.).
GONDOLCU
Gondol çalıştıran kimse.
KASA
Para veya değerli eşya saklamaya yarayan çelik dolap. Birbiri üzerine istif edilerek yüksekliği ayarlanabilen atlama aracı. Ticarethanelerde para alınıp verilen yer. Basımcılıkta dizgi harflerinin konulduğu gözlerden oluşan tabla. Bazı oyunlarda oyunu yönetme veya para karşılığında fiş verme işi. Kapı ve pencerelerin sabit olarak tutturulduğu asıl çerçeve. Varlıklı kişinin harcamalarını yapan kimse. Tahta veya sentetik maddelerden yapılmış, dört köşe, sağlam ambalaj parçası, sandık. Vagon, kamyon veya traktörün yük taşımak için şasiye bağlanmış üst bölümünü oluşturan parça.
GARDIFREN
Trenlerde vagon frenlerini işleten kimse.
ÇOBANDEĞNEĞİ
Karabuğdaygillerden, beyaz veya pembe çiçekli, yürek biçimi yapraklı, otsu bir kır bitkisi (Polygonum aviculare).
EJDERHA
Türlü biçimlerde tasarlanan korkunç bir masal canavarı, ejder, dragon.