Sonu GEÇİRGEN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "geçirgen" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu geçirgen ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında geçirgen olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde geçirgen olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

GEÇİRGEN

Gaz, sıvı vb.ni içinden kolaylıkla geçiren. Sıvıların geçmesine elverişli (kayaç), geçirimli.

YARIGEÇİRGEN

Kimi özdecik ya da yükünleri geçirip kimilerini geçirmeyen (zar, ekran vb.).

  -   -   -  

Anlamında GEÇİRGEN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GEÇİRGEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KOLLOİT

Yarı geçirgen zarlardan kolayca geçemeyen yüksek molekül ağırlıklı büyük moleküller. Çözücü sıvıda küçük tanecikler durumunda dağılmış madde. Tiroit folikülünde bulunan jel benzeri madde, tiroit kolloit. Jelatine benzer, tutkalımsı. Tutkal kıvamında madde. Tiroit bezi foliküllerini dolduran jel kıvamındaki madde; tiroit bezi salgısı. Partikül büyüklüğü nanometreyle mikrometre arasında olan, sıvı içinde dağılmış, zamk veya jelatin niteliğinde mikroskobik parçacıklar.

LENFOKİN

Lenfositler tarafından salgılanan ve bağışıklık sistemi hücreleri arasında sinyal görevi yapan, aktive edici maddeler. T-lenfositler tarafından salgılanan sitokin. Damar geçirgenliği ve makrofajların yangı bölgesine gelmelerini, kalmalarını ve fagositoz yapmalarını sağlayan, hücresel bağışıklıkta önemli rol oynayan, lenfositler tarafından salgılanan kimyasal aracı.

DEPOLARİZASYON

Zar boyunca elektrik potansiyel farkının azalması. Uyarılabilir hücre zarının uyarılması sonucu, zarın seçici geçirgenliği kaybetmesiyle, negatif istirahat potansiyelinin pozitif yönde yükselmesi. Zarda polarize durumun bozulması. Kutuplaşmayı nötrleştiren eylem veya süreç.

ANJİYOÖDEM

İmmunolojik reaksiyonlar sonucu, deride dermisin derin kısımlarında ve deri altı ve submukozal dokularda ani ve geçici, ağrısız, şişkinliklerle birlikte, kılcal damarların genişlemesi, geçirgenliğinin artması ve yerel ödemle belirgin damar reaksiyonu, anjiyonörotik ödem, dev ödem, dev kurdeşen, Quincke ödemi. Ürtikerden değişimlerin dermisin yüzeysel kısımlarında olmasıyla ayırt edilir ve tamamen aynı neden ve mekanizmalarla oluşur. Çoğunlukla atlarda ve köpeklerde, ara sıra domuzlarda ve ender olarak da kedi ve geviş getirenlerde rastlanır.

GEÇİŞME

Geçişmek işi. Yarı geçirgen bir çeperin iki yanına yerleştirilmiş, derişikliği farklı iki sıvıdan oluşan yer değiştirme olayı, hulul, ozmoz. Moleküllerin kinetik enerjileri sebebiyle çok yoğun bir bölgeden az yoğun bir bölgeye hareketleri, difüzyon.

ABSORBANS

Bir ışığın absorblayıcı ortamdan geçmeden önceki şiddetinin geçtikten sonraki şiddetine oranı. Geçirgenliğin negatif logaritması, optik dansite. Bir ışık demeti bir maddeden geçerken ışığın madde tarafından emilen kısmı, geçirgenliğin negatif logaritması, optik yoğunluk, soğurganlık, OD.

DİYALİZ

Vücut sıvılarındaki istenmeyen maddelerin yarı geçirgen zar aracılığıyla vücuttan uzaklaştırılması temeline dayanan bir çözümleme veya arıtma yöntemi.

KÜTİN

Bitkilerin kütiküllerini oluşturan, geçirgen olmayan, bal mumu yapısında madde.

GEÇİRİMÖLÇER

Demirmıknatıssal nesnelerin ortalama mıknatıssal geçirgenliğini ölçmeye yarayan aygıt.

GEÇİRİMLİLİK

Geçirgenlik.

İLETMEZ

Isıl ya da kıvıl geçirgenliği olmayan (özdek. nesne vb.). İletken olmayan, belirli ölçüde yalıtkanlık gösteren.

HEMODİYALİZ

Geçirgen bir zardan süzerek zehirli artıkları ayıklamak ve kanı temizlemek için kullanılan tedavi yöntemi.

İYONOFOR

Özel br iyona karşı zar geçirgenliğini artıran herhangi bir bileşik. Özgün bir iyona karşı hücre zarının geçirgenliğini artıran ilaç ve benzerleri molekül.

GEÇİŞİM

Geçişme işi, tedahül. Belirli bir işi yapma yeterliliğinin ilişkili veya bağlantılı başka bir işi yapma sonucunda artması, intikal. Yarı geçirgen bir zarla birbirinden ayrılmış iki sıvının karşılıklı geçerek birbirine karışması, hulul, ozmoz.

HİYALÜRONİDAZ

Hiyalüronik asiti eritici enzim, hücreler arasındaki hiyalüronik asiti eritmek suretiyle hücre bağlantısını çözerek dokunun geçirgenliğini arttıran madde.

GEÇİRİMSİZ

Geçirgenliği olmayan.

GÖZENEKÖLÇER

Katı özdeklerin gözenekliliğini, başka bir deyimle akışkanlarla ilgili geçirgenliğini ölçen aygıt.

GEÇİRİMLİ

Geçirgen.

KÜTİKULA

Bitkilerin toprak üstü kısımlarında epidermis hücreleri tarafından meydana getirilen koruyucu mumsu madde. Böcek vücudunu kaplayan suya geçirgen olmayan mumsu bir tabaka. Helmintlerde cansız dış tabaka. Böcek vücudunu kaplayan, su geçirmeyen mumsu bir tabaka. Bazı omurgasız hayvanlarda, epitelin oluşturduğu üst deri üzerindeki, hücre içermeyen zarımsı tabaka, kütikül, kutikula.

ELEKTROOZMOZ

Yüklü taneciklerin, elektrik akımı ile zorlanarak yarı geçirgen zardan geçirilmesi olayı.