Sonu GİYİNMEK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "giyinmek" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu giyinmek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında giyinmek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde giyinmek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

GİYİNMEK

Giymek. Giysiyi belli bir yerden almak veya belli bir yerde diktirmek. Ağır bir söze veya davranışa, sesini çıkarmadan içerlemek.

  -   -   -  

Anlamında GİYİNMEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GİYİNMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

URMAK

Vurmak. Çalmak. Kuyudan su çekmek için kullanılan ağaç kova. Vurmak (bk. vurmak). Çalmak, söylemek. Vurmak, çarpmak. Vurmak, baskın yapmak, gasp ve yağma etmek. Belli bir sesi yüksek olarak çıkarmak, haykırmak. Giydirmek, giyinmek, takmak. Vazetmek, koymak. Sokmak, batırmak, delmek, yaralamak. Nişan alarak atmak. İfade etmek, beyan etmek, bildirmek. Sürmek. 1. Tesir etmek.

TUNTUR

Yeni, temiz, düzenli (giyinmek için): Bu köyün insanları hep tuntur giyiniyor. Yakışıklı.

GEYNAMAK

Giyinmek.

KUŞANMAK

Beline kuşak, kılıç, kemer vb. şeyler bağlamak. Giyinmek.

GİYECEKLENMEK

Giyinmek, üzerine giyecek almak.

GİRİNMEĞ

Giyinmek.

URUNMAK

Giyinmek. Takınmak. Konulmak, oturtulmak, takılmak.

GEÇİRMEK

Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Zaman harcamak. Giymek, giyinmek. Birine kötü söz söylemek. Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak. Herhangi bir durumu yaşamış olmak. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Etmek, yapmak. Hastalık bulaştırmak. Vurmak.

VURUNMAK

Kendine vurmak. Giyinmek, örtünmek. Koymak.

KEYMEK

Giymek. Koymak. Giymek, giyinmek.

GUŞANMAK

Kuşanmak. Giyinmek, kuşanmak. Eski türkçe koşmak kuşanmak. Kuşanmak, giyinmek.

GEYİNMEK

Alay etmek: Ayşe Fatma'yı geyiniyor. Cezalanmak. Giyinmek.

GİYİNİVERMEK

Çabucak veya kısa sürede giyinmek.

GİYİNME

Giyinmek işi.

ZARLANMAK

Acıdan inlemek, ah vah ederek yaşamak. Çarşaf giyinmek, çarşaflanmak. Ağlayıp sızlamak.