Kelimeler arşivi içinde; başında "giden" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. giden ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu giden ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde giden olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GİDEN
Çevre, etraf, taraf: Şu gidenlere kurt inmiş. Geçen: Giden ay. İçel ilinde, Çamlıyayla ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
GİDENEK
Bir süreç ya da gidişi yöneten işlem ya da kurallar bütünü.
GİDENNERDE
Geçmiş günlerde anlamında kullanılır.
Bu bölümde tanımı içerisinde GİDEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÜNÜRCÜ
Kız istemeye giden kimse, görücü.
BRONŞ
Soluk borusunun akciğerlere giden iki kolundan her biri ve bunların dalları.
BERDEVAM
Sürmekte olan, sürüp giden.
BEDEL
Değer, fiyat, kıymet. Askerlik yapmamak veya yapılacak süreyi kısaltmak isteyenlerin devlete ödedikleri para. Bir ücret karşılığında çalışan kimse. Eşit, denk. Bir şeyin yerini tutabilen karşılık. Başkasının adına ve onun parası ile hacca giden kimse.
BATAKHANE
Gidenlerin dolandırıldığı veya kötü bir durumda bırakıldığı yer. İşlerin zamanında ve gereğince yapılmadığı yer.
EŞKİNCİ
Savaşa giden eyalet askeri.
BİTİRİM
Çok hoşa giden (kimse). Açıkgöz, işini bilen kimse. Kumar oynama, uyuşturucu alıp satma, dolandırıcılık yapma vb. işlerde deneyimli (kimse).
APIŞIK
Yorgun, güçsüz. Şaşkın. Kuyruğunu apış arasına alarak yılgın yılgın giden (hayvan).
CIVMAK
Hızla giden bir şey bir yere çarpıp yön değiştirmek, sekmek, sapmak, inhiraf etmek. Sapmak, yol değiştirmek, amaçtan şaşmak, çavmak.
ÇALIK
Çarpık. Yüzünde çıban veya yara yeri olan. Yan yan giden. Koyunlarda çiçek hastalığı. Çalgın. Verev kesilmiş. Adı defterden silinmiş. Doğal olmaktan uzaklaşmış, kendi renginden olmayan. Çıban yeri.
EKİCİ
Herhangi bir tarım ürününü üreten, tarımla uğraşan çiftçi. Birini uydurma bir sebeple bırakıp giden, atlatan kimse.
ALAY
Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.
EŞKİNLİ
Hızlı ve düzenli giden (at).
EĞLENCELİ
Eğlendiren, hoşa giden.
CİNSİLATİF
Güzel, alımlı, hoşa giden kadın.
CİCİ
Sevimli, cana yakın, hoş, güzel, hoşa giden.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
DOLAMBAÇ
Dolanarak giden, dönerek uzanan yolun kıvrıntısı. Başlık. İç kulak.
DOLAŞIK
Karışık (saç, ip vb.). Amacını doğrudan doğruya değil de dolayısıyla sezdiren. Kolay çözülmeyecek veya içinden çıkılmayacak derecede karışık. Dolaşarak giden (yol).
ÇAĞRICI
Çağırma işini yapan, çağırmak için giden kimse, davetçi. Mübaşir. Sahnede oyuncuları takdim eden kimse.