Kelimeler arşivi içinde; sonunda "glikan" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu glikan ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında glikan olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde glikan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PEPTİDOGLİKAN
HETEROGLİKAN, PROTEOGLİKAN
HOMOGLİKAN
ANGLİKAN
GLİKAN
GLİKAN
Tek tip ya da farklı tip monosakkaritlerin glikozit bağlarıyla bağlanmasıyla oluşan polimer; homopolisakkarit (homoglikan), heteropolisakkarit (heteroglikan). Tek tip veya farklı tip monosakkaritlerin glikozidik bağlarla bağlanmasıyla oluşan düz zincirli veya dallanmış polimer.
HOMOGLİKAN
Homopolisakkarit.
PROTEOGLİKAN
Bağ dokusunun zemin maddesinde bolca bulunan, çeşitli glikozaminoglikanların proteinlere kovalent bağlarla bağlanması ile oluşan tüp fırçası şeklindeki kompleks. Mukopolisakkaritlerin bir protein molekülüne bağlanmasıyla oluşan molekül.
HETEROGLİKAN
Heteropolisakkarit.
ANGLİKAN
İngiliz kilisesine bağlı olan kimse.
PEPTİDOGLİKAN
Bakteri hücre duvarlarında, uzun polisakkarit zincirlerinin kısa peptitlerle enine bağlandığı büyük bir makromolekül grubu. Uzun polisakkarit zincirlerinin kısa peptitlerle enine bağlandığı büyük moleküler grup. Bakteri hücre duvarında bulunan ve bakteriyi ozmotik lizizden koruyan esas katman. Gram pozitif bakterilerde hücre duvarının esasını ve en önemli kısmını oluşturan N-asetilglukozamin ve N-asetilmuramik asidin bir peptide kovalent bağlarla bağlanmasıyla oluşan polimer.
Bu bölümde tanımı içerisinde GLİKAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AGREKAN
Yüz otuz kadar kondroitin sülfat ve keratan sülfat, glikozaminoglikan zincirinin bağlandığı 210000 mol ağırlığında, kıkırdakta bulunan bir proteoglikan.
OSTEOİT
Yeni sentezlenmiş, henüz kalsifiye olmamış kemik matriksi. Osteoblastların salgıladığı henüz kalsifiye olmamış kemik matriksi. Kemik benzeri. Kemik dokusunun organik kısmını oluşturan, proteinlerin karışımından oluşan ve osteoblastlar tarafından üretilen temel madde. Organik maddeler kollajen ile glikoproteinler ve proteoglikanlardan oluşur. Bu dokuda osteoblastlar salgıladıkları madde içerisinde yer alırlar.
PERLEKAN
Bazal laminada bulunan ve heparan sülfat kapsayan, 2-15 kadar glikozaminoglikan zincirinin bağandığı ve molekül ağırlığı 600000 olan proteoglikan.
ARKEBAKTERİLER
Monera içinde gerçek peptidoglikan yapılan olmayan ve bazı özellikleri bakımından bakterilerden ayrı bir grup olarak tanımlanan, aşırı sıcak, aşırı tuzlu ortamlarda yaşayabilen mikroorganizmalar. Hücre duvarlarında peptidoglikan katman bulunmayan ve karakteristik ribozomal RNA baz sırasıyla gerçek bakterilerden ayrılan yoğun tuz içeren sıvı ortamda, yüksek ısıda, aerob, anaerob veya fakültatif koşullarda yaşayabilen prokaryot organizmalar.
HEPARİN
Evcil hayvanların ak ve kara ciğerlerinden elde edilen ve kanın pıhtılaşmasını önleyen madde. Kan pıhtılaşmasını önleyen, tromboz hâllerinin tedavisinde kullanılan ve özellikle karaciğerde bol miktarda bulunan doğal bir madde. Yapıca, asidik mukopolisakkarit nitelikteki glikozaminoglikan zincirlerinin bir karışımı olan, fizyolojik olarak masthücreleriile kandaki bazofiller tarafından salınan ve sığır akciğeri ve domuz ince bağırsağından saflaştırılarak elde edilen, kanda normalde etkisiz bir biçimde bulunan antirombin 3 adlı bileşiği etkinleştirmesi sonucunda tüm pıhtılaşma faktörlerinin baskılanmasına bağlı olarak pıhtılaşmanın önlenmesini sağlayan, sindirim kanalından emilmediği için sadece parenteral yolla kullanılan sülfatlanmış glikozaminoglikan yapısında bir bileşik. Karaciğerde ve diğer bazı dokularda bulunan bir madde olup trombin meydana gelmesini ya da çalışmasını önler.
