FIKRA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "fıkra" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. fıkra ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu fıkra ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde fıkra olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

FIKRACILIK

8 harfli kelimeler

FIKRAMAG, FIKRAMAK, FIKRAMSI

7 harfli kelimeler

FIKRACI, FIKRAMA

6 harfli kelimeler

FIKRAK

5 harfli kelimeler

FIKRA

Bazı kelimelerin anlamları

FIKRA

Kısa ve özlü anlatımı olan, nükteli, güldürücü hikâyecik. Köşe yazısı. Paragraf. Kanun maddelerinin kendi içlerinde satır başlarıyla ayrıldıkları ufak bölümlerden her biri. Omur.

FIKRAK

İnsanın içinden gelen, tutamadığı ağlama.

FIKRACI

Fıkra anlatan kimse. Köşe yazarı.

FIKRAMA

Fıkramak işi, fışlama.

FIKRACILIK

Köşe yazarlığı. Fıkra anlatma işi.

FIKRAMAK

Herhangi bir yiyecek ekşimek, fışlamak.

FIKRAMSI

Fıkrayı andıran, fıkraya benzeyen, fıkra gibi.

FIKRAMAG

Herhangi bir yiyecek maddesi ekşimek.

  -   -   -  

Anlamında FIKRA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FIKRA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HİKAYECİK

Kısa veya özlü anlatımı olan hikâye, fıkra, anekdot.

FIŞLAMA

Fıkrama.

FIŞLAMAK

Fıkramak. Kızmak, sinirlenmek, hiddetlenmek. Öfkeden burnundan solumak.

GARAVELLİ

Boş sözler: Başında garavelli ohuma. Güldürücü küçük fıkra.

HALKBİLGİSİ

Halkbilimin, çevreyi oluşturan canlı, cansız doğal nesnelerle ilgili inanç ve uygulamaları konu alan dalı. bk. halk bitkibilimi, halk hayvanbilimi, halk havabilgisi, halk yıldızbilimi, bakı. karşılığı halkbilim. (halkbilim) Bir toplulukta yaşıyan inanları ve alışkıları, söylenen türkü, masal, fıkra, atalar sözü, bilmece, tekerleme, efsane gibi varlıkları inceleyip o topluluğun yaşayış ve duyuşunu anlamağa çalışan bilim.

NEDİM

Arkadaş, yakın dost. Yüksek makamdaki kişileri hoş sözlerle, güzel fıkra ve hikâyelerle eğlendiren kimse.

OMUR

Omurgayı oluşturan kemiklerden her biri, fıkra.

TELMİH

Anlatılmak istenen şeyi söz arasında imalı olarak belli etme, açıkça söylememe. Bir dizede veya beyitte bilinen bir olay, bir atasözü, fıkra vb.ni hatırlatma sanatı, anıştırma.

DEYİŞET

Mâni, destan, ağıt, şiir, mısra, şarkı, türkü, gazel. Rivayet. Âdet. Atasözü. Tekerleme, fıkra. Şiir.

DEMECE

Atasözü. Her hangi bir durumu anlatmak üzere söylenen ve çoğu geçmiş bir olaya dayanan söz, Ye kürküm ye gibi. Atasözleri gibi söylenen, ama atasözleri gibi kesin bir yargı ve yasa niteliği taşımayan; çok kez, kısacık bir fıkra değerinde olan söz: "Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış." "Yukarı tükürsem bıyığım, aşağı tükürsem sakalım." "Güldükçe güller açılır, ağladıkça inciler saçılır." "Deveye "Boynun neden eğri?" diye sormuşlar. -Nerem doğru ki; demiş." "Aşıç ayur tübüm altun kamıç ayur men kayda men" (Tencere der: "dibim altın". Kepçe der: "Ben nerdeyim.) (DİVANİ) LOGAT-'iT -TÜRK).