Kelimeler arşivi içinde; sonunda "gençler" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu gençler ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında gençler olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde gençler olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GENÇLER
GENÇLER
Yarış günü 18 yaşından büyük, 21 yaşından küçük olan atletler. Antalya şehrinde, Manavgat belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde GENÇLER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AZAP
Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç. Yeniçeriler zamanında gerektikçe sancaklardaki gençlerden toplanıp ordu ve donanmaya katılan asker. İslam inanışına göre dünyada günah işlemiş olanlara ahirette verilecek ceza. Anadolu'nun birçok bölgesinde çiftlik uşağı.
İÇOĞLANLARI
Topkapı, Galata, İbrahimpaşa ve Edirne saraylarına alınıp türlü devlet hizmetleri için aday olarak yetiştirilen gençler.
HİPPİ
Toplumsal düzene, tüketime ve şiddete karşı çıkan, derbederce yaşayan, örgütlenmemiş gençler topluluğu.
MORUK
Gençlere göre yaşlı anne, baba. Yaşlı erkek.
FERFENE
Ortaklaşa yapılan yemekli içkili toplantı. Düğün ya da bayramlarda gençlerin birleşerek bir kuzu ya da koyun kesip yemeleri. Çocukların ayrı ayrı evlerden malzemelerini toplayıp kırda yaptıkları pilav. Pişmiş yumurta. Yiyip içerek eğlenme, ziyafet (Mucur).
HASTEL
Daha ziyade gençlerin ve araştırmacıların konaklaması için yapılmış ve belirli kurallara göre yönetilen ucuz tesisler.
EĞİTİM
Çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine okul içinde veya dışında, doğrudan veya dolaylı yardım etme, terbiye. Eğitim bilimi.
TVİST
Özellikle gençler arasında 1961 yılında yaygınlık kazanan çok hızlı ritmi olan bir dans. Bu dansın müziği.
PARKA
Genellikle askerin açık hava eğitimi ve manevra sırasında giydiği soğuğa karşı koruyucu, başlıklı bir tür üstlük. Genellikle gençlerin giydiği başlıklı bir tür üstlük.
GABMIK
Sünnet düğününde gençlere verilen helva ziyafeti.
ÇIMKIRTMA
Onbeş ve onsekiz yaşlarındaki sinirli gençler için verilen ad: Dediğiniz çımkırtmanın biridir.
HEPATOBLASTOM
Embriyonel dönemdeki hepatositlere benzeyen hücrelerin, küçük, düzensiz kordonlar ve portal alanları bulunmayan kümeler oluşturması ve alfa fetoprotein düzeyinin yükselmesiyle belirgin, yeni doğmuş ve gençlerde görülen kötücül karaciğer tümörü.
GEYDE
Müzik ahenk: Gençler bu ahşam güzel bir geyde. dutturmuşlardı.
GURU
Brahmacı eğitimde, yüksek kasttan gençleri ve öğrencileri yetiştiren, manevi gücünün en yüksek noktada olduğuna inanılan kimse. Pir.
ANDİLİK
Kadınların, bilhassa kızların bir çeşit yemeni bağlama şekli ki yemeninin bağları saçın altından, kulakların ardından geçirilerek alında düğümlenir: Şu koca koknaya bakın gençler gibi andilik bağlamış.
DELİKANLI
Çocukluk çağından çıkmış genç erkek. Gençlere bir seslenme sözü. Sözünün eri, dürüst, namuslu (kimse).
İZCİLİK
İzci olma durumu. Gençleri ruh ve bedence sağlam ve yararlı bir biçimde yetiştirmeyi amaçlayan dünya çapındaki spor ve eğitim örgütü.
ÇILDIRGEÇ
Gece ay ışığında oynanan bir oyun: Bugün bütün gençler çıldırgeç oynamağa gittiler.
KELEŞ
Yiğit, cesur, bahadır. Çok yakışıklı, çok güzel. Vücut yapısı gösterişsiz. Çirkin, kötü. Kel. Güzel, yakışıklı (insan). Yiğit, temiz yürekli, kabadayı. Vücut yapısı gösterişsiz, kaba. Beceriksiz. Nişanlı gençlerin düğünden önce dostlarına ve akrabalarına verdikleri yemek. Keçi boynuzu reçeli. Boğa, tavlı sığır. Uzun boynuzlu sığır. Hasta, cılız, zayıf. Bodur. Cılız. Yakışıklı delikanlı; boynuzları uzun ve yukarıya doğru biçimli bir şekilde kıvrık olan besili ve yakışıklı sığır. Güzel. Yakışıklı, güzel, argosu çirkin. "yiğit, mert" ...gibi bir sıfat. Güzel, yakışıklı. Pek yakışıklı, pek güzel. Güzel, yakışıklı kimse. Kahramanmaraş kenti, Pazarcık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
HINKIRDAMAK
Çocuk ısrarla, inatla bir şey istemek. Evlenmek isteyen gençler, isteklerini aşırı hareketlerle belli etmek.