Kelimeler arşivi içinde; sonunda "fidan" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu fidan ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında fidan olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde fidan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
FİDAN
Yeni yetişen ağaç ya da ağaççık. Başka bir yere dikilmek için bulunduğu yerden çıkarılan taze ağaç, dikme.
NURFİDAN
Nurlu, aydınlık genç.
GÜLFİDAN
Gül fidanı.
DALFİDAN
Taze ve yeni fidan.
HOŞFİDAN
Güzel endamlı, boylu boslu kadın.
CANFİDAN
Özü fidan gibi düzgün olan kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde FİDAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KÜTÜK
Kalın ağaç gövdesi. Kesilmiş ağaç gövdesi. Kütük demir. Görgüsüz, kaba kimse. Nüfus kütüğü. Asma fidanı. Kesimden sonra ağaç gövdesinin toprakta kalan bölümü. Resmî kayıt defteri, ana defter. Bir arada işlenen ve birbirleriyle ilgili olan kayıtların tümü.
ARAGOP
Tarladan koparılan taze mısır fidanı.
AŞILAK
Aşılanmış bitki. Buz veya kar ile soğutulmuş su, şerbet. Aşı yapılmış fidan.
ASLAMALIK
Fidanlık.
FİDANCIK
Küçük fidan.
ŞAŞIRTMAK
Şaşırmasına sebep olmak. Yanıltmak. Şaşkınlaşmak, şaşmak. Daha iyi yetişmelerini sağlamak için ağaç fidanlarının veya çiçek fidelerinin yerlerini değiştirmek.
BORZA
Meyve fidanı.
AŞBAK
Aşısız fidan. Keyifli adam.
ACIMUK
Çok sık dallı, acı ve fena kokulu bir yaban otu. Çokça buğday tarlasında biten ve delice, karamuk da denilen ot ve tohumu. Merhamet. Tereye benzer, yenilir ekşi bir ot. Hayvanların salyasını akıtan otlar. Maydanoz. Kırlardaki yabani meyva fidanları. Az acı, acımsı.
KÖKLEMEK
Ağaç veya bitkiyi kökü ile birlikte topraktan çıkarmak, kökertmek. Bağ çubuklarını veya fidanları köklendirip dikmek. Sazı kurmak. Motorlu araçlarda gaz pedalına sonuna kadar basmak. Toprakta kalan bitki köklerini ayıklamak. İnce saç örgülerinden birkaçını yeniden bir arada örmek. Minder, şilte vb.nin iki yüzünü yer yer dikişlerle tutturmak.
ARIK
Ark. Fide ya da fidan dikilen yer. Zayıf, cılız, kuru, sıska.
FİDELEMEK
Fidan dikmek.
AĞAÇKESEN
Zar kanatlılardan, kurtçukları en çok gül fidanları üzerinde yaşayarak yapraklara zarar veren, kara renkli bir böcek (Hylotoma).
BETÜL
Namuslu, temiz kadın. Allah'ın emri. Hazreti Meryem'in ve Hazreti Fatma'nın lakapları. Ana ağaçtan ayrılıp, ayrı kök salan fidan.
DİKMELİK
Fidanlık.
AZZAN
Gül fidanına benzer dikenli bir çalı.
ÇÖĞÜR
İri gövdeli, kısa saplı bir tür halk sazı. Tohumdan yetişmiş küçük fidan. Maydanozgillerden bir tür dikenli yaban bitkisi.
AĞAÇLANDIRABİLMEK
Bir yeri fidanlar dikerek ağaçlı duruma getirme olasılığı bulunmak.
DİKME
Dikmek işi. Fidan, yeni dikilmiş fidan. Yük kaldırmakta kullanılan bir direkli maçuna. Bir evde aileyi sürdürecek olan tek çocuk. Dikey olan doğru veya düzlem, amut. Ağaç, direk. Ahşap yapılarda pencere ve kapı yanlarına dikilen direklerden her biri.
FİDANLIK
Fidan yetiştirilen yer, dikmelik.