Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eşlemek" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eşlemek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında eşlemek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eşlemek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GÖREBEŞLEMEK
KARDEŞLEMEK
GÖREŞLEMEK, YEPEŞLEMEK, TİMEŞLEMEK, KÜNEŞLEMEK, GÜNEŞLEMEK, ÖZDEŞLEMEK
ETEŞLEMEK, ATEŞLEMEK, EĞEŞLEMEK
HEŞLEMEK, ÇEŞLEMEK, BEŞLEMEK, NEŞLEMEK, PEŞLEMEK, ŞEŞLEMEK, KEŞLEMEK
EŞLEMEK
EŞLEMEK
Benzer iki şeyi bir araya getirmek. ve TV Ses ile görüntü arasında gerekli bağı sağlamak.
YEPEŞLEMEK
Birinin sırtına yavaşça vurarak okşamak.
ETEŞLEMEK
Yakmak, tutuşturmak.
KARDEŞLEMEK
Bitkinin kökünden çok filiz çıkmak.
BEŞLEMEK
Bir işi beş kez yapmak. Bir şeyin sayısını beşe çıkarmak.
ATEŞLEMEK
Tutuşturmak, yakmak. Top, tüfek vb. patlayıcı maddeleri patlatmak. Kışkırtmak, kızıştırmak. Coşturmak.
NEŞLEMEK
Dürtmek, kovalamak.
GÖREBEŞLEMEK
Karşılaştırarak ölçmek: Hangimizin kolu uzun görebeşleyelim.
HEŞLEMEK
Bozmak. Örselemek, hırpalamak. Bozmak, dokunca vermek, yok etmek.
EĞEŞLEMEK
Bir şeyi sürte sürte kesmeye uğraşmak.
ÇEŞLEMEK
Hedefe nişan almak, denk getirmek. Harmanda, buğday ve arpa samandan ayrılmak.
GÖREŞLEMEK
Karşılaştırarak ölçmek.
GÜNEŞLEMEK
Güneşlenmek.
KÜNEŞLEMEK
Sinsi, uyuşuk oturmak.
TİMEŞLEMEK
Çuvallamak.
ÖZDEŞLEMEK
Özdeş duruma getirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde EŞLEMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BEŞLEME
Beşlemek işi. Tahmis. Bir gazelin her koşasının üstüne üçer dize ekleme. Eklenenler koşanın birinci dizesiyle uyaklanır.
FİTİL
Lambada, kandilde ve mumda yağın, çakmakta benzinin yanmasını sağlayan, türlü biçimlerde bükülmüş veya dokunmuş pamuktan yapılmış olan genellikle yağ çekici madde. 0,0125 gram olan ağırlık ölçü birimi. Yollu bir biçimde dokunmuş kumaş. Derin yaraların tedavisinde, yara içine salınan steril gazlı bez şeridi. Elli kâğıtla oynanan ve en az sayısı olanın kazanması kuralına dayanan bir iskambil oyunu. Eskiden topları ve şimdi lağımları ateşlemekte kullanılan kaytan biçiminde tutuşturucu madde. Kumaşın altına kaytan biçiminde bükülmüş bir şey koyup üstten dikerek yapılmış olan kabartma yol. Anüse konulan donmuş yağ kıvamında ve koni biçiminde ilaç. Koltuk, sandalye vb. oturulan eşyanın yapımında dikiş veya çivileri gizlemekte kullanılan şerit.
FÜNYE
Barut vb. patlayıcı maddeleri ateşlemek için kullanılan kapsül. Topu ateşlemek için falya deliğine konulan araç.
PATLATMAK
Patlama işine yol açmak. Bir insanın sabrını tüketmek. Tokat atmak. Bir silahı veya patlayıcı bir maddeyi ateşlemek.
EŞLEME
Eşlemek işi, bağlaşım. ve TV Görüntü ve ses kuşakları arasındaki bağ, senkronizasyon. Aynı anda ortaya çıkarma; zamanca uyuşturma. Bir oyun çalışmasının son evresinde oyunculuk, dekor, giysi, ışıklama, ses ve görüntü etmenleri gibi tüm öğelerin uyum içinde geliştirilmesi için yapılan çok yönlü bireşim çalışması. Görüntü ile ses kuşakları arasında gerekli bağı anlatır genel terim. Ses ile resmin ya film üzerindeki yerleri ya da bunların görüntülük üzerinde işitilme ve görülme zamanlarıyla ilgili durum. Bir sesin, ilgili olduğu resimle uyuşumunu sağlama; görüntü ile sesin birlikte, düzgün olarak gitmesi durumu. Eşleme imleri yardımıyla alıcı ışıtacındaki tarama ile almaç ışıtacındaki tarama arasında tam bir uyuşum sağlama. Bir sözcüğü, bir kavramı eşdeğerleriyle açıklama: Atatürk, yurdumuzun kurtarıcısı, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkmıştı.
ATEŞLEYİCİ
Ateşleme niteliği olan (şey). Patlayıcı maddeleri ateşlemekte kullanılan cihaz.
ÇUVAŞLAMAK
Güneşlemek.
FALYA
Topları ateşlemek için ağızotunun konulduğu delik. Altına etme.
ATEŞLEYİVERMEK
Çabucak ateşlemek.
ÇAVAŞLAMAK
Güneşlemek.
KEŞLEME
Keşlemek durumu.
ÇOĞEÇLEMEK
Güneşlemek, güneş banyosu yapmak.
ÇAHMAK
Çakmak. Çakmak, ateşlemek. Çakmak, çivilemek.
FİTİLLEMEK
Fişek, dinamit vb. patlayıcı maddelerin fitilini ateşlemek. Birini kızdırmak veya kışkırtmak, fitil vermek.
ATEŞLEME
Ateşlemek işi.
GÜNEŞLENMEK
Güneş ışınlarından vücudun yararlanmasını sağlamak, güneşlemek.
GÜNEŞLEME
Güneşlemek veya güneşlenmek işi.
ATAŞLAMAK
Ateşlemek.
AĞIZOTU
Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde.
ÖZDEŞLEME
Özdeşlemek işi.