Kelimeler arşivi içinde; başında "fındık" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. fındık ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu fındık ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde fındık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
FINDIKMENTEŞE, FINDIKLIKOYAK
FINDIKPINARI, FINDIKLIÇALI, FINDIKKABUĞU, FINDIKLIAKSU
FINDIKÇILIK, FINDIKKIRAN
FINDIKBİTİ, FINDIKSUYU
FINDIKKÖY, FINDIKLIK, FINDIKÇİT, FINDIKOBA
FINDIKLI, FINDIKÇI, FINDIKCI
FINDIKİ
FINDIK
FINDIK
Kayıngillerden, kuzey yarım kürenin ılık yerlerinde ve yurdumuzun genel olarak Doğu Karadeniz bölgesinde yetişen, boyu 6-7 metre, yaygın tepeli bir ağaççık (Corylus avellana). Bu ağaççığın sert bir kabuk içinde bulunan yağlı, nişastalı ürünü. Hileli zar.
FINDIKBİTİ
Kınkanatlılardan, fındık kurdu dediğimiz kurtçukları dolayısıyle fındık meyvelerinin en büyük düşmanı olarak gösterilen uzun gagalı böcek.
FINDIKKABUĞU
Fındığın kabuğunun rengini andıran bir tür kahverengi, fındık rengi. Bu renkte olan.
FINDIKLI
Rize iline bağlı ilçelerden biri.
FINDIKPINARI
İçel ili, Kuzucubelen nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
FINDIKSUYU
Sakarya şehri, Doğançay nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
FINDIKÇILIK
Fındıkçının yaptığı iş. Fındıkçı olma durumu.
FINDIKKÖY
Çorum kenti, Osmancık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kahramanmaraş kenti, Çardak bucağına bağlı bir bölge. Kütahya ilinde, Sabuncu nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Malatya şehrinde, Doğanşehir ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
FINDIKLIÇALI
Adıyaman ili, Akıncılar bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
FINDIKKIRAN
Fındık ve buna benzer kabuklu yemişlerin kabuğunu kırmaya yarayan araç. İşveli, şuh, baştan çıkarıcı kadın.
FINDIKLIKOYAK
Kahramanmaraş ili, Göksun ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
FINDIKLIK
Fındık ağaçları dikilmiş yer, fındık korusu.
FINDIKMENTEŞE
Mobilyaya takıldığında görünen bölümleri fındığı andıran bir menteşe türü.
FINDIKLIAKSU
Düzce şehri, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
FINDIKÇİT
Kenar kısmı fındık dallarının birbirlerine özel bir biçimde geçirilmeleri ile yapılan iki tekerlekli saman arabası. (Gazelyapı Kütahya).
FINDIKOBA
Trabzon şehrinde, Of ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde FINDIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÜRGENGİLLER
İki çeneklilerden, gürgen, huş, fındık, kızılağaç vb. kerestelik ağaçları içine alan, çiçek durumları tırtılsı bir familya.
PİKOLO
Büyüklüğü 5 milimetreden küçük fındık içi. Normal bir flütün bir oktav tizine ayarlanmış küçük flüt.
ANDA
Kardeş. Fındık, bir fındık türü. Orada. Onda, o Hususta, o mevzuda. Oraya. O zaman.
CEZERYE
Ezilmiş havuç içine fındık veya ceviz parçaları eklenerek yapılmış olan bir tatlı türü.
FOŞA
Tombul fındık grubunda standart bir tür fındık.
EKVATOR
Fındık, ceviz vb. meyvelerin ölçümünde kullanılan bir birim. Yer yuvarlağının eksenine dik olarak geçtiği ve yer yuvarını iki eşit parçaya böldüğü varsayılan en büyük çember, eşlek, istiva hattı.
FINDIKİ
Fındıkkabuğu. Fındık altını.
KAKIRCA
Fındık faresi adıyla bilinen küçük memeli hayvan.
ÇİKOLATA
Kakaonun içerisine şeker, süt, fıstık, fındık vb. katılarak yapılmış olan bir tür tatlı yiyecek.
KADEHÇİK
Meşe, fındık, gürgen vb. ağaçlarda, meyve sapının genişlemesiyle oluşan ve meyveyi ortasına kadar içine alan küçük kadeh biçimindeki oluşum.
ALAVANDA
Gürültü, patırtı, şamata. Şiddetli paylama, haşlama, tekdir. Kibir, gösteriş. Fındık bahçelerinde, ağaç sıralarının arası: Bu alavanda genişmiş.
AKÇAKUŞAK
Şırnak şehri, Fındık nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
FINDIKÇI
Fındık yetiştiren veya satan kimse. Cilveli, oynak kadın.
DALKIRAN
Kabuk böcekleri familyasından, fındık ağaçlarında yaşayan kın kanatlı böcek (Anisandrus dispar). Şiddetli esen rüzgâr.
TIRTILSI
Tırtılı andıran, tırtıla benzeyen, tırtıl gibi, tırtılımsı. Söğüt, kavak, fındık vb. bitkilerin tırtılı andıran çiçek durumları.
ÇOTANAK
Üzerinde birçok fındık bulunan dal.
AĞAÇYURDU
Karaman şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Şırnak ili, Fındık bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ANDAL
Bahçe, bağ ve bostanda sulamayı kolaylaştırmak için, toprağın eğimine göre ayrılmış parçalar, maşala, evlek. Evlek sınırı. Bahçe ve bostanlarda evlekler arasındaki su yolu, ark. Sulanan tarla veya bostanda evleklerin suyla dolması, göllenmesi hali: Bahçe andallanıncaya kadar suyu kesme. Pirinç ekmeye elverişli akıntısız, sulak yer, bataklık. Fındığın dövülme zamanı yapılan 40-50 cm. yüksekliğinde ve 80-100 cm. enindeki kabuklu fındık yığını. Tırpan veya makine ile biçilen ekin sapı yığını: Tarlada üç andal ziyan olmuş. Orman içindeki ince uzun mera. Sersem, budala: Ahmet bu sıralarda andallaştı. Filan, falan: Sofraya ekmek, kaşık, andal geldi mi?. Seyrek, aralıklı yapılan iş veya dikiş: Ahmet tarlasını andal sürmüş. Bağ, bahçe sulamak için yapılan hendek, ark. Üzüm bağlarında evlek sırası. Derin su kanalı (Çayağzı). Tütün fidelerinin yetiştirildiği evlek. (Çakallı, Konak, Samsun).
KEK
Ana maddeleri yumurta, un ve şeker olan, içerisine kuru üzüm, kakao, fındık vb. konularak fırında pişirilen tatlı çörek. Aptal, bön, kolay aldatılabilen (kimse).
AKDİZGİN
Şırnak kenti, Fındık bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.