Kelimeler arşivi içinde; başında "eşleme" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. eşleme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu eşleme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde eşleme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EŞLEMESİZLİK
EŞLEMELİK, EŞLEMESİZ
EŞLEMELİ
EŞLEMEK
EŞLEME
EŞLEME
Eşlemek işi, bağlaşım. ve TV Görüntü ve ses kuşakları arasındaki bağ, senkronizasyon. Aynı anda ortaya çıkarma; zamanca uyuşturma. Bir oyun çalışmasının son evresinde oyunculuk, dekor, giysi, ışıklama, ses ve görüntü etmenleri gibi tüm öğelerin uyum içinde geliştirilmesi için yapılan çok yönlü bireşim çalışması. Görüntü ile ses kuşakları arasında gerekli bağı anlatır genel terim. Ses ile resmin ya film üzerindeki yerleri ya da bunların görüntülük üzerinde işitilme ve görülme zamanlarıyla ilgili durum. Bir sesin, ilgili olduğu resimle uyuşumunu sağlama; görüntü ile sesin birlikte, düzgün olarak gitmesi durumu. Eşleme imleri yardımıyla alıcı ışıtacındaki tarama ile almaç ışıtacındaki tarama arasında tam bir uyuşum sağlama. Bir sözcüğü, bir kavramı eşdeğerleriyle açıklama: Atatürk, yurdumuzun kurtarıcısı, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkmıştı.
EŞLEMELİK
Eşlemeli olma durumu.
EŞLEMESİZLİK
Eşlemesiz olma durumu.
EŞLEMEK
Benzer iki şeyi bir araya getirmek. ve TV Ses ile görüntü arasında gerekli bağı sağlamak.
EŞLEMELİ
Eşlemesi yapılmış (film).
EŞLEMESİZ
Görüntü ve ses kuşakları veya ses kuşakları arasında eşleme bulunmayan (film). Eşlemesi bozulmuş olan (film).
Bu bölümde tanımı içerisinde EŞLEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TETİK
Ateşli silahlarda ateşlemeyi sağlamak için çekilen küçük parça. Dikkat ve özen gerektiren, nazik. Çabuk davranan, çevik, dikkatli, uyanık.
TAHMİS
Divan edebiyatında bir gazelin her beytinin başına üç dize katılması durumu, beşleme. Kavrulmuş ve öğütülmüş kahve satan yer. Kahve vb. şeyleri kavurma.
EŞLENMEK
Eşleme işine konu olmak.
FİTİLLEMEK
Fişek, dinamit vb. patlayıcı maddelerin fitilini ateşlemek. Birini kızdırmak veya kışkırtmak, fitil vermek.
ÖZDEŞLEME
Özdeşlemek işi.
FİTİL
Lambada, kandilde ve mumda yağın, çakmakta benzinin yanmasını sağlayan, türlü biçimlerde bükülmüş veya dokunmuş pamuktan yapılmış olan genellikle yağ çekici madde. 0,0125 gram olan ağırlık ölçü birimi. Yollu bir biçimde dokunmuş kumaş. Derin yaraların tedavisinde, yara içine salınan steril gazlı bez şeridi. Elli kâğıtla oynanan ve en az sayısı olanın kazanması kuralına dayanan bir iskambil oyunu. Eskiden topları ve şimdi lağımları ateşlemekte kullanılan kaytan biçiminde tutuşturucu madde. Kumaşın altına kaytan biçiminde bükülmüş bir şey koyup üstten dikerek yapılmış olan kabartma yol. Anüse konulan donmuş yağ kıvamında ve koni biçiminde ilaç. Koltuk, sandalye vb. oturulan eşyanın yapımında dikiş veya çivileri gizlemekte kullanılan şerit.
GÜNEŞLENMEK
Güneş ışınlarından vücudun yararlanmasını sağlamak, güneşlemek.
SENKRONİZASYON
Eşleme.
ATEŞLENMEK
Ateşleme işine konu olmak. Vücut ısısı artmak. Coşmak, kızışmak, şiddetlenmek.
FÜNYE
Barut vb. patlayıcı maddeleri ateşlemek için kullanılan kapsül. Topu ateşlemek için falya deliğine konulan araç.
ATEŞLEYİCİ
Ateşleme niteliği olan (şey). Patlayıcı maddeleri ateşlemekte kullanılan cihaz.
AĞIZOTU
Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde.
SİNERAMA
Mercekleri 27 milimetre aralıklı üç ayrı alıcının yan yana birleştirilip eşlemeli olarak çalıştırılmasıyla ortaya çıkan bir geniş perde ve üç boyutlu sinema tekniği.
GÜNEŞLEME
Güneşlemek veya güneşlenmek işi.
FALYA
Topları ateşlemek için ağızotunun konulduğu delik. Altına etme.
ATEŞLETMEK
Ateşleme işini yaptırmak.
BAĞLAŞIM
Eşleme. Bir dizgenin veya alt dizgenin başka bir dizge üzerindeki etkisi. Aralarında ortak çıkar bulunan devletler ilişkisi.
PATLATMAK
Patlama işine yol açmak. Bir insanın sabrını tüketmek. Tokat atmak. Bir silahı veya patlayıcı bir maddeyi ateşlemek.
ATEŞLEME
Ateşlemek işi.
KEŞLEME
Keşlemek durumu.