GENİŞÇE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "genişçe" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. genişçe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu genişçe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde genişçe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

GENİŞÇE

Biraz geniş. Uzun uzun. Bol bol.

  -   -   -  

Anlamında GENİŞÇE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GENİŞÇE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SAYVAT

Evlerin dışında üstü örtülü, yanları açık genişçe saçakaltı, teras. 1.Üstü ve üç yanı kapalı, bir yanı açık, kışın odun ve benzerleri şeyler konulan, yazın hayvan bağlanan yer.

BOLURAK

Çokça, genişçe.

GENCE

Yenge. Genişçe. Geniş, genişçe.

BURTAŞ

Kapı altına konulan genişçe ve sağlam taş.

HAPA

Çul. Aşık kemiğinin oyunda belirli çizgiye bir karıştan çok uzak kalması. Çamaşır yıkarken kullanılan genişçe bir ağaç, tokaç.

KORNO

Savaşlarda çağrı aracı olarak kullanılan boynuz veya fil dişi boru. Bir ağızlık, kendi üzerine dolanmış koni biçiminde uzun bir boru ve ağzı genişçe açılan bir kulaklıktan oluşan üflemeli bakır çalgı.

SELE

Yayvan, genişçe sepet. Sere. Bisikletin oturulacak yeri.

SABANKAYA

Sicimden örülmüş, taş atmaya yarayan bir çeşit çocuk oyuncağı. Taş fırlatmaya yarayan bir çocuk oyuncağı. Sabankaya örme ipten yapılır. Orta kısmı içine taş yerleştirmek amacıyla genişçe yapılmıştır. Bir m. kadar uzunluğu olan sabankaya, iki ucu birden elle tutularak havada çevrilir. Sonra uçlardan biri, birdenbire bırakılarak sabankayanın orta kısmına konulmuş olan taşın istenilen yere atılması sağlanır. (Beyceli Fatsa ,Anaç Perşembe Ordu).

SARPABALIĞI

Genişçe, sırtı beyaz ve sarı çizgili bir çeşit balık.

ÇİRDEH

Topraktan yapılan ve yandan kulplu olan genişçe ağızlı su kabı.

SEHRATLIK

Üstünde cep bulunan, bele takılan, genişçe kayış kemer : Sehratlığımdan pıçağımı ver.

SEHRETLİK

Üstünde cep bulunan, bele takılan, genişçe kayış kemer.

ASABA

Ölen kimsenin, karısına düşen mal. Erkek mirasçı, erkek evlât. İkinci derecedeki akraba. Dost, arkadaş. Bir ilde, bir memlekette oturanlar. Soy, akraba, sülâle. Boy, yükseklik, derinlik. Fotin veya mestin topuğu örten parçası. Giyside beden: Ceketin asabası genişçe olmuş. Tarlanın yüzü.

SAYVANT

1.Ağıl, mandıra. 2.Üstü kapalı, yanları açık yer. 3.Samanlık, ot ve saman konulan üstü kapalı yer. 4.Evlerin dışında üstü örtülü, yanları açık genişçe saçakaltı, teras. 5.Üstü tahta ile örtülmüş yayla evi. Üstü örtülü davar ağılı. Çardak. Damın ön duvardan taşarak oluşturduğu üstü kapalı yer.

ÖĞERMEK

Överek, değer vererek genişçe anlatmak.

ESNEMEK

Uykulu, sıkıntılı veya yorgunluk duyulan bir anda ağzı genişçe açarak soluk alıp vermek. Bir cisim bir etki ile biçim değiştirmek. Bollaşıp genişlemek.

GENİŞLETİN

Genişçe.

SOFA

Evlerde oda kapılarının açıldığı genişçe yer, hol.

LAKAZ

Köy evlerinde mutfaktan bölme ile ayrılan genişçe yer.

KOVALMAK

Gururlanmak, övünmek. Ağaç koflaşmak. Çıbanın içi boşalmak. Tenhalaşmak, serbest kalmak, boş kalmak. Kapı genişçe açılmak.