Kelimeler arşivi içinde; sonunda "geçinme" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu geçinme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında geçinme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde geçinme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GEÇİNME
GEÇİNME
Geçinmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde GEÇİNME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BEBİLLENMEK
Büyümek: Maşallah biraz bebillendi. Faydalanmak, birisinin sırtından geçinmek.
İMTİZAÇ
Karışabilme. Birbirini tutma, uyum sağlama, uygunluk. İyi geçinme, uyuşma. Kaynaşma.
GEÇİNİM
Geçinme işi.
YEMLENMEK
Yemleme işi yapılmak. Para harcamadan bir başkasından geçinmek.
GEÇİNİLMEK
Geçinme işi yapılmak.
KALMAK
Olduğu yeri ve durumu korumak, sürdürmek. Yapamamak. Eğleşmek. Bir işi belli bir noktada bırakmak, ara vermek. Belli bir gelirle geçinmek zorunda bulunmak. Sınırlanmak. Oturmak, yaşamak. Olmak, herhangi bir durumda bulunmak. İşlemez, yürümez duruma gelmek. Sınıf geçmemek. Herhangi bir durumu sürdürmek. Oyalanmak, vakit geçirmek. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e), -ıp (-ip) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Varlığını korumak, sürdürmek. Hayatını sürdürmek, yaşamak. Zaman, uzaklık veya nicelik belirtilen miktarda bulunmak. Yetinmek. Miras olarak geçmek. Bir şeyle kaplanmak, bir şeye bulanmak. İleriye atılmak, ertelenmek. Konaklamak, konmak.
OTLANMAK
Hayvan otlamak. Para ve emek harcamadan başkalarının sırtından geçinmek.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
BADAŞMAK
Bir iş veya oyun için anlaşmak, uzlaşmak, eş tutmak, ortaklaşmak, arkadaş olmak. Alışmak, geçinmek. Bağdaşmak.
TAAYYÜŞ
Yaşama, geçinme.
NAFAKA
Geçinmek için gerekli olan şeylerin bütünü, geçimlik. Birinin geçindirmekle yükümlü bulunduğu kimselere, mahkeme kararıyla bağlanan aylık.
OTLAMAK
Hayvan, dolaşarak yerdeki ot, çimen, yaprak vb.ni yemek, yayılmak. Para ve emek harcamadan başkalarının sırtından geçinmek. Meşgul olmak.
YANLAMAK
Yana yatmak, yana dönmek. Yanından geçmek. Çalışıp yorulmadan başka birisinden geçinmek.
MAİŞET
Geçim, geçinme.
TOPRAKLANDIRMAK
Bir kimseyi işletip geçinmesi için toprak sahibi yapmak.
POLİTİK
Siyasal. Belli bi hedefe ulaşabilmek için uzlaşmayı, iyi geçinmeyi amaçlayan.
GEÇİM
Geçinme işi, geçinme araçları, geçinme, maişet. Anlaşma, uyum.
OTLAKÇILIK
Başkalarının sırtından geçinme durumu.
YOKSUL
Geçinmekte çok sıkıntı çeken (kimse, toplum, ülke), yoksuz, varlıksız, variyetsiz, fakir, fukara, zengin, varsıl karşıtı. İstenilen nitelikte ve özellikte olmayan, yetersiz.
GEÇİNDİRMEK
Geçinmesini sağlamak.