EŞTİRMEK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "eştirmek" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. eştirmek ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu eştirmek ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde eştirmek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

EŞTİRMEK

Eşmesini sağlamak. Atı hızlı sürmek, koşturmak. Koşturmak. Kazdırmak.

  -   -   -  

Anlamında EŞTİRMEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EŞTİRMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AHENKLEŞTİRME

Ahenkleştirmek işi.

BASİTLEŞTİRME

Basitleştirmek işi.

ARILAŞTIRMAK

Arı duruma getirmek, özleştirmek.

AKTÜELLEŞTİRMEK

Güncelleştirmek.

AFALLATMAK

Şaşkınlığa düşürerek sersemleştirmek.

ANITLAŞTIRMAK

Anıt durumuna getirmek, abideleştirmek.

ACEMLEŞTİRME

Acemleştirmek işi.

BEYYİNE

Bir olayın doğruluğunu ortaya koyabilen yöntem. Duruşma sırasında bir düşünceyi gerçekleştirmek için başvurulan belge, kanıt, tutamak, delil.

BAĞDAŞIKLAŞTIRMAK

Bağdaşık duruma getirmek, homojenleştirmek.

AZOTLAMAK

Azotla karıştırmak veya birleştirmek.

ANORMALLEŞTİRME

Anormalleştirmek işi.

ADİLEŞTİRME

Adileştirmek işi.

AŞOZ

Ahşap gemilerin omurgalarının uzunluğunca ve iki yanında borda kaplamalarının en dar yüzünü yerleştirmek için açılan keskin, sivri köşeli yuva.

AKTİFLEŞTİRME

Aktifleştirmek işi.

BASMAK

Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.

ARALAMAK

İki şey arasında açıklık oluşturmak, az açmak. Bitkilerin fazla dal ve çubuklarını kesmek, seyrekleştirmek. Aralıklı duruma getirmek, seyrekleştirmek.

BAĞLAMAK

Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Düğümlemek. Uyulması zorunlu olmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Gönlünü kazanmak. Geçişi engellemek. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Denk yapmak, paket yapmak.

ACAYİPLEŞTİRME

Acayipleştirmek işi.

ALET

Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayanf özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.

ADLAŞTIRMAK

Ad durumuna getirmek, isimleştirmek.