FINDIK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "fındık" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. fındık ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu fındık ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde fındık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

FINDIKMENTEŞE, FINDIKLIKOYAK

12 harfli kelimeler

FINDIKPINARI, FINDIKLIÇALI, FINDIKKABUĞU, FINDIKLIAKSU

11 harfli kelimeler

FINDIKÇILIK, FINDIKKIRAN

10 harfli kelimeler

FINDIKBİTİ, FINDIKSUYU

9 harfli kelimeler

FINDIKKÖY, FINDIKLIK, FINDIKÇİT, FINDIKOBA

8 harfli kelimeler

FINDIKLI, FINDIKÇI, FINDIKCI

7 harfli kelimeler

FINDIKİ

6 harfli kelimeler

FINDIK

Bazı kelimelerin anlamları

FINDIK

Kayıngillerden, kuzey yarım kürenin ılık yerlerinde ve yurdumuzun genel olarak Doğu Karadeniz bölgesinde yetişen, boyu 6-7 metre, yaygın tepeli bir ağaççık (Corylus avellana). Bu ağaççığın sert bir kabuk içinde bulunan yağlı, nişastalı ürünü. Hileli zar.

FINDIKKABUĞU

Fındığın kabuğunun rengini andıran bir tür kahverengi, fındık rengi. Bu renkte olan.

FINDIKKÖY

Çorum kenti, Osmancık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kahramanmaraş kenti, Çardak bucağına bağlı bir bölge. Kütahya ilinde, Sabuncu nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Malatya şehrinde, Doğanşehir ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

FINDIKSUYU

Sakarya şehri, Doğançay nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

FINDIKLIÇALI

Adıyaman ili, Akıncılar bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

FINDIKLIAKSU

Düzce şehri, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

FINDIKÇİT

Kenar kısmı fındık dallarının birbirlerine özel bir biçimde geçirilmeleri ile yapılan iki tekerlekli saman arabası. (Gazelyapı Kütahya).

FINDIKMENTEŞE

Mobilyaya takıldığında görünen bölümleri fındığı andıran bir menteşe türü.

FINDIKKIRAN

Fındık ve buna benzer kabuklu yemişlerin kabuğunu kırmaya yarayan araç. İşveli, şuh, baştan çıkarıcı kadın.

FINDIKLIK

Fındık ağaçları dikilmiş yer, fındık korusu.

FINDIKPINARI

İçel ili, Kuzucubelen nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

FINDIKLI

Rize iline bağlı ilçelerden biri.

FINDIKLIKOYAK

Kahramanmaraş ili, Göksun ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

FINDIKOBA

Trabzon şehrinde, Of ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

FINDIKBİTİ

Kınkanatlılardan, fındık kurdu dediğimiz kurtçukları dolayısıyle fındık meyvelerinin en büyük düşmanı olarak gösterilen uzun gagalı böcek.

FINDIKÇILIK

Fındıkçının yaptığı iş. Fındıkçı olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında FINDIK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FINDIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANDAL

Bahçe, bağ ve bostanda sulamayı kolaylaştırmak için, toprağın eğimine göre ayrılmış parçalar, maşala, evlek. Evlek sınırı. Bahçe ve bostanlarda evlekler arasındaki su yolu, ark. Sulanan tarla veya bostanda evleklerin suyla dolması, göllenmesi hali: Bahçe andallanıncaya kadar suyu kesme. Pirinç ekmeye elverişli akıntısız, sulak yer, bataklık. Fındığın dövülme zamanı yapılan 40-50 cm. yüksekliğinde ve 80-100 cm. enindeki kabuklu fındık yığını. Tırpan veya makine ile biçilen ekin sapı yığını: Tarlada üç andal ziyan olmuş. Orman içindeki ince uzun mera. Sersem, budala: Ahmet bu sıralarda andallaştı. Filan, falan: Sofraya ekmek, kaşık, andal geldi mi?. Seyrek, aralıklı yapılan iş veya dikiş: Ahmet tarlasını andal sürmüş. Bağ, bahçe sulamak için yapılan hendek, ark. Üzüm bağlarında evlek sırası. Derin su kanalı (Çayağzı). Tütün fidelerinin yetiştirildiği evlek. (Çakallı, Konak, Samsun).

PİKOLO

Büyüklüğü 5 milimetreden küçük fındık içi. Normal bir flütün bir oktav tizine ayarlanmış küçük flüt.

ÇOTANAK

Üzerinde birçok fındık bulunan dal.

KADEHÇİK

Meşe, fındık, gürgen vb. ağaçlarda, meyve sapının genişlemesiyle oluşan ve meyveyi ortasına kadar içine alan küçük kadeh biçimindeki oluşum.

ALAVANDA

Gürültü, patırtı, şamata. Şiddetli paylama, haşlama, tekdir. Kibir, gösteriş. Fındık bahçelerinde, ağaç sıralarının arası: Bu alavanda genişmiş.

FINDIKİ

Fındıkkabuğu. Fındık altını.

EKVATOR

Fındık, ceviz vb. meyvelerin ölçümünde kullanılan bir birim. Yer yuvarlağının eksenine dik olarak geçtiği ve yer yuvarını iki eşit parçaya böldüğü varsayılan en büyük çember, eşlek, istiva hattı.

ANDA

Kardeş. Fındık, bir fındık türü. Orada. Onda, o Hususta, o mevzuda. Oraya. O zaman.

DALKIRAN

Kabuk böcekleri familyasından, fındık ağaçlarında yaşayan kın kanatlı böcek (Anisandrus dispar). Şiddetli esen rüzgâr.

TIRTILSI

Tırtılı andıran, tırtıla benzeyen, tırtıl gibi, tırtılımsı. Söğüt, kavak, fındık vb. bitkilerin tırtılı andıran çiçek durumları.

AKÇAKUŞAK

Şırnak şehri, Fındık nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

KEK

Ana maddeleri yumurta, un ve şeker olan, içerisine kuru üzüm, kakao, fındık vb. konularak fırında pişirilen tatlı çörek. Aptal, bön, kolay aldatılabilen (kimse).

ÇİKOLATA

Kakaonun içerisine şeker, süt, fıstık, fındık vb. katılarak yapılmış olan bir tür tatlı yiyecek.

KAKIRCA

Fındık faresi adıyla bilinen küçük memeli hayvan.

FINDIKÇI

Fındık yetiştiren veya satan kimse. Cilveli, oynak kadın.

AĞAÇYURDU

Karaman şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Şırnak ili, Fındık bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

CEZERYE

Ezilmiş havuç içine fındık veya ceviz parçaları eklenerek yapılmış olan bir tatlı türü.

FOŞA

Tombul fındık grubunda standart bir tür fındık.

AKDİZGİN

Şırnak kenti, Fındık bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

GÜRGENGİLLER

İki çeneklilerden, gürgen, huş, fındık, kızılağaç vb. kerestelik ağaçları içine alan, çiçek durumları tırtılsı bir familya.