Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eğilmek" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eğilmek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında eğilmek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eğilmek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
EĞİLMEK
Bir yana doğru eğik duruma gelmek. Başkasının baskısını veya egemenliğini benimsemek, kabul etmek. İnsan, bir işi yapmak için belini eğmek. Bir işi önemseyip ele almak.
YEĞİLMEK
Yenilmek. Övünmek, şımarıkça davranmak. Şımarmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde EĞİLMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YAMULMAK
Yamuk duruma gelmek, eğilmek.
EĞİLME
Eğilmek işi. Yerin manyetik alanında bulunan serbest mıknatıslı bir iğnenin doğrultusu ile yatay düzlem arasındaki açı. Bir doğrunun, bir başka doğruya veya düzleme göre eğik olması.
YÜKÜNMEK
Birinin önünde, saygı göstermek için eğilmek veya yere kapanmak.
APRILMAK
Birinin üzerine eğilmek, yaslanmak, abanmak.
ARBALANMAK
Ağır gelen yana eğilmek, meyletmek.
ANDILMAK
Abanmak, yaslanmak, bir şeyin üzerine yüklenmek, eğilmek. Bir kimseye asılmak. Boş vakit geçirmek, hiç bir iş yapmamak. Üstüne varmak. Kuvveti kesilmek, halsiz düşmek.
YALPALAMAK
Dengesi bozularak bir sağa, bir sola eğilmek. Kararsızlık içinde kalarak ne yapacağını bilmemek.
ABRULMAK
Birinin üzerine eğilmek, yaslanmak, abanmak.
ABRILMAK
Birinin üzerine eğilmek, yaslanmak, abanmak. Bacaklarını ayırarak oturmak veya dikilmek.
ANDALLAMAK
Dikişi seyrek seyrek dikmek: Bize gel de şu yorganı andallayıver. Deve yürüyüşü gibi geniş ve büyük adımlarla yürümek. Bir işi baştan savma yapıp bırakmak. Kollamak, gözlemek, takip etmek: Şu adamı andalla, nereye gidecek bakalım. Bir tarafa sarkmak, eğilmek: Evin duvarı andalladı. Tarlayı andallara, evleklere ayırmak.
KAPANMAK
Kapalı duruma gelmek. Yara iyileşmek. Son verilmek, kesilmek. Hava bulutlanmak. Çalışamaz, etkinliğini sürdüremez duruma getirilmek. Göz kör olmak. Tatile girmek. Dışarı ile ilişiğini kesmek. Yüzü, gövdesi bir yere gelecek biçimde eğilmek.
MEYLETMEK
Eğilmek. Gönül vermek.
SALINMAK
Yürürken uyumlu hareketlerle hafifçe bir yandan bir yana eğilmek. Salma işine konu olmak.
AVRILMAK
Bir şeyin üzerine kapanır gibi eğilmek.
ANAMAK
Hayvanlar toprakta yatıp yuvarlanmak. Duvar, direk veya yük eğilmek, bel vermek, yana meyletmek. Anlamak. (hayvanlar) Yerde yatıp yuvarlanmak.
AĞMAK
Sarkmak, aşağıya inmek. Yük vb. şeyler bir yana eğilmek. Yükselmek, yukarı doğru çıkmak.
BÖĞELMEK
Eğilmek, bükülmek.
YATMAK
Bir yere veya bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak. Heves etmek, eğilmek. İşsiz kalmak, çalışmamak. Bilerek yenilmek, şike yapmak. Geceyi geçirmek üzere bir yerde kalmak. Boş yere beklemek. Düz bir duruma gelmek, düzleşmek. Olumsuz veya başarısız bir sonuç almak. Bulunmak, var olmak. Yatay veya yataya yakın bir duruma gelmek, eğilmek. Belli bir süreyi cezaevinde geçirmek. Bir düşünceyi veya bir öneriyi benimsemek, razı olmak. Cinsel ilişkide bulunmak. Uyumak veya dinlenmek için yatağa girmek. Ölü gömülmüş olmak. Bir özellik kazanmak için bir şeyin içinde beklemek. İşlemez, çalışmaz durumda kalmak.
BÜKÜLMEK
Bükme işine konu olmak, katlanmak. Yönelmek. Eğilmek. İplik eğrilmek.
BÜVENMEK
Eğilmek, çömelmek: Büvendim de doya doya bir su içtim. Kesilmek, tutulmak: Suyun önünü büvemişler.