Sonu EĞGİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eğgi" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eğgi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında eğgi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eğgi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

EĞGİ

Tahta kaşık yapmaya yarayan keskin, eğri bir araç.

  -   -   -  

Anlamında EĞGİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EĞGİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÖRNEKSEL

Veri'nin, sürekli bir fiziksel değişkenle gösterimine değgin.

EŞBİÇİMLİ

Belli bir bakımdan bir dizgenin birtakım biçim özelliklerini gösteren başka bir dizgenin, birinci dizgeye göre bu niteliğine değgin. Kristalbilim kavramı. (Kimyasal bileşimleri başka başka olduğu halde özdeş kristal biçimi gösteren bileşik.).

YERISIL

Yerin iç asısına değgin.

ÖZDEVİMLİ

Belirli koşullar altında, herhangi bir işletmen'in karışması gerekmeksizin işleyen bir aygıt ya da sürece değgin. İşleysel yollarla devinerek kendiliğinden işleyen (düzenek).

ESSİKİ

Eskiye değgin.

ÇEVRİMDIŞI

Bir bilgisayar dizgesi çevresinde işlevleri bulunmakla birlikte hiçbir zaman ana işlem biriminin doğrudan güdümü ya da denetimi altında bulunmayan, bağımsızca kullanılan herhangi bir donanım ve benzerleri kaynağın bu niteliğine değgin, örn. okuyucu.

KONUŞMALI

Konuşkan, güzel konuşan kimse. Kullanıcıyla kullanılan dizge arasındaki etkileşimin karşılıklı konuşma biçiminde adım adım oluştuğu ve işlem adımlarının bu etkileşime göre yönelmelerle yürüdüğü herhangi bir dizgeye değgin.

DAGOPA

(Mimarlık) Hindistan'da Buda'ya tapanların, Buda'ya değgin kutsal eşyaları korumak için yaptıkları üstü kubbeli yapı.

GÜZELDUYU

Sanattaki güzel ve güzelliğin niteliğini, insan düşüncesinde ve duygularında yaptığı etkileri birtakım ilkelere ve yöntemlere göre inceleyip değerlendiren bilgi dalı. Güzel ve güzellikle ilgili sorunları konu olarak ele alan, öğrencilerde güzelliğe değgin görüş ve duyguların gelişmesini sağlamak amacıyla kimi okullarda okutulan ders. Nesnel toplumsal ilişkilerin bireyin uyumlu gelişimine, soyluyu ve alpı özgürce geliştirmesine, çirkin ve aşağılıkla savaşmasına... yardımcı olan ya da olmayan yanlarının duyusal belirişi.

GRAMERÖNCESİ

Dilde gramer denecek bir yöntem temelleşmeden önceki zamana değgin olan.

İŞLETİMSEL

Çalışır ya da çalışmaya hazır durumda bulunan herhangi bir dizgeye değgin.

YERİNEL

Alegorik. Yerineye değgin; yerine ile ilgili olan.

YETİZLEME

İçinde fikir meselelerine değgin bir konunun uzun uzun incelenip açıklandığı yazılı bir sergileme. (Yetizlemek, tetkik ve ikmal etmek anlamınadır.). Düşünsel ya da bilimsel bir konuyu inceleyip geliştiren yazı türü.

ÇEVRİMİÇİ

Giriş verilerinin oluştuğu yerde, anında girildiği, çıkış verilerinin gereksenen yerde, anında kullanıma sokulduğu herhangi bir donanım ve benzerleri kaynağın bu niteliğine ya da bu tür kullanım biçimine değgin. Süreç denetim, endüstride çevrimiçi bilgisayar kullanımı için önemli bir örnektir.

SÖYLEN

Evrende daha önce varolduğu sanılan canlı ve cansız, tüm çevresini ilgilendiren olayların kaynak, neden ve özelliklerini, çoğunlukla Tanrısal görünümler içinde açıklayan anlatı türü. bk. söylenbilim, doğa söyleni, yaşam söyleni, toplumsal söylen, karşılaştırmalı söylenbilim. karşılığı söylence, öykünce, öykü, öykülem. Tarih öncesi Tanrı, tanrıça, yarı Tanrı ve kahramanlara değgin serüvenler.

TAPINCAKÇILIK

Fetişizm. İçerisinde büyüsel bir güç olduğuna ya da belli bir cinin eğleştiğine inanılan taş, boynuz, pençe, post, deri, bez parçası ve benzerleri nesnelerden yarar umma; onlara korkuyla karışık dinsel ve büyüsel saygı duyma. Nesnelerle bireylerin kendilerine değgin olmayan ruhlarca ele geçirilmelerine ilişkin halk öğretisi ya da tapıncakla ilgili olarak yapılan dilekte bulunma, kurban kesme ve kutyasaklara kesinkes uyma gibi uygulamalardan oluşan bir saygınlık düzeni, bk. tapıncak. karşılığı din, büyü, cancılık. Herhangi bir nesne ya da varlığa karşı duyulan aşırı ve tapınmaya benzer bağlılık. Karşı cinsle ilişkisi olan giysi ve benzeri şeylerle cinsel coşku ve doygunluk sağlama durumu. İlkel sayılan toplumlarda doğaüstü bir güç ve etkisi olduğuna inanılan doğal ya da yapay, cansız ya da canlı nesnelere tapınma.