Kelimeler arşivi içinde; başında "gezegen" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. gezegen ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu gezegen ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gezegen olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GEZEGEN
GEZEGEN
Güneş çevresinde dolanan, ondan aldıkları ışığı yansıtan gök cisimlerinin ortak adı, seyyare, planet.
Bu bölümde tanımı içerisinde GEZEGEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PLANET
Gezegen.
SEYYARE
Gezegen.
PARALAKS
Farklı iki yerden çok uzaktaki bir noktaya yönelmiş iki doğru arasındaki açı. Dünya'nın yarıçapını bir gezegenden veya Dünya Güneş uzaklığını bir yıldızdan gören açı.
URANÜS
Güneş'e uzaklık sırasında yedinci olan ve Güneş çevresindeki dolanımını seksen dört yılda tamamlayan gezegen.
BERCİS
Jüpiter gezegeni. Çok süt veren deve.
UZANIM
Nitelik, özellik, ölçü, boyut. Titreşim durumunda bulunan bir noktanın, herhangi bir anda titreşim merkezinden uzaklığı. Yerden herhangi bir gezegene ve Güneş'e uzanan iki doğrultu arasındaki açı.
MERKÜR
Güneş sisteminin Güneş'e en yakın olan gezegeni, Utarit.
MARS
Tavlada oyunculardan birinin, karşı taraf pul toplamaya başlamadan kendi pullarının tamamını toplayıp iki sayı kazanması. Güneş'e olan uzaklığı, yerin Güneş'e olan uzaklığından daha çok olan dış gezegenlerin ilki olan kızıl gezegen, Merih.
TEDİRGİNLİK
Tedirgin olma durumu. Gök cisimlerinin, genel çekim yasasına uygun olarak birbirini çekmesi sebebiyle herhangi bir gezegenin hareketinde görülen karışıklık, sarsım.
ARAÇİZGİ
Ay ve gezegenlerin görünen, aydınlık parçası ile karanlık parçasını ayıran çizgi.
PLÜTON
1930 yılında keşfedilen, Güneş'e en uzak gezegen.
KAVUŞUM
Yer yuvarlağı bir uçta kalmak üzere, yerin, Güneş'in ve herhangi bir gezegenin bir doğru üzerine gelmeleri, içtima.
UYDU
Bir gezegenin çekiminde bulunarak onun çevresinde dolanan daha küçük gezegen, peyk. İşlerini ve davranışlarını daha güçlü birinin isteğine uyduran (devlet, kurum, kimse). Türlü amaçlarla yerden fırlatılan ve genel olarak kapalı bir yörünge çizerek yer çevresinde dolanan araç.
LEKE
Kirliliği gösteren iz. Güneş, ay, yıldız veya herhangi bir gezegenin parlak yüzeyinde görülen karanlık bölüm. Yüz kızartacak durum, namussuzluk, kara, şaibe. Bir yüzeyde türlü sebepler dolayısıyla oluşan farklı renk. Vücudun herhangi bir yerinde oluşan değişik renk.
GÖKEVİ
Gök olaylarını yıldızların, güneş, ay ve gezegenlerin konumlarını, hareketlerini küresel bir kubbenin iç yüzeyinde, çeşitli araçlarla gösteren yapı, yıldızlık, planetaryum.
GÜNEŞ
Güneş ışınlarının ve ısısının etkilediği ortam. Gezegenlere ve yer yuvarlağına ışık ve ısı veren büyük gök cismi.
JÜPİTER
Gezegenlerin en büyüğü ve Güneş'e yakınlık bakımından beşincisi, Erendiz, Müşteri.
NEPTÜN
Güneş'e yakınlık bakımından sekizinci olan gezegen.
DÜNYA
Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü. Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia. İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu. Duygu, düşünce ve hayal âlemi. Dış, çevre, ortam. Herkes. Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun.
SATÜRN
Güneş'e yakınlık bakımından altıncı sırada olan gezegen, Sekendiz, Zühal.