Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eşine" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eşine ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında eşine olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eşine olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
EŞİNE
Evli eşlerden her biri.
ŞEŞİNE
Dümdüz.
Bu bölümde tanımı içerisinde EŞİNE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EŞNİK
Koyunların az kar yağdığı zaman, eşinerek otlamaları.
ALDATMAK
Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.
KIMPEŞ
Aykırı, ters : Kımpeşine doğru koştum.
DİLKEMEK
Bağlamak. (Hayvanları birbiri arkasına bağlamak.). Dikmek. Peşine düşürmek, takip ettirmek.
ALEVNAZ
Aşk ateşine düşmüş nazlı güzel.
MİHR
Müslüman bir erkeğin nikâh esnasında eşine vermeyi kabullendiği mal veya para.
BIRAHI
Gelinin kardeşine kapıda verilen para.
BACICI
Tahsildar, vergici. Kız kardeşine düşkün, onu koruyan erkek çocuk.
KIYNAŞMAK
Kapı ve pencere gibi şeyleri aralık bırakmak. Kötü bir şey yapmaya ya da söylemeye cesaret etmek, kıymak : Kardeşine bıçak çekmek için nasıl kıynaşır. Davranmak, kımıldamak. Oynamak, kımıldamak.
KÖŞEBAŞI
Bir sokağın başka bir sokakla veya caddeyle kesiştiği yer. Önemli makam. Koğuşta baş köşeye oturmaya yetkili olan ağalardan beşine verilen san. Van şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
EŞİNGEN
Benzer, eş. Çok eşinen hayvan. Yaramaz.
DÜĞNEMEK
Eşinerek bulunduğu yeri bozmak, karmakarışık yapmak.
EŞNİYH
Koyunların az kar yağdığı zaman, eşinerek otlamaları.
DAKILMAK
Şaka yapmak, biriyle alay ederek eğlenmek. Arkasından gitmek, peşine düşmek. Takılmak.
SÜRÜMEK
Bir şeyi yerden kaldırmaksızın çekerek, iterek götürmek, sürüklemek. Herhangi bir sebepten dolayı güçlükle yürümek. Bir şeyi peşine takmak, alıp götürmek. Hafif bir şeyi sürüklemek.
KEREVİZLENMEK
Takılmak, peşine düşmek.
TOREADOR
Boğa güreşçisi. Arenada boğa güreşine katılan herkes.
İRTEKLEMEK
Bir işin peşine düşmek, izlemek.
AĞACALIK
Bir iş yapana ücretinden başka verilen şey, para. Çobanların, hizmetkârların pazarlıklı hizmet sürelerini doldurduktan sonra, bedava olarak çalıştıkları birkaç haftalık zaman. Gelinin erkek kardeşine oğlan evi tarafından yapılan elbise.
KADINEFENDİ
Padişahın eşine verilen san.