GERİLİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "gerili" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. gerili ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu gerili ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gerili olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

GERİLİMSİZLİK

12 harfli kelimeler

GERİLİMBÖLEN, GERİLİMÖLÇER

10 harfli kelimeler

GERİLİMSİZ

9 harfli kelimeler

GERİLİMLİ

8 harfli kelimeler

GERİLİYH

7 harfli kelimeler

GERİLİK, GERİLİM, GERİLİŞ

6 harfli kelimeler

GERİLİ

Bazı kelimelerin anlamları

GERİLİ

Gerilmiş olan.

GERİLİMÖLÇER

Buhar, ayrışma, yüzey vb.ne ilişkin gerilimleri ölçen alet, tansiyometre.

GERİLİK

Geri olma durumu. İdrak etme yeteneğinde veya okul başarılarında yaşına göre geri kalma durumu.

GERİLİMLİ

Gerilimi olan.

GERİLİMSİZLİK

Gerilimsiz olma durumu.

GERİLİMSİZ

Gerilimi olmayan.

GERİLİYH

Her zaman giyilmeyen, yabanlık elbise.

GERİLİMBÖLEN

Ardışık bağlı direnç, sığaç ve inkilteçlerden oluşan ve tüm dizinin uçlarına uygulanan gerilimin küçük bir bölümünü alarak kullanmaya yarayan düzenek.

GERİLİŞ

Gerilme işi.

GERİLİM

Gerginlik, tansiyon. Konuşmada bir sesin ortaya çıkması için ses kirişlerinin gerginleşmesi. Bir iletkenin uçları arasındaki gizil güç farkı, potansiyel farkı, voltaj. Çeşitli yollara başvurularak filmde yaratılan sıkıntılı, gergin hava, tansiyon. İhtiyaçların karşılanamadığı veya bir hedefe yönelmiş davranışlar engellendiğinde ortaya çıkan coşkulu durum. İki ucundan ters yanlara çekilen bir telin her noktasında, o iki güce karşı koyan güç, tevettür.

  -   -   -  

Anlamında GERİLİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GERİLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KUTUP

Yer yuvarlağının, Ekvator'dan en uzak olan yer ekseninin geçtiği varsayılan iki noktasından her biri. Elektrik akımını oluşturan gerilim ayrılığının en yüksek dereceyi bulduğu iki noktadan her biri. Gök küresinin, dolayında döndüğü varsayılan eksenin iki ucundan her biri. Birbiriyle karşıt olan şeylerden her biri. Bir konuda yüksek bilgisi ve yetkisi olan kimse. Bir mıknatıs demirinin iki ucundan her biri.

ATLAMA

Atlamak işi. Belirli bir yerden gerilip hız alarak yapılmış olan sıçrama ile vücudu yerden kesip daha uzak bir yere kondurma veya belli bir yükseklikten aşırma. Bu biçimde en uzağa atlamak veya en yükseği aşmak amacıyla yarışılan atletizm dalı.

TANSİYON

Kan basıncı. Gerilim.

GEVŞEME

Gevşemek işi, relaks. Kalbin atmasında kasılmadan sonra gelen dinlenme ve içine kan dolma dönemi, diyastol. Para piyasasında değer yitimi. Gerilmiş vücut bölümlerinin, direnci olmadan kendi ağırlıklarıyla, bazı hareketlerle yeniden kendi durumuna gelmesi, gerilme karşıtı. Öfke, kaygı, korku vb. coşkularla artan ruhsal gerilimin ve gerilen kasların normal duruma gelmesi. İsteğin, çabanın, ciddiyetin azalması.

STRESLENMEK

Ruhsal yönden gerilimli duruma girmek veya gelmek.

FAZ

Elektrik geriliminde evre.

DAĞITICI

Mektup, gazete vb. şeyleri dolaşarak dağıtan kimse, müvezzi. Motorlarda yüksek gerilimli akımı çalışma sırasına göre bujilere yayıp gönderen aygıt, distribütör. Bir malın önceden belirlenmiş bölgelere gönderilmesini sağlayan kişi veya kuruluş.

VOLT

Elektromotor gücün ya da gerilimin birimi.

DRAMATİK

Sahne oyununa özgü olan. Coşku veren, duyguları kamçılayan. Acıklı. İçinde gerilim, çatışma vb. olaylar bulunan, insan ilişkileri ile gelişen (eser, olay).

KİPE

Hızla bükülen kalçanın sert ve birden gerilişiyle, vücudun yatıştan ayaküstü duruşa veya asılmadan dayanmaya geçmesi.

SÜZÜLMEK

Süzme işine konu olmak. Akmak. Kuş kanatları gerili olarak görünür bir hareket yapmadan havada ilerlemek. İnsan sessiz, gizlice ve kayıyormuş gibi gitmek. Çok zayıflamak. Sessizce ve görünür bir hareket yapmadan ilerlemek. Göz baygınlaşmak, mahmurlaşmak. Yüzüne nazlı bir anlam vermek. Uyumlu bir biçimde ve salınarak yürümek.

DÜRTÜ

Bedensel veya ruhsal dengenin değişmesi sonucu ortaya çıkan ve canlıyı türlü tepkilere sürükleyebilen içten gelen gerilim.

TEVETTÜR

Gergin duruma gelme, gerilme. Gerilim.

STRES

Ruhsal gerilim.

TRAFO

Dönüştürücü. Yüksek gerilim hattından aldığı elektriği şehrin şebekesinde kullanılabilecek seviyeye düşüren dönüştürücünün bulunduğu yer.

TANSİYOMETRE

Gerilimölçer.

ÇATLAK

Çatlamış olan. Yer altındaki taş kütlelerinin basınç ve gerilim dolayısıyla yer değiştirmeden çatlayıp yarılması, diyaklaz. Değişimin başlangıcı. Deli. Deri, mukoza, kemik veya herhangi bir organ üzerinde uzunluğuna olan açıklık, yarık, fissür. Ara, aralık. Herhangi bir yerde uzunluğuna olan açıklık.

KİLOVOLT

Değeri bin volt olan elektrik gerilimi veya potansiyel farkı birimi.

DÖNÜŞTÜRÜCÜ

Aynı frekansta fakat yoğunluğu, gerilimi genel olarak farklı olan bir veya birçok değişik akım dizgesini, değişik bir akım dizgesine dönüştüren elektromanyetik indükleçli duruk araç, trafo, transformatör.

POLARMA

Doğrudan doğruya kendi kaynağından çıkan bir ışığın, yansıdıktan veya kırıldıktan sonra gösterdiği özelliklerin tümü, polarizasyon. Kimyasal tepkimeler dolayısıyla bir pildeki gerilimin düşmesi.