Kelimeler arşivi içinde; başında "eğlen" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. eğlen ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu eğlen ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde eğlen olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EĞLENDİREBİLMEK
EĞLENDİREBİLME
EĞLENEBİLMEK
EĞLENDİRMEK, EĞLENEBİLME
EĞLENİLMEK, EĞLENCELİK, EĞLENCESİZ, EĞLENDİRİŞ, EĞLENDİRME
EĞLENCELİ, EĞLENDİRİ, EĞLENHOCA, EĞLENİLME
EĞLENMEK
EĞLENTİ, EĞLENME, EĞLENİŞ, EĞLENCE
EĞLEN
EĞLEN
Kahramanmaraş ilinde, Narlı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
EĞLENEBİLMEK
Eğlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
EĞLENDİRMEK
Eğlenmesini sağlamak, eğlenmesine yol açmak.
EĞLENMEK
Neşeli, hoşça vakit geçirmek. Bir kimsenin herhangi bir kusuru veya zayıf noktası ile alay etmek. Bir yerde durmak, beklemek, tevakkuf etmek. Oyalanmak.
EĞLENDİREBİLME
Eğlendirebilmek işi.
EĞLENİLMEK
Eğlenme işi yapılmak.
EĞLENCESİZ
Eğlencesi olmayan. Eğlence olmaksızın.
EĞLENDİRİ
Gazino, bar vb. yerlerde müşterileri oyalamak, eğlendirmek amacıyla yapılmış olan ilgi çekici gösteri, atraksiyon.
EĞLENDİRİŞ
Eğlendirme işi.
EĞLENDİRME
Eğlendirmek işi.
EĞLENİLME
Eğlenilmek işi.
EĞLENEBİLME
Eğlenebilmek işi.
EĞLENCELİK
Şekerleme, badem, fıstık, kabak çekirdeği vb. şeyler.
EĞLENDİREBİLMEK
Eğlendirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
EĞLENHOCA
İzmir kenti, Mordoğan bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
EĞLENCELİ
Eğlendiren, hoşa giden.
Bu bölümde tanımı içerisinde EĞLEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AHENKLİ
Uyumlu, düzenli. Eğlenceli.
DALKAVUK
Kendisine çıkar sağlayacak olanlara aşırı bir saygı ve hayranlık göstererek yaranmak isteyen kimse, huluskâr, yağcı, yalaka, yağdanlık, yalpak, yaltak, yaltakçı, kemik yalayıcı, çanak yalayıcı. Saraylarda devlet büyüklerini nükteli sözlerle eğlendiren kimse.
ALAY
Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.
BİLET
Para ile alınan ve konser, sinema, tiyatro vb. eğlence yerlerine girme, ulaşım araçlarına binme veya bir talih oyununa katılma imkânını veren belge.
ÇATAPAT
Ayakla çiğnendiğinde veya bir yere sürtüldüğünde "çat pat" diye patlayan bir eğlence fişeği, çatpat.
CANLANDIRMA
Canlandırmak işi. Solunumu ve kalbi durmuş olan hastaya yaşama döndürülmesi için yapılmış olan işlemler bütünü. Otel, tatil köyü vb. turistik yerlerde konukları eğlendirmek için çeşitli oyunlar, gösteriler yapma, animasyon. Geçmiş bir olayın gelişmesini ve sonucunu aynı biçimde yansıtarak sunma. Tek tek resimleri veya hareketsiz cisimleri gösterim sırasında hareket duygusu verebilecek bir biçimde düzenleme ve filme aktarma işi, animasyon. Kişileştirme.
CİDDİ
Şaka olmayan, gerçek. Güvenilir bir biçimde. Önem vererek, gerçek olarak. Ağırbaşlı. Eğlendirme amacı gütmeyen. Güvenilir, sağlam, önemli. Gülmeyen. Tehlikeli, endişe veren, ağır, vahim, kritik. Titizlik gösterilen, önem verilen.
ATRAKSİYON
Eğlendiri.
ARTİST
Güzel sanatlardan birini meslek edinen kimse, sanatçı, sanatkâr. Eğlence yerlerinde gösteri yapan kimse. Olduğundan başka türlü görünen, yapmacık ve abartılı davranan kimse.
CANLANDIRICI
Canlılık veren, canlılık kazandıran şey. Bir canlı resim veya şema filmi için hareketliliği sağlayan tek tek resimleri yapan sanatçı. Otel, tatil köyü vb. turistik yerlerde konukları eğlendirmek için çeşitli oyunlar, gösteriler yapan kimse, animatör.
BALO
Danslı ve özel giysili gece eğlencesi.
AFTOS
Gönül eğlendiren kimse.
ÇENGÜÇEGANE
Saz eğlentisi.
BAR
Anadolu'nun doğu ve kuzey bölgesinde, en çok Artvin ve Erzurum yörelerinde el ele tutuşularak oynanan, ağır ritimli bir halk oyunu. Halter sporunda ağırlığı oluşturan kiloları birbirine bağlayan metal çubuk. Danslı, içkili eğlence yeri. Ateşten, mide bozukluğundan, ağızda, dil ve dişlerde meydana gelen acılık, pas. Ayaküstü içki içilen eğlence yeri. Hava basıncı birimi. Amerikan bar.
BALOZ
Gemici, işçi vb. kimselerin eğlenmek için gittikleri içkili, danslı yer.
CÜMBÜŞ
Eğlence. Canlılık, coşku. Maden gövdeli, tambura benzer bir saz.
CÜMBÜŞLÜ
Eğlenceli, hareketli.
DURMAK
Hareketsiz durumda olmak. Ara vermek. Varlığını sürdürmek. Birisinin malı olarak bulunmak ya da o malla ilişkisi olmak. İşlemez olmak, çalışmamak. Dinmek, kesilmek. Bir konuyla çok ilgilenmek, üstüne düşmek. Beklemek, dikilmek. Bir yerde olmak veya bulunmak. Yaşamak. Bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek, tevakkuf etmek. Kalmak. Belli bir durumda, bir görevde bulunmak. Var olmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: Çalışadurmak, bakadurmak, getiredurmak, yiyedurmak gibi.
AHENKSİZ
Uyumsuz, düzensiz. Eğlencesiz.
ÇALGIHANE
Müzik evi, çalgılı lokanta veya eğlence yeri.