Kelimeler arşivi içinde; başında "fosfor" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. fosfor ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu fosfor ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde fosfor olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
FOSFORIŞILLIK, FOSFORİLASYON, FOSFORLANMALI
FOSFORİMETRİ, FOSFORLARIMA
FOSFORESANS, FOSFORIŞIMA, FOSFORLANMA
FOSFORIŞIL, FOSFORLAMA
FOSFORIŞI, FOSFORSUZ
FOSFORİT, FOSFORLU
FOSFOR
FOSFOR
Atom numarası 15, atom ağırlığı 30,97, yoğunluğu 1,83 olan, yarı saydam, bal mumu kıvamında, karanlıkta ışıldayan, sarımsak kokulu, zehirli bir element (simgesi P).
FOSFORLARIMA
Bir özdeğin, uyarık bir durudan taban duruya geçiş olasılığı az olması yüzünden uzun süre ışıldaması olayı.
FOSFORIŞIL
Fosforışı özelliği olan.
FOSFORLU
Birleşiminde fosfor olan. Alımlı, gösterişli. Işıklı, parlak.
FOSFORİLASYON
Bir moleküle fosfat grubu eklenmesi. Bir gruba fosfat grubu eklenmesi.
FOSFORİMETRİ
Bir numunenin UV veya görünür ışıkla uyarılması sonucunda yaptığı fosforesansın spektrofotometrik olarak ölçülmesine dayanan analiz yöntemi.
FOSFORLANMA
Daha kısa dalga boyunda bir elektromıknatıs ışımayı soğurduktan sonra, bunu daha uzun bir dalga boyundaki bir ışık olarak yayma biçiminde ortaya çıkan ışıldama çeşidi. (Işınırlığın tersine, fosforlanma, ışıma kesildikten sonra da bir süre devam eder).
FOSFORIŞILLIK
Kimi özdeklerin görünür ya da morüstü ışığa tutulduktan sonra bir süre yeşilimsi renkte ışıldaması.
FOSFORSUZ
Fosfor içermeyen. Fosfor olmadan.
FOSFORLAMA
ATP'de olan fosfat grubunun biyokimyasal sistemlerdeki bir organik moleküle bağlanması.
FOSFORIŞI
Bazı cisimlerin veya canlı varlıkların normal sıcaklığında hissedilir bir artış olmadan karanlıkta ışık verme özelliği.
FOSFORIŞIMA
Önceden ısı, ışık ya da elektrik boşalımının etkisinde bırakılmış bir özdeğin sonradan sürekli ışık yayması. Ak fosforun yavaş oksitlenmesinde gözlenen soluk yeşilimsi ışıma.
FOSFORLANMALI
Fosforlanma özelliği taşıyan (özdek).
FOSFORESANS
Bir maddenin sıcaklık artışı olmaksızın ısıtılması, ışığa maruz bırakılması veya bir elektrik boşalımına uğratılması neticesinde elektronik triplet seviyesinden daha düşük singlet seviyesine ışığın sürekli emisyonu. Floresanstan farkı ilk ışınlama ile son ışımanın eş zamanlı olmamasıdır.
FOSFORİT
Mineral. (Apatitin amorf şekli. Hayvan kalıntı ve dışkılarından gelen fosfatlı bileşiklerin kireçtaşı, kumtaşı ve benzerleri içinde kalsiyum fosfata dönüşerek zenginleşmeleri ile oluşur.).
Bu bölümde tanımı içerisinde FOSFOR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FANCONİSENDROMU
İnsanlarda, kemik iliğinin yetersiz gelişimi, deride yama tarzında kahverengi melanin birikimleri, kas ve iskelet sistemleriyle boşaltım ve üreme organlarındaki yapılış bozukluklarıyla belirgin kalıtsal bozukluk. Proksimal böbrek tübülüslerinde emilim bozukluğu sonucu idrarda glikoz, fosfor, sodyum, ürik asit, amino asitlerin bulunması ve metabolik asidozisle belirgin sadece Basenji ırkı av köpeklerinde görülen kalıtsal hastalık.
APRT
Adenin fosforibozil transferaz.
FRUKTOKİNAZ
Karaciğerde ve bağırsakta bulunan, fruktozun kullanımında başlangıç basamağı olarak fruktozu ATP bağımlı fosforilasyonla fruktoz-1-fosfat biçimine katalize eden transferaz sınıfının bir enzimi.
