Kelimeler arşivi içinde; sonunda "gaba" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu gaba ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında gaba olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde gaba olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PÜSEGABA
ŞALGABA, TOSGABA
İNGABA
GABA
GABA
Yumuşak. Tembel: Hasan çok gaba bir çocuktur. Kalın, şişman. Ebegömeci bitkisi. Biçimsiz, kaba, görgüsüz. Eski türkçe kapa: kaba; çok büyük. Kaba, yumuşak, mec. görgüsüz. Kaba. Gama amino butirik asit.
ŞALGABA
Kumluk, kayalık yerde yetişen, yumru köklü, pembe, sarı çiçekli, em yapmakta ve kauçuk elde etmekte yararlanılan bir bitki.
TOSGABA
Kaplumbağa.
PÜSEGABA
Katran.
İNGABA
İniş.
Bu bölümde tanımı içerisinde GABA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PENTİLENTETRAZOL
GABA almacı-klor kanalı sistemini etkileyerek merkezi sinir sistemiyle solunum ve dolaşım sistemini güçlü bir biçimde uyaran, barbitüratlar, kloralhidrat ve benzerleri maddelerin solunum üzerindeki istenmeyen etkilerini ortadan kaldırmak için kullanılan bir ilaç.
DORAMEKTİN
Avermektinlerden mutasyonal biyosentez yoluyla hazırlanan ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak kurtları ile akciğer kurtları, bit, kene ve tırtıl gibi parazitlerle mücadelede kullanılan, parazitlerde GABA salınımını artırarak ölümlerine neden olan, makrolid grubunda yer alan bir ilaç.
ABAMEKTİN
Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde GABA salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.
GABAK
Ön. Kabak. Baş taraf. Boynuzsuz hayvan. Meşe kozalağı. Haşhaş: Dün gabak yemeğe ovaya gittik. Göz kapağı. Olgunlaşmamış (karpuz, kavun ve benzerleri meyveler için).
GABAĞ
Ön: Köpek koşarak geldi, gabağıma durdu ve kuyruğunu sallamaya başladı.
GABAKLO
Tahılı ölçmeye yarayan 8 dm3 hacminde, silindir şeklinde bir ölçek: Onların gabaklôsu eksik ayarlanmış.
MOKSİDEKTİN
Kimyasal olarak nemadektinin modifikasyonuyla ve Streptomyces cyaneogriseus noncyanogenus adlı bakterinin fermentasyonuyla elde edilen köpek, sığır, koyun ve atların tüm yuvarlak kurt ve artropot parazitlerine karşı kullanılan, parazitlerde GABA salınımını artırarak ölümlerine neden olan geniş spektrumlu bir ilaç.
GABAN
Meşe kozalağı. İri, büyük, seçme. Yokuş: Burası çok gaban. Geçit vermeyen dik ve sarp kayalar. Dağların ve kayaların yarılmasıyle meydana gelen geçit, yol. Büyük taş yığını. Yaban domuzu. Eski türkçe kaban: kayalık sırt; taşlık ve balkanlık yamaç.
GABABAŞLIH
Kabalık: Olan sahın gababaşlıh edersin, aman aman seni göreyim oğlum.
GAŞ
Dik yamaç, uçurum. Kıyı. Duvar. Çatı. Semerin ön ve arkasında ip geçirmeye yarayan çatal ağaçlar: Semerin gaşı kırılmış. Yayla evi. Erkek ya da kız kardeş. Kaş: gaş gabahlarını töhmek: surat asmak. Kemerli ve çıkıntılı şey. Kaş, kemer; tandır gaşi, ocah gaşi. Kaç. Kaş. Semer tahtası. Kaş, bayır. Kemer. Kaç?. Düvenin önündeki kalkık kısım. (Çaltı Söğüt Bilecik; Oklubalı Eskişehir, Yukarıkaşıkara Isparta).
GABAL
Götürü pazarlık: Tarlanın döşenmesini gabala verdim. Bedava, ucuz.
NÖROTRANSMİTER
Bir uyarıya cevap olarak sinapslarda, presinaptik akson ucundan salınarak postsinaptik nöron veya kas hücresinin yüzeyindeki özgül almaçlar aracılığında iletinin bir uçtan diğerine geçişini sağlayan ve sonuçta bu hücreleri uyaran veya baskılayan asetilkolin, adrenalin, noradrenalin, dopamin, serotonin, GABA, glisin, glutamat, nitrik oksit, histamin ve benzerleri kimyasal maddelerin ortak adı.
TÜYGABASI
Kendini yürekli ya da varlıklı göstermeye çalışan kimse : Çalımına bakma, tüygabası.
VİGABATRİN
Yapıca GABA'ya benzeyen GABA-tranaminazı geriye dönüşümsüz inhibe ederek GABAerjik aşırımı güçlendiren sentetik ilaç.
GABADAYI
Yakışıklı delikanlı. Kabadayı: Esgerriyhden gelif deyin nenceri gabadayı gabadayı gezer.
MİLBEMİSİN
Streptomyces hygroscopicus aureolacrimosus adlı bakteriden fermentasyon sonucu elde edilen köpek kalp kurtları da dâhil olmak üzere tüm artropot ve yuvarlak kurtlara karşı etkili, parazitlerde GABA salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.
GABABAŞ
Akılsız: Aramızdaki çok gababaş adam.
GABALAK
Tepe: Dün gabalağın başına çıktım. Şiş: Gabalak gözlü herifin biri. İki kulplu testi. Fazla sıkıştırılmamış, fazla basılmamış, kaba anlamında kullanılır. Dağınık, darmadağınık: Ayşenin saçı gabalak. İri, büyük, seçme. İri soğan, arpacık denilen tohumluk soğanın büyüğü. Taze soğan, baş bağlamayan soğan. Su kenarlarında yetişen geniş yapraklı bir ot. Yaprağı haşhaş yaprağına benzeyen boz renkli, acı bir ot. Söğüt ve çam gibi ağaçların soyulan kabukları. Kurumuş haşhaş kabuğu. Çobanların başlarına örttükleri keçe. Yağmurdan korunmak için başa geçirilen çuval. Siperliksiz, yünden örülmüş bir çeşit şapka, kar başlığı. Asker şapkası - gabala deldi. İri, gelişmiş (Kızılca k.). Süs bitkisi.
GABALANTI
Tahılın içindeki toz, toprak, yabancı madde: Tahılın içinden tozların gabalantılarını alıver.
GUŞLUH
Sabahla öğle arası. Sabah işe başlama zamanı; gaba guşluh (kuşluk ile öğle arası). Kuşluk - guşluh çânı: Kuşluk vakti.