Kelimeler arşivi içinde; başında "eşme" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. eşme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu eşme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde eşme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EŞMEAHMEDİYE
EŞMEÇAYIR, EŞMEPINAR
EŞMEBAŞI, EŞMEDERE, EŞMEKAYA, EŞMEYAZI
EŞMETAŞ
EŞMELİ
EŞMEÇ, EŞMEK, EŞMEN
EŞME
EŞME
Eşmek işi. Kaynak, pınar. Uşak iline bağlı ilçelerden biri. Kaynak, göze, pınar. Ağaçsız yerlerde, hayvanları sıcaktan korumak için yapılan gölgelik. Toprağı kazarak açılmış küçük çukurlar. Yağmur sularını toplamak için toprağa kazılan çukur. Pamuktan yapılmış sicim, kırnap. Kuş vurmak için çocukların kullandıkları ok, yay. Pınardan çıkan suyu biriktirmek için açılan çukur. Azacık eşilmekle su çıkan kuyu. Bingöl ili, Kiğı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Çorum ilinde, Sungurlu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Diyarbakır ili, Silvan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kocaeli ilinde, Derbent nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Mardin şehri, Kızıltepe ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Sakarya şehri, Geyve ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
EŞMEK
Toprağı veya toprak gibi yumuşak bir şeyi biraz kazmak. Araştırmak, incelemek. At hızlı gitmek. Hareket etmek, yola çıkmak. İp bükmek. Coşmak. Su dolu çukur: Bizim tavuklar eşmekten su içtiler. Toplanmış bir şeyi dağıtmak. Eski türkçe eşmek: eşmek; kazmak. Eşmek, kazmak. Askerin bir yerden bir yere ya da savaşa gitmesi. Kazmak. Hızlı yürümek, atla hızlı hızlı gitmek. Hızlı yürütmek, koşturmak.
EŞMEÇ
Yün eğirmeye yarayan araç, kirmen.
EŞMEYAZI
Kars ilinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
EŞMEKAYA
Aksaray kenti, Eskil ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Artvin ilinde, Hopa belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
EŞMELİ
Kaymak: Babam on kilo esmeli sattı. Uşak ilinde, Eşme belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
EŞMEDERE
Ankara şehrinde, Hasayaz bucağına bağlı bir yer. Balıkesir ilinde, Gölcük nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
EŞMEN
Eş, arkadaş, yaşıt.
EŞMEBAŞI
Sivas kenti, Yavu nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
EŞMEPINAR
Ardahan ilinde, Çıldır belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Erzincan ilinde, Başköy bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Muş ili, Hasköy ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Van ilinde, Albayrak nahiyesine bağlı bir yer.
EŞMETAŞ
Bingöl ilinde, Solhan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Uşak şehrinde, Eşme ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
EŞMEAHMEDİYE
Kocaeli şehri, Derbent bucağına bağlı bir yer.
EŞMEÇAYIR
Kars kenti, Karakurt nahiyesine bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde EŞME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADAMAK
Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.
ADİLEŞME
Adileşmek durumu.
ADİLEŞTİRMEK
Adileşmesine yol açmak.
AFALLAMAK
Şaşkınlıktan sersemleşmek.
AKDETMEK
Sözleşme yapmak. İmzalamak.
ADLAŞMA
Adlaşmak durumu, isimleşme.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ADLAŞMAK
Ad durumuna gelmek, isimleşmek.
AKIŞ
Akma işi. Belirlenen biçimde, kurallarına ve doğasına uygun olarak gerçekleşme. Akın. Geçip gitme, sürüp gitme.
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
AKSİLENMEK
Aksileşmek, huysuzlanmak.
ACEMLEŞME
Acemleşmek durumu.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
AKİT
Sözleşme. Nikâh.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
AKORT
Bir çalgıda doğru ses vermesi için yapılmış olan ayar, düzen. Armoniyi sağlayan seslerin birleşmesi. Uyum, uyumluluk.
ACEMİLEŞME
Acemileşmek durumu.
ABANOZLAŞMAK
Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak. Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek.
ACEMLEŞTİRMEK
Acemleşme işini yaptırmak.
ACAYİPLEŞME
Acayipleşmek durumu.