GALAN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "galan" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. galan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu galan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde galan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

GALAN

Artık, başka: Haydi galan gidelim. Arkadaş: Galan, siz nereye gidiyorsunuz. Kız. Evlendirilen kız için alınan başlık. Yaman: Galan öyle bir attı ki. İyi. Artık.

GALANCIK

Karanlık.

  -   -   -  

Anlamında GALAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GALAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GAGALANMA

Gagalanmak işi.

KABARMAK

Ağırlığı artmadan hacmi büyümek. Deniz dalgalanmak, büyük dalgalar oluşmak. Kumaş üzerinde tüyler oluşmak, havlanmak. Öfke, sevgi vb. duygular gittikçe güçlenmek. Böbürlenmek, gururlanmak. Şişmek, genişlemek. Kafa tutmak, öfkelenip üstüne yürüyecek gibi davranmak. Niceliği artmak, büyümek. Yağışlardan ya da kaynamaktan taşmaya yüz tutmak. Hayvanların tüyleri dikilmek. Bulanmak. Islanıp veya ısınıp yerinden kurtulmak.

KARDELEN

Nergisgillerden, baharda çok erken çiçek açan ve eczacılıkta kullanılan soğanlı bir bitki (Galanthus nivalis).

FIRTINA

Rüzgâr çizelgesinde hızı 34-40 deniz mili olan ve kuvveti 8 ile gösterilen, yağmur ve kasırga getiren çok güçlü rüzgâr. Güç atlatılan kötü durum. Bu rüzgârın denizde veya kum çöllerinde yarattığı dalgalanma. Karşıt düşünce veya durumların yarattığı karışıklık, sıkıntı.

DALGALANMA

Dalgalanmak işi. Pek çok kimsede bir anda yaratılan güçlü heyecan, sansasyon. Bir toplumda uyumsuzluktan doğan karışıklık. Mal fiyatlarının türlü sebeplerle inişi veya çıkışı. Koşu duruşunda, dizlerin hafif bükülmesinden ve kolların gevşek olarak öne yukarı doğru kaldırılmasından sonra, dizlerin gerilerek gövdenin doğrulmasıyla vücudun diz, kalça, bel, sırt, baş ve kollarda geliştirdiği bir dalga hareketi.

ÇALKALANMAK

Çalkama işine konu olmak. Dalgalanmak.

DALGALANDIRMAK

Dalgalı duruma getirmek, dalgalanmasını sağlamak.

BALKIMAK

Parlamak, parıldamak. Şimşek çakmak. Organ, kesik kesik ağrımak, sancımak. Su halkalanmak, dalgalanmak.

KAYNAMAK

Bir sıvı, sıcaklığı belli bir dereceyi bulduğunda buhar durumuna geçerek fokurdamak. Mide ekşimek. Kırık, çatlak kemik veya metal parçalar eski durumunu almak, birbirine yapışmak. Yerden çıkmak. Mayalı bir şey kabarıp köpürmek. Çok miktarda bulunmak. Yiyecek, içecek pişmek, haşlanmak. Arada kaybolmak. Gerektiği gibi yapılamamak. Gizli bir iş çevirmek, için için hazırlanmak. Bir yerde huzursuzluk, tedirginlik olmak. Artmak, çoğalmak, yoğunlaşmak. Coşmak, heyecanlanmak. Çalkantı durumunda olmak, dalgalanmak. Yara kapanmak, iyileşmek.

ÇALKANMAK

Çalkama işine konu olmak. Haber, söylenti herkesin ağzında dolaşmak. Deniz, göl dalgalanmak. Coşkunluk, hareketlilik içinde bulunmak.

ÇALKANTI

Deniz ve gölde dalgalanma. Coşku. Kalbur yardımıyla ayrılan çer çöp. Çalkanmış şey. Kargaşa ve bunalımın yol açtığı düzensiz, karışık, sıkıntılı durum.

DAMGASIZ

Damgalanmamış, damgası olmayan.

HAVLICAN

Zencefilgillerden, aynı adla anılan kök sapları baharat olarak kullanılan güzel kokulu bir bitki (Galanga officinalis).

ÇIRPINMAK

Acı ile debelenmek. Ses çıkararak hafifçe dalgalanmak. Kaslar birdenbire kendiliğinden ve düzensiz bir biçimde kımıldamak, ihtilaç etmek. Çok istenilen bir şeyi gerçekleştirebilmek için aşırı derecede çaba harcamak. Ne yapacağını şaşırmış bir durumda üzülmek ve telaşlanmak.

DAMGALI

Damgası olan, damgalanmış olan. Kendisine yüz kızartıcı bir suç yüklenmiş olan.

IRGALANMA

Irgalanmak işi.

GÜVERCİNBOYNU

Yeşil, mavi ve pembe arasında dalgalanır gibi görünen renk. Bu renkte olan.

HARE

Bazı nesne, canlı, göz vb.nde dalgalanır gibi görünen parlak çizgiler, meneviş, dalgır. Üzerinde dalgalı çizgiler bulunan kumaş. Yeni yapılmış olan duvarların arasına harçla birlikte doldurulan taş parçaları.

AÇIKÇI

Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.

DALGALANIŞ

Dalgalanma işi.