BİYOELEMENTLER
Canlı organizmada meydana gelen ya da ihtiyaç duyulan elementler. 40 kadar olan bu elementlerden en önemlileri, C, O, H, N, S, Ca ve P'dir. Canlı organizmada meydana gelen veya gereksinim duyulan elementler. 40 kadar olan bu elementlerden en önemlileri karbon, oksijen, hidrojen, azot, kükürt, kalsiyum ve fosfordur.
FOSFAT
Yapay gübre ve bazı ilaçların yapımında kullanılan fosforik asidin tuzu veya esteri.
FOTOBAKTERİ
Işın üreten veya fosforesans yapan mikroorganizma.
FRUKTOZEMİ
Fruktozu fosforile eden fruktokinaz enziminin kalıtsal eksikliği sonucu fruktozun metabolize edilememesi ve kanda fruktozun artması.
FOTOFOSFORİLASYON
Fotosentez sırasında ışık enerjisi kullanılarak ATP teşekkülü. Fotosentez sırasında ışık enerjisi kullanılarak ATP'nin oluşumu, fotosentetik fosforilasyon. Fotosentez esnasında kloroplastlarda ışık enerjisi kullanılarak ADP'nin ATP'ye dönüştürülmesi.
CECORİK
Fosforu ile gece aydınlık yapan böcek, ateş böceği.
FİTAT
Buğdaygil tanelerinin dış tabakalarında bulunan, fosfor ve diğer mineralleri bağlayarak onları tek midelilerce yararlanılamaz duruma getiren bir fitik asit tuzu.
BENZULİT
Renksiz, katı, suda pratik olarak çözünmeyen, fosforodithioat türevi organik fosforlu bir zehir.
FOSFOPROTEİN
Protein sentezlendikten sonra proteinkinazlarla fosfor grupları eklenen protein. Protein sentezlendikten sonra o proteine proteinkinazlarla fosfor eklenmiş durumu. Protein sentezlenirken proteine proteinkinazlarla fosfor grupları eklenen protein.
RAŞİTİZM
Özellikle süt çocuklarında D vitamini eksikliği ile kalsiyum, fosfor eksikliğinden veya dengesizliğinden ileri gelen, biçim bozukluğuna sebep olan kemik hastalığı.
BROMETALİN
Hayvanlarda oksidatif-fosforilasyon kenetini kırarak etkiyen, beyin ve omurilikte ödeme neden olan ve fare zehri olarak kullanılan dinitroanilin yapıda bir bileşik.
BİYOARTIRIŞ
Biyolojik remedasyonu hızlandırmak maksadıyla besinlere azot, fosfor gibi maddelerin ilâvesi.
FİZİTİS
Kimi uzun kemiklerin ve boyun omurlarının epifiz plaklarının kemikleşmesiyle belirgin, hızlı gelişen, kalsiyumdan fakir ve fosfordan zengin, yüksek enerjili rasyonlarla beslenen ve genetik yatkınlığı bulunan genç atlarda görülen kemik hastalığı, epifizitis, fizeal displazi.
FRUKTOZÜRİ
İdrarda fruktozun varlığı. Fruktozu fosforile eden fruktokinaz enziminin kalıtsal eksikliği sonucu fruktozun metabolize edilememesinden kaynaklanır.
FOSFOLİPİT
Gliserin ya da sfingozine bağlı olarak aynı ya da farklı tip yağ asidi yan zincirleri, fosforik asit ve buna bağlı kolin, serin, inozitol, etânolamin ya da gliserin taşıyan ve zarlarda bol bulunan herhangi bir amfipatik lipit gurubu. Gliserol, sfingozin veya ilgili maddelerin omurgasını oluşturan fosfor içeren herhangi bir lipit. Gliserin veya sfingozine bağlı yağ asidi, yan zincirlerinde fosforik asit ve buna bağlı kolin, serin, inozitol, etanolamin veya gliserin taşıyan ve hücre zarlarında bol bulunan herhangi bir amfipatik lipit grubu.
ALOTROPİ
Karbon, fosfor vb. maddelerin fiziksel bakımdan ayrı özellikler gösterebilmesi durumu.
BROMOFOS
Sarı renkte, kristalize, suda çok az eter ve toluende iyi çözünen fosforothioat türevi organik fosforlu bir madde.