Sonu FİSKE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "fiske" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu fiske ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında fiske olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde fiske olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

FİSKE

Parmak uçlarıyla yapılmış olan hafif vuruş. İnsan derisinde herhangi bir sebeple ortaya çıkan ufak ve içi su dolu kabartı. İki parmak ucu ile tutulabilen miktarda olan.

NEFİSKE

Obur.

  -   -   -  

Anlamında FİSKE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FİSKE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TİNTİRİK

Fiske.

TİSKİ

Fiske.

HETEROSİST

Mavi-yeşil alglerde normal hücrelerden daha büyük ve saydam görünüşlü, havanın serbest azotunu fiske edebilen özel hücreler.

FİSKELEMEK

Fiske vurmak. Hafifçe sitem etmek.

PİSGE

Parmakların ucuyla vuruş, fiske.

FİSKELEME

Fiskelemek işi.

TİMTİK

Dimdik. Fiske.

KİMTİK

Fiske.

PİSKE

Parmakların ucuyla vuruş, fiske. Parmak ucuyla vuruş, fiske. Tokat.

ÇİNTİK

Kenarı yontulmuş, kesilmiş çentik: Bu kalem çintiktir. Bir şeyin çok küçük parçası. Fiske: Bir çintik bile vuramaz. Hayvan tekmesi. Fiske.

TISNIK

Fiske. İnsanlardan kaçan, çekingen, ürkek.

PISTIK

Parmak ucuyla vuruş, fiske.

ÇIRTMA

Ufak parçalara doğranmış kabak veya patlıcandan yapılmış yemek. İnce doğranmış taze fasulye yemeği. İnce doğranmış salatalık üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan salata, cacık. Isırgan otundan yapılmış börek. Tekme, çelme. Fiske. Çelme, doğrama; çırtma tahmak, şalgam çırtmasi.

TİSKE

Fiske. İdare lambası.

ZONA

Deride, sinirler boyunca, özellikle gövde, bacak ve yüzde birtakım ağrılı fiskelerle beliren, mikroplu bir hastalık.

TIKNA

Kuş gagası. Fiske. 1.Kendi zayıf, karnı büyük ve şişkin kişi. 2.Çok yemekten hazımsızlığa uğramış kişi. Parça, lokma, dilim (genellikle et, ekmek, peynir ve benzerleri için).

MADİK

Miskete fiske vurarak oynanan zıpzıp oyunu. Dolap, hile.

TISKA

Soğan tohumu. Sarı benizli, sıska, zayıf. Fiske. Soluk benizli, kansız, zayıf. Parmak ucuyla vuruş, fiske.

TIKMAKLAMAK

1.Gagalamak. 2.Fiske vurmak.

PISTIKLAMAK

Fiske vurmak.