FİLİK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "filik" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. filik ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu filik ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde filik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

FİLİKACILIK

8 harfli kelimeler

FİLİKACI

6 harfli kelimeler

FİLİKA, FİLİKE, FİLİKİ

5 harfli kelimeler

FİLİK

Bazı kelimelerin anlamları

FİLİK

Tiftik keçisi. Tiftik keçisinin yavrusu. Dişi keçi. Keçi yavrusu. Tiftik keçisinin ince, uzun, yumuşak ve parlak tüyü, tiftik. Beyaz tiftik keçisi. Bir yıllık kaz, ördek ya da tavuk. Piliç. Keklik yavrusu. Tahılın topraktan ilk yeşerip çıkan kısmı. Taze, yeşil başak. Koza. Çevresi püsküllü, dört köşe baş örtüsü. Kıvırcık saç. Keçiden elde edilen tiftik. Keçi tüyü, tiftik.

FİLİKİ

Musluk. (Zeyne Söğüt Bilecik).

FİLİKACI

Filikalara bakmakla görevli kimse.

FİLİKA

Cankurtaran sandalı.

FİLİKE

Çocukların oynadıkları kaydırak oyunu. Musluk.

FİLİKACILIK

Filikacının yaptığı iş.

  -   -   -  

Anlamında FİLİK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FİLİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DESMOPREZİN

Antihemofilik ve genel, sistemik kanama durdurucu etkisi olan bir ilaç.

LAVA

Herhangi bir yere yanaşmış filikanın kürek çekmeksizin ilerlemesi için verilen buyruk.

DERMATOFİT

Deri hastalıklarına sebep olan mantar. Canlı dokulara yayılmayan, ancak keratinli tabakalarda sınırlı kalan ve keratinolitik aktiviteli proteolitik enzimleriyle insanlarda ve hayvanlarda patolojik değişimlere neden olan mantar türleri. Başlıcaları; Microsporum, Trichophyton ve Epidermophyton nadiren görülenler ise, Keratinomyces allejoiin ve Scopulariopsis brevicaulis'dır. Antrofilik türler insanlarda zoofilik türler başlıca hayvanları enfekte eder. Geofilik dermatofitler ise normal olarak toprakta bulunur, ancak hayvan ve insanları enfekte etme yeteneğindedirler.

ASİDOFİLİK

Asidik ortamda gelişen, asidik ortamı seven. Asit boyalarla kolayca boyanan. Asit boyalarla kolayca boyanan, asidofil, oksifilik. En iyi biçimde asitli ortamlarda üreyebilen, asidofil.

AMFİPATİK

Bir molekülün yapısında hem hidrofobik hem de hidrofilik grubun bulunması. Protein ve lipitler de amfipatik özellik gösterebilir. Bir molekülün yapısında suyu seven ve sevmeyen grupların bir arada bulunması.

ALABORA

Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.

BRANDA

Ambar kapaklarının veya filikaların üzerine örtülen, muşamba benzeri, su geçirmez, kalın bez, branda bezi. Gemilerde tayfa ve erlerin yattığı dikdörtgen biçiminde, astarlanmış bezden yapılan, halatlarla bir yere tutturulan asılı yatak.

ASİDOFİL

Asit seven, asit boyalara karşı bir çekimi olan, asit ortamlarda yetişebilen. Eozinofil. Asit seven, içindeki granülleri asidik doku boyalarıyla boyanan yapı veya hücreler. Stoplazmasında çok fazla granül bulunduran ve genellikle iki loplu çekirdeğe sahip olan, eozinle kolayca boyanan, bazı patolojik durumlarda sayıları artan ve damar dışına çıkabilen beyaz kan hücresi tipi, eozinofil, oksifil. Asit boyalarla kolaylıkla boyanabilen hücre, doku, mikroorganizma veya histolojik yapı. Asit ortamlarda iyi derecede üretebilebilen mikroorganizma. Ön hipofiz bezi lobundaki veya pankreas adacığındaki alfa hücresi. Asidofilik. Asit seven; asit boyalara karşı bir çekimi olan; asit ortamlarda yetişebilen.

AGNOR

Argirofilik çekirdekçik yapıcı bölgeler.

GÖRELİLİK

Var olabilmek veya belirlenebilmek için bağıntı yolu ile başka bir şeye bağlı bulunma durumu, bağıntılılık, izafilik, izafiyet.

AMFOFİL

Amfofilik.

SUCUL

Suyu seven, suya düşkün. Suyu çeken, hidrofil, hidrofilik.

EOZİNOFİLİ

Kanda eozinofil lökosit sayısının ileri derecede artması. Aşırı derecede eozinofil lökositlerin üretilmesi ve bunların kanda anormal derecede artması, eozinofilik lökositozis. Genellikle kronik paraziter enfeksiyonlarla ilişkilidir. Belirli organlardaki kimi parazitlerin etkisiyle genel eozinofil sayısı artabilir. Bu artış sıklıkla tanıda kullanılabilir. Doku kesitlerinin eozinle kolayca boyanması.

OLUMSUZLUK

Olumsuz olma niteliği veya durumu, menfilik, nefiy. Biçimsel olarak fiillerde "-ma/-me" ekiyle, isimlerde "değil" ile gösterilen "gerçekleşmeme, olmama, bulunmama" gibi anlamların ifadesi.

AMFOFİLÖZ

Amfofilik.

AGAR

Kırmızı alglerden özütlenen jelâtinimsi bir madde olan agar-agar'dan hazırlanarak bakteri kültürleri için ve elektroforez jelleri için kullanılan jelâtinimsi bir madde. Agar-agar. Kırmızı alglerden elde edilen agar-agardan hazırlanarak bakteri kültürleri ve elektroforez jelleri için kullanılan jelatinimsi bir madde, agar-agar. Su yosunlarından elde edilen, bileşiminde çok sayıda değişik asidik polisakkarit bulunan hidrofilik, sarı renkli, bakteriyolojik kültür vasatlarının hazırlanmasında kullanılan bir madde, agar agar. Kimi su yosunu türlerinden elde edilen, kuru ve iyonize olmayan, agariboz birimlerinden yapılmış ishal yapıcı bir madde.

AMİLOİD

Nişastaya benzeyen, nişasta benzeri boyanma gösteren. Sülfürik asidin selüloz üzerine etki etmesiyle oluşan ve iyotla muamele edildiğinde mavi renk oluşturan bir madde. Dokularda hücre dışı yerleşim gösteren, protein içeren, eozinofilik, Kongo kırmızısıyla boyandığında polarize ışıkta yeşil renge boyanan mum benzeri, protein bileşiği bir madde. Yapısında lifli proteinler, nötral ve asit mukopolisakkaritler bulunur. Amiloid AA ve amiloid AL olmak üzere iki farklı bölümde incelenir.

ÇATANA

Filika büyüklüğünde, islimle işleyen deniz teknesi, küçük vapur, istimbot.

ASKANAZYHÜCRELERİ

Oksifilik hücreler.

KALASTRA

Gemilerde cankurtaran filikalarını oturtmak için güvertelere konulan sehpa.