Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eğilim" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eğilim ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında eğilim olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eğilim olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
EĞİLİM
Bir şeyi sevmeye, istemeye veya yapmaya içten yönelme, meyil, temayül. Para piyasalarında zamanla oluşan değişim, alım satım işlemleriyle ilgili iniş çıkış seyri. Belirli bir siyasi görüşe veya düşünceye yakın olma durumu, tandans.
ÖNEĞİLİM
Bir eğilim kazandırmaya elverişli bireysel özelliklerden kaynaklanan gizil yatkınlık.
Bu bölümde tanımı içerisinde EĞİLİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAZOFİL
Baz veya bazik alkali özelliği üstün olan bitki. Baz veya bazik boyalara karşı eğilimi olan.
BADİKLEŞMEK
Ördek gibi sağa sol yalpa vurarak yürüme eğilimi göstermek.
DUYGULULUK
Tepkilerin öncelikle duygulara dayanması durumu. Uyarımları almadaki incelik. Çabuk, kolay heyecanlanma eğilimi.
HELENİST
Grek kültürü, tarihi, dili ve edebiyatı konularında uzman olan kimse. Yunan kültürüne olan eğilim.
GELMEK
Ulaşmak, varmak. Kazanılmak, sağlanılmak. Akmak. Herhangi bir sırada bulunmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Dayanmak, tahammül etmek. İsabet etmek. Ortaya çıkmak, doğmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Kadar olmak. İzlemek, takip etmek. Katılmak, eklenmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Mal olmak. Belli bir süre dolmak. Biriyle birlikte gitmek. Uymak. Getirmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Başlamak, ortaya çıkmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Türemek. Belli bir zamana ulaşmak. Görünmek, sanılmak. Düşmek, rast gelmek. Çıkmak, yönelmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Uygun düşmek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Olmak, -e uğramak. Sonuç çıkmak.
EROS
Ruhsal çözümleme açısından cinsel eğilimler ve bundan doğan isteklerin tümü. Yunan mitolojisinde aşk tanrısının adı.
DUYGULANIM
Etkilenme, duygulanma. İstenç ve anlıktan ayrı görülen, duygusal tepkiler gösterme durumu. Bir ruh durumunun dış sebeplerle değişmesi. Tutkudan daha düzenli ancak daha güçsüz olan seçkin bir eğilim. Duyarlığın harekete geçişi.
ÇEKİMSER
Oy vermekten, eğilim göstermekten veya bir şey yapmaktan kaçınan, kararsız, taraf olmayan (kimse), müstenkif.
FAŞİZAN
Faşist eğilimli.
DOĞA
Kendi kuralları çerçevesinde sürekli gelişen, değişen canlı ve cansız varlıkların hepsi, tabiat, natür. İnsan eliyle büyük değişikliğe uğramamış, doğal yapısını koruyan çevre, tabiat. Bir kimsenin eğilimlerinin, içgüdülerinin hepsi, huy.
HEVES
İstek, eğilim, arzu, şevk. Gelip geçici istek.
GÜDÜMLÜ
Güdülebilen, yönlendirilebilen, yönetilebilir. Belirli bir plan veya yönde yürütülen bir amacı, bir eğilimi yansıtan.
İÇGÜDÜ
Bir canlı türünün bütün bireylerinde akıl ve düşünceden bağımsız olarak doğuştan gelen bilinçsiz her türlü hareket ve davranış, insiyak, sevkitabii. Organizmayı o türe özgü olan bir amaca ulaşmaya sürükleyen davranış eğilimi.
HEVESLENMEK
İsteklenmek, heves etmek, çok istemek, eğilim duymak.
ÇİLECİLİK
Dinî amaçlarla ve törelere bağlı olarak doğal eğilimleri ve beden isteklerini yenmek için isteyerek acı çekme.
HOLİGAN
Özellikle futbolda fanatizmi besleyen, aşırı davranışlarda bulunan ve çevreye zarar vermeye eğilimli taraftar.
BİTNİK
Genel davranışları ve hırpani giysileri ile toplum hayatından kopma eğilimi gösteren ve toplum dışında bir yaşantısı olan genç.
EĞİLİMLİ
Eğilimi olan, istekli, meyyal, mail, tandanslı.
DEVLETÇİLİK
Bir milletin yönetimle ve ekonomiyle ilgili işlevlerinin devletçe birleşik bir yönetim altında bütünleştirilmesi siyaseti ve öğretisi, erkincilik karşıtı. Genellikle devleti töre, kültür, hukuk vb.nin kaynak ve taşıyıcısı olarak görme eğilimi.
CEREYAN
Bir yöne doğru akma, akış, akıntı. Bir şeyin gelişme, olma durumu. Aynı eğilimde olan, aynı görüşü paylaşan kimselerin oluşturduğu hareket. Akım.