Kelimeler arşivi içinde; başında "gerekçe" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. gerekçe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu gerekçe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gerekçe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GEREKÇELENDİRMEK
GEREKÇELENDİRME
GEREKÇESİZLİK
GEREKÇESİZ
GEREKÇELİ
GEREKÇE
GEREKÇE
Gerektirici sebep, esbabımucibe. Bir yasanın önerilmesi ve hazırlanmasında, yasa tasarısının hazırlanış ve maddelerin düzenleniş sebepleri. Bir önermenin kendiliğinden var kıldığı gereklik, lazıme. Mahkeme kararlarının dayandığı kanuni ve hukuki sebepler.
GEREKÇESİZLİK
Gerekçesiz olma durumu.
GEREKÇELİ
Gerekçeye dayanan, gerekçesi olan.
GEREKÇESİZ
Gerekçeye dayanmayan, gerekçesi olmayan.
GEREKÇELENDİRMEK
Gerekçeli duruma getirmek.
GEREKÇELENDİRME
Gerekçelendirmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde GEREKÇE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÖNBİLGİ
(Durkheim) Bütün bilimlerin, özellikle de toplumbilimin temelinde yatan ve toplumsal olguların nesnel olarak tanınabilmesi için ortadan kaldırılması gereken ön tasarımlar. Bir yasanın, bir yargının, bir buyruğun gerekçesini oluşturmak üzere başa eklenen kısa yazı.
İPTAL
Yararlıktan, kullanıştan kaldırma, silme, bozma. Herhangi bir hükmün geçersiz olduğunu gerekçeleri ile göstererek çürütme.
ÖRNEKOLAY
Bir konu, sorun, durum ya da sürecin gözlenmesi için elverişli ya da örnekçeli olduğu gerekçesiyle seçilen ve derinliğine gözlem konusu yapılan birim olay.
GEÇİNGE
Bir kentin bir yıl içindeki tüm gelir ve giderlerinin kaynak ve gerekçeleriyle birlikte kestirimini anlatan ve kent yönetim kurullarınca hazırlanıp kent genel kurullarınca benimsendikten sonra kesinleşen dizelge.
YANILTMACILIK
Yanıltma işi yapma. Bilimsel bir gerekçe olmaksızın veri veya sonuçlar üzerinde değişiklik yapma veya nedeni olmaksızın veri atlama.
KARTİYERİZM
1960'lı yılların başında Paris Match gazetesinin editörü Fransız gazeteci Raymond Cartier'in yoksul ülkelerin iktisadi kalkınması için yapılan yardımların bu ülkelerde iyi bir biçimde kullanılmadığı gerekçesiyle, gelişmiş ülkelerin bu yardımları kendi ülkelerinde kullanmasını savunan ve kendi adıyla anılan siyasi öğreti.
VEJETARYENİZM
Hayvansal ürünlerin sağlık, hayvanların yaşam hakkı, inanç, çevresel duyarlılık, evrensel sorumluluklar ve benzerleri gerekçelerle yenmemesini savunan görüş. Vejetaryen diyetle beslenme durumu.
ESBABIMUCİBE
Gerekçe.
ÖGE
Bir bütünü oluşturan, bütünden ayrıştırıldığında da kendi başına anlam taşıyan parça, unsur. Bir sınıf veya bir topluluğun bireylerinden her biri. Birleşik bir şeyi oluşturan basit şeylerden her biri, unsur, eleman. Bir cümleyi oluşturan özne, yüklem, tümleç vb. birimlerden her biri. Gerekçe, araç. Başka şeylerin kendisinden türediği ilk madde, ilke, unsur.
SAYILTI
Bir araştırmada, mevcut araştırma sürecini ve sonucunu önemli ölçüde etkileyeceği düşünülen, araştırıcının gerekçeli kabulleri. Doğruluğu kanıtsız varsayılan önerme. Bir kanıtlama ya da geçerleme sürecinde usavurma zincirini tamamlamak üzere kimi halkaları doğru ya da geçerli sayma.
MÜNASEBET
İlişik, ilişki, ilinti. İki şey arasındaki uygunluk. Sebep, vesile, gerekçe, neden.
LAZIME
Yapılması gerekli olan şey. Gerekçe.
BASMAYAZI
Türkiye Büyük Millet Meclisinde gerekçeye veya öneriye dayanak olmak üzere kitapçık olarak önceden basılmış olan belgeler.
YAHUDİSEVMEZLİK
Bir ülke halkına genel olarak tanınmakta olan toplumsal ve yasal haklardan Yahudi kökenli yurttaşların yararlanmasına sözle ya da eylemle karşı koyma. 2-Genel olarak: Yahudilerin azınlık olarak bulundukları toplumlarda Yahudi ekininin o toplumun gönencine aykırı olduğu gerekçesiyle aşağılanması.
RAPORTÖR
Bir komisyonun verdiği kararların gerekçesini kaleme alıp genel kurul karşısında savunmakla görevlendirilen üye.
KILIF
Bir şeyi korumak için kendi biçimine göre, çoğunlukla yumuşak bir nesneden yapılmış özel kap. Yolsuz bir işe bulunan sudan gerekçe.
LUDİZM
19. yüzyılın başında, Ned Ludd adlı İngiliz işçinin işsizliği artırdığı gerekçesiyle makinelere saldırmasıyla başlayan ve işçiler arasında taraftar bulan, bu addan esinlenen, makineleşmeye karşı akım.