Kelimeler arşivi içinde; sonunda "geden" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu geden ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında geden olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde geden olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GEDEN
GEDEN
Taraf, yön, semt.
Bu bölümde tanımı içerisinde GEDEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAROK
MS 1600-1750 yılları arasındaki klasik sanatı izleyen resim ve mimarlık üslubu. Batı edebiyatlarında dengeden çok harekete, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen edebiyat akımı.
GEDER
Bağ çubuklarını toprağa daldırarak çoğaltma yolu, çelikleme. Merkep. Alın yazısı. Küçük, büyük çuval. Kadar. Kadar (ğedder, geden, gedin, geddin ğetten, gartin şekilleri de vardır).
ATRİYOPOR
Amfïyoksüslerde (Cephalochordata) solungaç çevresi boşluğunun arka bölgeden dışarı açıldığı delik; diğer hayvanlarda buna benzer açıklık. Branşiyal delik. (karşılık: brankiyal delik),Amfiyok süslerde solungaç çevresi boşluğunun ard bölgede dışarı açıldığı delik.
HALİTA
Alaşım. Birden çok ögeden oluşmuş karmaşık bir bütün.
EŞBİÇİMCİLİK
Beyindeki uyaran alanının bilinçle beliren görüntülerle noktası noktasına benzerlik gösterdiğini savunan görüş. (Örneğin, bilinçte büyük ve küçük olarak beliren iki imgeden büyüğü beyindeki uyaran alanda da daha çok yer kapsar.).
SULUSİNEH
Akarsuların çevresinde görülen çekirgeden daha küçük bir çeşit böcek.
DEKONTAMİNASYON
Bulaşmayı giderme, temizleme. Zehirlenmeye neden olan maddelerin bulunduğu bölgeden uzaklaştırılması.
ÖRGETÜMGESİ
Birden çok örgeden kurulu halkbilim olay ya da ürünü. bk. öğe, örge.
GEÇİŞME
Geçişmek işi. Yarı geçirgen bir çeperin iki yanına yerleştirilmiş, derişikliği farklı iki sıvıdan oluşan yer değiştirme olayı, hulul, ozmoz. Moleküllerin kinetik enerjileri sebebiyle çok yoğun bir bölgeden az yoğun bir bölgeye hareketleri, difüzyon.
ELEMEK
Elek yardımıyla ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak, elekten geçirmek. Gözden geçirmek, ayıklamak, iyisini kötüsünden ayırmak. İpliği elemgeden geçirip yumak yapmak. Sınav veya yarışma yoluyla en iyileri seçmek. Bir yarışmacıyı yarışma dışı bırakmak, elimine etmek.
SAÇILIM
Bir akımmıknatıssal dalganın bir nesne ile çarpışınca ya da tektürel olmayan üşerli bir bölgeden geçerken uğradığı dağınık yansıma.
PİRZOLA
Kasaplık hayvanda omurganın iki yanındaki bölge. Bu bölgeden dilimler hâlinde çıkarılan kemikli et parçası, kotlet.
AKTARICI
Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.
TROMBOEMBOLİZM
Herhangi bir damardaki trombüsten kopan pıhtı parçasının başka bir bölge damarında tıkanmaya neden olması. Kısmen veya bütünüyle yerinden kopmuş trombüs parçasının başka bir bölge damarında tıkanmaya neden olması. Trombüsten kopan parçalar sonucu oluşan embolusların kana karışarak bir bölgeden diğerine taşınması.