PROTESTANLIK
Protestan olma durumu. Anglikan, Lüterci, Kalvenci gibi türlü kolları içine alan, papanın dinî başkanlığını ve Katolik kurallarını tanımayan kilise birliği.
MUKOARTERİTİS
Kalpte sol kulakçığın endokardiyumunun altında ve büyük damarların intimasında glikozaminoglikanların birikimiyle belirgin dejeneratif hastalık. Üremili ve yağdan zengin rasyonla beslenen köpeklerde görülür.
HOMOPOLİSAKKARİT
Nişasta, selüloz gibi aynı tip monosakkarit monomerlerinden oluşmuş, dallanmış veya tek zincir durumunda olan polisakkarit, homoglikan.
SERGLİSİN
Beyaz kan hücrelerinin salgı keseciklerinin etrafında bulunan, 20000 molekül ağırlığında, kondroitin sülfat ve dermatan sülfat kapsayan bir proteoglikan.
LİZOZİM
Yumurta akı ve gözyaşı gibi farklı kaynaklardan izole edilebilen ve DNA çalışmalarında bakteri hücre duvarındaki mukopolisakkaritleri parçalayan bir enzim. Bakterinin hücre duvarında bulunan peptidoglikanı parçalayarak antibakteriyel etki gösteren, göz yaşında, mukusta, tükürükte ve fagositik hücre granüllerinde bulunan bir enzim. Gözyaşında, burun salgısında, salyada, dokularda, mide salgısında, sütte veya yumurta beyazında bulunan, proteoglikanlar ve glikozaminoglikanlar içindeki N-asetil-nöraminik asidin beta-1, 4 bağlarını hidrolize eden ve gözyaşında, burun salgısında birçok Gram pozitif aerobik bakterinin hücre duvarını yıkan bakterisit etkili bir enzim, muramidaz. Bakterileri öldürdüğü için vücut antibiyotiği olarak değerlendirilir.
ARCHAEOBACTERİA
Peptidoglikandan yoksun prokaryot organizmalar.
MUKOPOLİSAKKARİT
Glikozaminoglikan.
EUBACTERİA
Peptidoglikan duvarı bulunan prokaryot organizmalar.
DEKORİN
Bağ dokusunda bulunan tip I kollagen ve TGF-ß faktörünü bağlamakla görevli, 40000 molekül ağırlığında bir proteoglikan.
OTOLİZİN
Bakterilerde bulunan, peptidoglikan yapısına etkili olan, hücrenin üreme ve bölünmesinde önemli rol oynayan ve özellikle ölü hücrenin erimesine yol açan, glikozidazlar, amidazlar ve peptitazları kapsayan bir grup hidrolitik enzim. Bakterilerde bulunan, özellikle ölü hücrenin lizisine yol açan, glikozidazlar, amidazlar ve peptitazları kapsayan, peptidoglikan yapısına etkili olan, hücrenin üreme ve bölünmesinde önemli rol oynayan bir grup hidrolitik enzim.
POLİSAKKARİT
Monosakkarit birimlerinin dallı ya da hat şeklinde birleşmesi ile oluşan, nişasta, glikojen, glikan ve benzerleri gibi yüksek molekül ağırlıklı karbohidrat sınıfı. Çok sayıda monosakkarit molekülünün birleşmesinden oluşan kompleks yapıdaki organik bileşik. Genellikle on monosakkarit ünitesinden daha fazla monosakkaritin glikozidik bağlarla bağlanmasıyla oluşan düz zincirli veya dallanmış, nişasta, glikojen, selüloz, inulin gibi yüksek molekül ağırlıklı karbohidrat sınıfı.
KERATON
D-galaktoz ve N-asetil D-glukozamin içeren sülfatlı disakkaritlerin yinelenmesiyle oluşan kıkırdak ve diğer bağ dokularında bulunan bir glikozaminoglikan, keratosülfat.
KERATAN
D-galâktoz ve N-asetil D-glikozamin içeren sülfatlı disakkaritlerin tekrarlanmasıyla oluşan, kıkırdak ve diğer bağ dokularında keratan sülfat olarak bulunan bir glikozaminoglikan.
OSTEOBLAST
Primer kemik dokusunu meydana getiren, kemik matriksinin organik maddesini sentezleyen öncü kemik hücresi. Kemikte osteoit adı verilen kireçleşmemiş temel maddeyi salgılayan ve daha sonraları etkinliklerini azaltarak osteositlere dönüştüren yassı, eozinofilik, kemik yapıcı hücre. Kemik meydana getiren göze; özellikle genç kemiklerde bulunur. Primer kemik dokusunu meydana getiren, kemik matriksinin organik maddesini (glikozaminoglikanlar ve kollagen tip I) sentezleyen kemik hücresi.